Aydın, Entelektüel ve Yazarlar Platformuna Davet

Baskıcı totaliter ve tüm anti-demokratik sistemlerin günümüz dünyasında ilk hedefledikleri şey toplumların doğru bilgi alıp, doğru düşünmelerini engellemek ve manipüle etmektir.

Bu baskıdan ilk nasibini alanlar ise toplumun yüz akı olan Aydın, Entelektüel, Yazar ve sanatçılardır.

Günümüzde, Aydın, Entelektüel, Yazar ve Sanatçıların devletler tarafından kâh cezalarla gözleri korkutulmakta veya tutuklanmakta kâh hain olarak yaftalanmaktadır.

Global bir sağlık sorunu olan Covid–19 salgınında enfekte olan hasta sayılarının bilinçli olarak doğru verilmemesi bile toplumsal manipülasyonun en basit örneğidir.

Kültürel ve sanatsal eserlerin yasaklanması, sansürlenmesi toplumu tek tip düşünmeye zorlayan ve onları `yönlendirilmesi gereken` bir sürü olarak gören bir zihnin ürünüdür.

Bu tavır, toplumdaki etnik, dinsel ve kültürel farklılıkları dahi çatışma aracı olarak kullanıp halkı halka karşı kışkırtarak, ayrıştırarak ve yok sayarak toplumsal kırılmaları ateşlemektedir.
Çünkü her durumda demokratik bir toplum inşası, onların korkulu rüyalarının gerçekleşmesi anlamına gelecektir.

Kadınlara karşı şiddetin, adeta bir devlet politikası haline gelmesi günümüzde kadın cinayetlerindeki artışın göstergesi niteliğindedir. Gün geçtikçe artan kadın cinayetleri, çocuk tacizleri, LGBTİ+’lerin yaşadığı adaletsizlikler, toplumsal inanç ve özgürlüklere yapılan baskılar, bilinçli olarak sıradanlaştırılmakta ve feodal şiddeti normalleştirmek amaçlanmaktadır…

Topluma karşı olan sistematik ötekileştirici, ayrımcı politikaların doğa üzerinde kurduğu egemenliğin yeryüzünde yarattığı (dönüştürücü ve giderek büyük ölçüde yıkıcı) değişimler, insan nüfusundaki artışın ve üretim biçimlerindeki değişimin toprak, hava, su, iklim ve canlı yaşam üzerindeki (çoğu olumsuz) etkileri üzerinden bir “uygarlık” eleştirisine bile sıfır tahammül söz konusudur.

Devlet ve hükümet politikalarının eleştirilmesine bile tahammül edemeyen bu sistemlerin karakteristik özelliği, toplumun gözü kulağı olan aydın, entelektüel ve yazarların hapis ve para cezasıyla korkutulması ve daha da ileri giderek `Vatan Hainleri `olarak yaftalaması biçiminde karşımıza çıkmaktadır.

O ZAMAN AYDINLAR-ENTELEKTÜELLER-SANATÇILAR VE YAZARLAR OLARAK NE YAPMALI?

“…
Sistemin yarattığı (…ve egemenliği altına aldığı) bilim-kültür- sanat estetik kaygıyı ve aidiyet duygusunu önceller. Bu da, üretilen tüm “şey”lerin gün doğumuyla tüketilmesi anlamına gelir…”
Bu durum “uslu” olmayan aydın, entelektüel, yazar ve sanatçıları her açıdan zorlar. Ancak zor koşullar yaratıcıdır. Yeter ki; bu zor koşullarda yaratıcı felsefeye sahip olunsun ve gelen saldırılar karşısında dik durulsun!

Böylesi süreçlerde aydın-entelektüel-yazar ve sanatçı yaşadığı şiddet sarmalından kendini ve toplumu sisteme aidiyet duygusundan ve iktidar kirlenmişliğinden arındırarak temizlemek zorunda görür. Çünkü “uslu çocuk” aidiyet duygusunu iliklerine kadar aşağılanmış topluma kusmaya devam ederken, Aydın- Yazar toplumsal sorumluluğunu… Geleceğe yaktığı ışığı devam ettirme sorumluluğunu taşır.

Aydın, Entelektüel; aklı ve bilimi kendine rehber edinen, dünyanın gidişatında sorumluluk hisseden ve sorunlara çözüm arayan insandır. Aydın; karşısına çıkan engellerden yılmayan, karanlıktan şikâyet etmek yerine bir mum yakan ve haykıran kişidir ve dahi mum yakmakla kalmayıp, akkor olmayı göze alandır.

Düşünen, sorgulayan, ülke ve dünya gerçeklerini araştıran, bildiğini topluma anlatan kişidir. Üreten, ışık saçan kişidir, kendi toplumunu ve dünyayı değiştirmek, iyiye götürmek için çabalayan kişidir.

Öncelikle içinde yaşadığımız coğrafya ve çevre coğrafyalarda olmak üzere, hükümetlerin yazarlar, Entelektüel ve aydınlar karşısındaki tutumlarından dolayı, sansür dâhil cezaevinde ve sürgünde bulunan yazarların durumları www.sonhaber.ch olarak bizleri derinden etkilediğinden ‘bu konu hakkında biz neler yapabiliriz?’ sorusuna, yayımlanacak çağrı, bildiri ve görüşlerle kamuoyu yaratmanın gerekli olduğunu düşündük.

Tıpkı 1960 yılında kurulmuş Writers in Prison Committee ve 1990’lar da kurulan ‘Writers in Exile Network gibi platformlarda olduğu gibi, bizim de gayemiz yaşadığımız coğrafya da hiçbir ayrımcılığa geçit vermeyecek bir Aydınlar, Entelektüel ve Yazarlar Platformu oluşturmaktır.

Aylık Avrupa ve Türkiye`de 285.000 `e yaklaşan tirajımızla www.sonhaber.ch olarak tüm yazar ve aydınların eserlerinin görüş ve seslerini ülke ve dünya geneline yayabilmek için bir mum olmayı hedefliyoruz.

www.sonhaber.ch Forum köşemiz, yazar, entelektüel ve aydınlar arasında bir tartışma ve iletişim aracı olarak oluşturuldu. Bu forum köşemiz aynı zamanda yazarların yayınlanmış eserlerini düzenli olarak tanıtabilecekleri bir kürsü olacaktır.

www.sonhaber.ch hâli hazırda Türkçe ve Almanca yayın hayatına devam ediyor. Yakın zamanda İngilizce yayına da geçeceğiz. Böylelikle yazarlar, Entelektüeller ve aydınların toplum gündemine ve demokrasi hedeflerine ilişkin, düşünce ve değerlendirmeleri iki yabancı dile çevrilecek ve seslerini daha geniş bir coğrafyaya duyurabileceğimize ve bu sayede güçlü bir kamuoyu oluşturabileceğimize inanıyoruz.

Genel hatlarıyla özetlediğimiz bu hedeflerin gerçekleşebilmesi için çağrımızı duyan tüm aydın, Entelektüel ve yazarları www.sonhaber.ch forum köşemizde ağırlamaktan mutluluk duyacağız.

Son Haber Yayın Kurulu

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x