Toprak altında kalanlar diri diri öldüler, konuşa konuşa, bağıra bağıra, bile bile, ölümün geldiğini duya duya öldüler.
Ya dışarıda çaresizlikle cebelleşen analar babalar, çocuklar! Toprak altından gelen seslere cevap olamadıkları için çaresiz, güçleri yetmiyor. Devlet ortada yok, oysa vergilerimizi veriyorduk. Hava soğuk kar yağıyor, yoklar acılar içinde, toprak altındaki sesleri duya duya çaresiz, yaşamaksa… yaşıyorlar işte. Asker yardım için gelmedi, acil yardım ekipleri ulaşamadı, ölen öldü. Kalanlar da aç susuz çaresiz… Yıkılan evlerin altından “kurtarın” sesleri, her ay çuval dolusu para ödediğimiz cep telefonu şirketleri altyapıya değer vermediği için iletişim de yok… Kızılay dağıtacağı yerde sattığı için çadır verilmiyor, kaderleriyle baş başa bırakılan insanlar, kaybolan bulunamayan çocuklar, beyaz bir arabaya bindirilip götürülen çocukların görgü tanıklıkları, “çocuğum ölmedi, nerede” diye soran analar babalar… Ortalık darmaduman, belirsizlik içinde. Hayat kaynağımız su ve havamızı yok ederek maden arayan, taş ocakları yapan şirketler de cabası, birlik olmuş halka travma yaşatıyorlar.
Üç yıl oldu 11 ilde yaşanan kayıplar, yıkımlar, travmalar sürüyor. Yıkılan ve hasarlı okullar, hastaneler, harap olmuş evler… afet değil bir katliam sanki. Deprem öldürmez sağlıksız, denetimsiz binaları yapan sistem öldürür. Ne çok sağlık çalışanı hayatını kaybetti, kalanlar da zor koşullarda işlerini büyük bir özveriyle yürüttü. Bölgede eğitim, sağlık, barınma sorunları hâlâ yaşanıyor.
Toplumun güvenliği için iyi yönetim ve bilimsel çalışmalar yapılmalı, çareler aranmalıdır. Yıkılan evlerden dağılan asbestli toz toprak, üstü açık kamyonlarda taşınan enkaz hastalık yaymaya devam ediyor.
Toplumun güvenliği için halkın sorunları çözülmeli, yetkililerin eğitimcilerin, akademisyenlerin, sağlıkçıların ortak sorumluluk almaları halkın yararınadır. Bu durumdan kurtulmak için çabalamak, örgütlenmek, direnerek haklarımızı almamız gereklidir. Sağlığımızı koruyarak sorunsuz evlerde yaşamak bizim de hakkımız.
Sorunlarımız çözülünceye kadar susmayacağız, unutmayacağız, affetmeyeceğiz!
Bugün siyasi liderler anma toplantıları yaparken, Erzincan’dan deprem, İzmir’den sel haberleri geldi. Demek ki, tehlike hâlâ sürüyor.
Yüzleşilmedikçe hakikatlerle…
Hesaplaşılmadıkça suçlularla…
Cezasız kaldıkça katiller…
Ne sorunlar biter ne de afetler!












