Karikatür, günün ve gündemin en çetrefilli konularını bir (bazen de birkaç) karede anlatma sanatıdır. Galiba böyle tanımlamak eksikliğini de beraberinde getiriyor. Aziz Nesin’in, mizah için önerdiği “güldüşün” en çok da karikatüre yakışıyor. Dilerseniz, “uzun sözün kısası” diyelim. Neden? Çok basit, insan, bir fotoğrafı 12 saniyede algılarmış… belki de teknolojinin hızına ayak uydurmayı başaranlar çok daha kısa sürede algılıyordur, bilemem. Peki, bir karikatürü kaç saniyede algılarız? Konusuna, günün gündemine, çizimin yalınlığına bağlı olarak değişir. Gerek fotoğraf gerekse karikatür duvara asıldığında algı çerçevesi gelişir, büyür, dünyayı kaplar. Duvarda kaldıkça anlamlanır, yaşamın çerçevesini de çizer…
“Çiziyorum”
Ercan Akyol, birçoğumuz için gazetelerde (eskiden dergilerde de) yer alan köşesinin adıyla kabul edilen usta bir karikatürist. Hem çizim hem yorum iç içe… Gündemi takip eden olmasanız bile içinden en can alıcı ayrıntısını süzüp çıkaran ve her görenin hemen benimseyeceği bir çalışmaya dönüştürecek denli zeki, bir o kadar da çalışkan biri…
“Çizlenimler”in açılışında, İzel Rozental, “bulduğu her şeyin üzerine çizen biri” olarak tanımladı Ercan Akyol’u… Sergide de görüyorsunuz, eskiz defterlerinin yanı sıra peçete, kutu arkası, karton köşesi, tabak ve -belki de- evde/işyerinde masa üstüne, sokakta ağaç gövdesine, parkta kaldırımlara da çizen… sürekli çizen biri.
Çizlenimler…
Ercan Akyol’un çizlenimlerine bakınca insan, “bu adam, kağıtla, kalemle, boyayla konuşuyor, onların isteklerini yansıtıyor” demekten kendini alamıyor. Sana, bana veya bir diğerine hiçbir şey söylemeyen kağıt/kalem Akyol’a neyi niye, nasıl istediğini fısıldıyor olmasa bu kadar çok iş (çalışma) çıkmaz ortaya. Kağıdın kesimini hatta üzerindeki deseni bile nasıl da katıyor çizgilerine… büyük hüner. Kim bilir, belki de ustalığı burada Ercan Akyol’un, kağıdın kalemin suyuna gidiyor.
Bunca ekonomik, sosyal, siyasal, ekolojik sorunun (devletin barınma, beslenme, eğitim gibi yükümlülüklerini yerine getirmemesinin de kuşkusuz) arasında karikatür de nereden çıktı diye sormayın, muhakkak “Çizlenimler” sergisini gezin… Sorunların çözümü sizin karşınıza çıkacak.
Çizdüşümler
Ercan Akyol, karikatür, afiş, grafik resim, doğaçlama seçkiler
Schneidertempel, 05/02/2026 – 1/03/2026
Felek Sok.1, Karaköy, İstanbul








“Sana, bana veya bir diğerine hiçbir şey söylemeyen kağıt/kalem Akyol’a neyi niye, nasıl istediğini fısıldıyor olmasa bu kadar çok iş (çalışma) çıkmaz ortaya.” = SANAT!
Az sözle çok şey anlatma sanatıdır karikatür ve şiir… Ve hep imrenmişimdir… Bunu bir kez daha hatırlattığınız için teşekkür ederiz.