Cesur Karaçili Kadın

Hatice Özhan

Hint Okyanusu kıyılarında İndus Nehri’nin denize döküldüğü noktaya yakın bir yerde küçük bir balıkçı köyü bulundu. Bu köy küçük bir yarımada üstünde yer alan denize açık, güvenli bir bölgede kurulmuştu. Çölün arkasında kurulduğundan korunaklı bu köy, güven telkin ediyordu. İndus’un ağzının batısında iki ırmak arasındaki yarımadanın baş tacı ettiği bu köy Karaçi’ydi.
Pakistan’ın güneyindeki, Hint Okyanusu’nun kıyısında kurulan bu bereketli, güler yüzlülüğü ile bilinen şehir asık suratlılıkları, öfkeleri ile bilinen erkeklerin eline düştüğü zamanlarda şehir bir kadın doğurdu. Yine tarihin garip cilvelerinden biri daha yaşanıyordu ve sene 1953’te tarih Benazir ismi verilen bir kadın doğurttu, gözlerini açtırttı bu sevimsiz dünyaya.
Benazir, ülkenin güneşli güney coğrafyasında doğdu. Ve ülke konuşabilen, sesli düşünebilen bir kadın tanıdı. Zihnindeki hayallere göz ucuyla bakmadan kıvrak bir hikâye anlatıcısı gibi anlattı halkına ülkesi için düşlediklerini.
Karaçili kadın hırslıydı, dini bir bit yeniği gibi sıvazladıkları sakallarının içinde saklayan ülkesinin öfkeli erkeklerinin ölüm tehditlerine ve fazla konuşmaması uyarılarına aldırış etmedi. Bir temelin, marifetin üzerinde yükseliyordu onun başarı öyküsü. O bu şekilde unutulmuşları, yaşarken ölenleri dirilteceğine, yüreğin derinliklerine hapsedilen iyi şeyleri gün yüzüne çıkaracağına inanıyordu.
Ölüm korkusundan siyaset üstatlığı doğdu. Erkek maceralarının ve kadınların aşağılanmasının bolca yaşandığı Pakistan’da usta işi bir başarıya imza attı. Askeri cuntanın şefi Ziya ül Hak öldükten sonra ülkede 1977 yılında ilk kez serbest seçimler yapıldı ve Benazir 19 Kasım 1988’deki seçimleri kazandı. İlk kez bir Müslüman ülkenin kadın başbakanıydı.
İsyanların alçak sesle anlatıla geldiği ülkesinde onun isyanı sesliydi, yüksek bir perdeden çıkarmanın coşkusuyla dopdoluydu. Ulusal reformlar onucunda politik güçlerini yitirmeye başlayan Pencap bölgesindeki zengin toprak sahipleri, kalantor baylar hiç sevmediler onu. Onun yüksek perdeden çıkan sesini de tahammülleri yoktu.
Gelişmiş bir Pakistan önünde engel gördüğü eski feodal yapıya karşı mücadelesi ona duyulan öfkeyi iki katına çıkardı. Ve ülkesinden başka ülkeye sürüldü, dönülmesin istendi bir daha.
Cesaretten, hırstan, politika arzusundan, mücadelecilikten oluşan çok renkli bir mozaik olan Benazir döndüğünde şerefine düzenlenen ilk suikast partisinde yaralanmadan kurtuldu. Ölüm ilkinde ıskaladı onu.
O püriten mabette hakkında ölüm kararı alınan kadını ölüm seçim mitingde bekliyordu.
Butto, 27 Aralık 2007 tarihinde Ravalpindi’de düzenlediği seçim mitinginin ardından gerçekleştirilen intihar saldırısında dünyadan koparıldı.
Butto’nun hiçbir alıp veremediği olmayan biri ondan, kendi canından vazgeçecek denli nefret ettirilmişti.
Ve Butto’nun ölümü şerefine ülkede üç günlük yas ilan edildi. Katiller, barbarlar bir kez daha kazanmıştı. Ve yas helvasından en çok yine onlar tıka basa yedi…

 

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x