Son beş yılda giyimden beyaz eşyaya, beyaz eşyadan bilgisayara uzanan yelpazede tüketici olarak yaşadığım sorunlarda çileden çıkmadığım bir hak arama mücadelesi hatırlamıyorum.
Son olarak satış ve servis ağı yaygın bir firmadan aldığım öğütücülü kahve makinem karnımı ağrıtıyor. İki yıllık garanti süresi dolmadan kahve performansı açık çay kıvamına dönüşen makinemi servise götürdüm. Servis de makineyi merkeze, Ankara’ya gönderdi. Servis dönüşü ilk kahve denemem yine açık çay kıvamında olduğundan soluğu serviste aldım. Tabii servise gitmek öyle kolay değil. Gittiğim yer hem uzak hem de koca kutuyu bisikletle taşıyorum.
Makinemde bir şey değişmediğine göre neyi onardıklarını sordum. Borularının temizlendiğini, makinenin çalışır durumda olduğunu bildirmiş Ankara. O temizliği ben de yapıyorum, deyip bir daha değerlendirilmesi için makineyi bıraktım.
Makine üzerinde bir notla geri geldi: Herhangi bir sorun bulunmamıştır. Tabii hemen denemeye koyuldum. Bu sefer video da çektim. Baktım sonuç aynı. Benim sorunsuz makine eve adımını atar atmaz kahve makinesi olduğunu unutup çay moduna geçiyor demek ki. Kahveyi cam şişeye koyup servise yollandım.
“Buyurun, size kahve getirdim. Ankara’daki arkadaşlara gönderin içsinler.” dedim. Üzerine de bir sürü laf ettim. Sonuç değişmedi. Makine geldi, sorunsuz çalışıyor ancak küçük bir kusuru var: Kahve yapmıyor. Tabii yine video çekip çayımsı kahveyle servise taşındım. Haliyle daha öfkeli. Servisteki halkla ilişkilerdeki kıza da kıyamıyorum. “Valla haklısınız.” diyor. “Değişim talebiyle iletiyorum makinenizi.”
Henüz sonuç almadım. Alamazsam sırada tüketici heyeti var. Orada da sonuç için altı ay kadar bekleyebilirmişim. Olsun beklerim. O kahve ya içilecek ya içilecek.
Bu gidip gelmeler eski yaraları da deşti. Türkiye’nin ya da dünyanın önde gelen markalarının servislerine hiç güvenim yok artık. Bunlar yine iyi. En azından “kullanıcı hatası” zırvalığına girişmediler. Servise göndermediği ürünü servisten gelmiş gibi göstereni mi ararsınız, daha kullanmadığınız ürünü “kullanıcı hatası” etiketiyle geri göndereni mi? Serviste geçen sürede garantisi dolan üründen para isteyeni de var, ürünün sağlam parçalarını değiştirip aynı sorunun tekrarına şaşıranı da.
Bunlarda iş ahlakı mı yok, tüketiciye saygı mı? Yoksa hiçbir şeye sesi çıkmayan, hak aramayı bilmeyen bir toplumda herkesi enayi mi sanıyorlar? Belki de sorumsuzluklarının bedelini ödemedikleri için rahatlar.
Sanırım kahve makinemden önce bu zihniyet değişmeli.












