Şampanya sevmem ben, asitli içki, gazoz da sevmem.
Coca Cola yı 64 yılında doğmuş biri olarak zaten Amerikan Hava Kuvvetlerinde görev almış emekli subayların eline, Esentepe de, Amerikan filmleri içine de doğduğumdan, babam Amerikalılarla Raman Petrol Rafinerisinde çok sevilen biri olarak ekipte olduğundan, anneannem fıstık ve kola sevdalısı olduğundan Esentepe de üç beş yaşlarımda bile anneannemle bakkala gidip Cola aldığımızdan hep severdim.
Derken Amerikan aksanı ile Amerikan kitaplarını, İngilizce öğreten okulda okumama rağmen az içtim. Amerika da Dr. Pepper’a hayran olmama rağmen az içtim. Alkol evimizde hep oldu, babam rakıcı hiç olmadı whiskey içerdi, az ve dikkatli. Kırk üç yıl oldu öleli hala sakladığım içkileri, tozunu özenle aldığım içki arabamda durur.
Her okulumda din dersine girdim, önce gayr-i Müslimlerle, Ermeni, Rum, Yahudi komşularla büyüdüm, arkadaşlarla okudum, önce onların dinini en az onlar kadar öğrendim, kilise, sinagog ezbere bilirim, beş yaşımdan itibaren Fransızcayı da çok sevdiğim annem , çok iyi öğretti Arapça duaları dahil, onları da iyi bilirim.
Her bir evimde muhakkak mor seccadem vardır, rengarenk tespihlerim hep vardır, arabamda, nazar boncuklarım Eyüp Sultandan alınmış Rizeli akrabamın aldığı tespihlerim vardır, birbirinden güzel baş örtülerim, namaz örtülerim vardır, eğer bir misafirim gelirse diye, Kaştaki yazları oturduğum evim de bile, zikirmatik denilen, uçakta yolcu saymak için kullanılan el aletim de vardır, kıble neresi dedin mi gösteririm.
On dokuz yaşında ülkenin ilk ve milli hava yolumuz THY da içki nasıl servis edilir eğitimini de aldım, yıllarca uçaklarda içki servisi de yaptık, şişe olarak da sattık. Sigara merakımdan Parliament içtim 59 yılda 3 adet, sevmedim.
Annem likörlere meraklı idi, kahve- çikolata- likör bayramlarda ikram edilir diye saklardı, ben bulur hepsini içerdim, annem bak dedi alerjin çok kötü oluyor içme, diyerek korkuturdu. Babam küçük pikolo fındık ile Teachers whisky içerdi. Dayım yılbaşında bizde toplanınca şampanya getirirdi içerdik.
Dayımın kütüğü Rize de, İstanbul da doğup büyüse de, Erenköy Ethemefendi de..
Netice de Karadeniz de evlenmiş baba dedem Rusya’da dans etmiş, ezan okunurken de imama kızardı çok bağırıyor diye. Hiç din meraklısı olmadı, halam kızınca Moskof bunlar derdi, hepsi Rusya da yaşamış, çocukları Batum da doğmuş, herkes de boylu poslu güzel kimse de din merakı yok. Tüm Kafkas danslarında ustalar, ama babam dünyanın sayılı iyi ve yardımsever insanlarından biriydi, herkese öyle gelen baba değil, şöyle bir gidilip bakılırsa Keşan da emeği çoktur mesela, reklamsız.
Anne dedem 1956 da Rize’ye 40 yıldır gitmediği memleketime gideyim demiş gemi ile, karda gitmiş ölmüş mecburen kendi satın aldığı mezarlığa gömmüşler, İstanbul doğumlu anneannem de kocası ile yan yana orada kocasının topraklarında yeşillikler arasında. Ama o dede anneme tırnaklar uzun olacaksa ojeli olacak demiş, Rum dadısı olan yuvaya vermiş bütün Fener’in babası benim anneden dedem, kalp iyi, kıyafetler temiz, şık yardımsever, oğlu / dayım ülkede insanlar havyarı resimde gördüklerinde bize Rusya’dan havyar getirirdi 60 yıllarında, şampanyadan bahsetmiyorum.
Sayın Bekir Bozdağ bey, ben İstanbul’da doğup büyümüş hem de en müstesna semtlerde, çok da tanınmış, sanatçı, okumuş insanlar, hukukçular ile yaşadım, her dinin kuralını bilir, bayramını kutlarım ama İslam’ı da öğrendim. Hatta erkek kadın dedikleri zamanlarda Cumhurbaşkanımızın , Dış Ticaret Bakanlığının onayı ile Birleşik Arap Emirliklerine gittim, başı açık sarı saçlı, sigara içki içmez bir Türk kadın olarak ,serbest bölgede müdürlük yaptım. Nereden öğrendim esas İslam’ı, derseniz, Filistinli emlakçım Abu Aliden, Mısırlı şirket Avukatımdan, Lübnanlı babadan olan meşhur en az üç lisan konuşabilen Kabbani ailesinden, Suriyeli Ahmet’ten ve İran’ı ve Şiiliği de yardımcım Ferdous Abdolrahimi Bonabtan, ha bu arada Boğaziçi üniversitesinde en değerli hocalardan Tahsin Ömer Tahaoğlu hocadan hep birlikte Arap dili eğitimi de aldık. Zor dil ama en azından İngilizce kuralı olsa da harfleri öğrenmek ve hatalı davranmamak için, bana İslam’ı zengin körfez ülkelerinin Arapları öğretti, kendi ana dillerinde öğrendikleri, uydurmadıkları dillerinde.
Fujairah Şeyhi nezaketi, terbiyeyi, kibarlığı öğretti. Serbest Bölgenin müdürü Sharif Al Awadhi öğretti, Karşılarına alarak öğretmediler, ben onları seyrede seyrede öğrendim.
Lübnan’ın değerli aileleri, yüksek öğrenim yapmış olup, üç lisan bildiklerinden gezip dolaşırken içki, sigara içtiklerinden her şeyi bilmelerine rağmen yaş aldıkça bıraktıklarını gördüm ama kimseye hakaret edip devamlı vaaz vermezlerdi.
Biz her şeyi biliriz, şarap dersi de alır, şampanyanın cinsinin de eğitimini alır, ama içmeyiz, seversek içeriz. Domuz pastırmasına bayılırım da bira ile Almanya’da yemek hoşuma gider, yada karda Manhattan’da kahve içip dışarıyı seyrederken, ama çok az ,sağlık açısından, kilo yapmasın diye, damarlarımı düşündüğümden.
Alnımda çok temizdir, birçok insandan, birçok evli / çocuklu kadından daha namusluyumdur, anne değilim ama aklım hep iyi işlerdedir, kime yardım edeyim, kime nasıl çözüm olayım diye.
Alnım da temiz, mor renkli seccademde tertemiz, tespihlerimde, nefis kutsal kitaplarımda var, Elmalılı Hamdi bilgim de, diğer dinleri de kutlarım, şampanya sevmem ama kutlama da ayıp olmasın diye içerim.
Kalbim temiz, aklım da temiz, öyle küçücük çocuğa reklam yaptırıp hadi camiye / Cuma’ya olmaz bu işler, çok temiz olmalı Müslüman, içi de dışı da kıçı da. öyle herkesin kıvırmaya çalıştığı Arapça ile olmaz dualar, kendi dilinde ne söylediğini anlarsan olur, yoksa ezan okunulduğundan herkes ağlarken , ben de bozulurdum. Annem eve çağırınca, aynı öyle komiktir çünkü ezan da ağlamak.
Ama Kensington da ev alma hayalim olmadı İngilizceyi ve cherry brandy yapmayı İngiliz büyükanneden öğrensem de, ama o bütün İstanbul’a İngilizce öğretti Ms. Queenie (Ms.G) olarak.
İçki de içeriz, bazen de içmeyiz, ama iyi insanız, eğitir, öğretir, yola getirir, tedavi ettiririz, biz öyleyiz, bizim secdemiz iyiliktir.
Kıblemiz de MUSTAFA KEMAL ATATÜRK.
Yazı uzun olabilir, detaylı aile verilmiştir ama kimi anlatsaydım, Rize’den çıkmış atalar Kafkasya’dan gelmiş atalar, her şeyi bilirlerde, iyi olmayı öğrenmek zordur.











