Devlet Bahçeli: Yansın Suriye, yıkılsın İdlib

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ‘Esad tahtından indirilmeden ne Suriye’ye ne Türkiye’ye huzur gelecektir. Başka bir seçenek görülmezse Türk milleti Şam’a girmeyi şimdiden planlamalı ve zalimler yerle yeksan etmeli’ dedi.

Partisinin haftalık grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye ordusunun saldırısı sonucu 5 askerin daha hayatını kaybetmesine ilişkin, “Esad tahtından indirilmeden ne Suriye’ye ne Türkiye’ye huzur gelecektir. Başka bir seçenek görülmezse Türk milleti Şam’a girmeyi şimdiden planlamalı ve zalimler yerle yeksan etmeli. Yansın Suriye, yıkılsın İdlib, kahrolsun Esad” dedi.

Hükümetin Rusya ile ilişkilerini gözden geçirmesini isteyen Bahçeli, “Hainlerin, iç ve dış hasımların sonsuza kadar dimdik karşısındayız. Türk milleti doğan felaketlerle mücadele ederken İdblib’de kahredici felaketlere şahit olmuşuzdur. İdlib farklı bir boyut kazanmıştır. Zalimler kana doymamış evlatlarımıza katletmeye devam etmişlerdir. İnşaatı devam eden havaalanı inşaatında çalışan askerlerimize saldırmışlardır. Kanlı Suriye rejimi bir yandan masum vatandaşları bir yandan da Türk askerlerini hedef almıştır. Katil Esad defolup gidesiye kadar yüreğimiz soğumayacaktır. Esad katildir, husumetin kaynağıdır. Hem Suriye hem Türkiye’yi eş zamanlı idare etmeye çalışan Rusya iyi niyetli değildir. Hükûmetin Rusya ile ilişkilerini gözden geçirmesi samimi dileğimizdir” ifadelerini kullandı.

‘DEPREMDE ZORDA KALANLARA YARDIM ELİ UZATILDI’

Türkiye’nin son zamanlarda afetlerle ve kazalarla boğuştuğunu belirten Bahçeli, Elazığ depreminden etkilenen vatandaşlara devletin yardım ettiğini söyledi. Bahçeli “Türk devleti tek yürek, tek bilek olarak depremzedelere sahip çıkmıştır. Devletin tüm imkanları seferber edilmiş, yardım eli zorda kalanlara anında uzatılmıştır’ dedi.

MHP Lideri, Gölcük depremi ile Elazığ depremini karşılaştırıp siyasi fırsatçılık yapanlar olduğunu öne sürerek “Bilinmelidir ki Türk devleti ne 1999’da çöktü ne de 2020’de zaafa uğradı. Çöken millet değil çürük binalardır, utanmaz müteahhitlerdir. Devlet aynıdır, ruh aynıdır, fıtrat aynıdır. Dün ile bugün arasında ayrımcılık yapanlar da kalleştir” şeklinde konuştu.

‘TÜRK MÜ KÜRT MÜ OLDUĞUNU SORGULAYAN…’

Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü:

“17 Ağustos depreminde devletin en az üç gün kafayı kaldıramadığı iddia eden köşe yazarı bu iddianı ispatlamazsan alçaksın. MHP’nin olduğu yerde Türk milletinin devleti çökmez. Varsayalım çöktü el ele veririz söğüt olur tekrardan ocağımızı tüttürürüz. Ya da felaketler karşısında şehadet anıtı gibi yükselerek bu aziz vatanı bir kez daha yükseltiriz. Biz varsak çöküş yoktur. Çürüme imkânsızdır. Türklük varsa, Türk devleti bakidir. Depremler arasında siyasi kıyas yapmak birlik ve kardeşlik duygusuna hançer sallamaktır. Akılları varsa başlarına alsınlar. Türk devleti ve milleti dün gereğini yapmış, bugün de aynısını yapmıştır. Geçmişi kötülemek bugünleri kurtarmaz. Münafıklar gıybet ustaları bozgun kafilesi tezgâhlarını başka yere açsınlar çünkü onları adam yerine koyacak hiç kimse yoktur.

Elazığ’ın Türk mü Kürt mü olduğunu sorgulayan bazı şerefsizleri yazıp çizen alçaklar amaçlarına ulaşamayacaklardır. Millet burnundan solurken çakal mevziisine girenler inanıyorum ki hak ettiklerini alacaklardır.”

‘DARBE BAŞARILI OLSA KILIÇDAROĞLU GÖREV ALACAK MIYDI?’

İlker Başbuğ’un açıklamalarıyla başlayan ‘FETÖ’nün siyasi ayağı’ tartışmasına ilişkin de Bahçeli, “Kılıçdaroğlu bugün FETÖ’nün siyasi ayağını açıklayacakmış. Oysa ki bir boy aynasına baksa ayağı da görecek boyunu da görecektir. Bugüne kadar ‘FETÖ’nün siyasi ayağını gündeme getiren biz olduk, ancak bazıları bizim düşüncelerimizi maksatla biçimde çarpıttı, hedef şaşırtmaya çalıştı. Dedik ki; şayet 15 Temmuz başarılı olsaydı, cumhurbaşkanı, başbakan kimler olacaktı? Yani Cumhurbaşkanı, başbakan, bürokratlar kimlerden teşekkül edecekti? Mesela Kılıçdaroğlu böyle bir durumda görev alacak mıydı? Cevabını aradığımız sorular bu şekildedir. Bizim çaycıyla, çorbacıyla, odacıyla, zabıt katibiyle işimiz yoktur. B unları konuşanlar cambaza bak oyunu içerisindedir. FETÖ’nün cumhurbaşkanı, başbakanı kimlerdir. Bu isimler deşifre edilirse siyasi ayak ortaya çıkabilecektir. TBMM’de herhangi bir kanun teklifi kapsamında değişiklik önergesi verenlere siyasi ayak yakıştırması bize göre hezeyandır Bu önergeyi hazırlayıp Meclis gündemine taşıyan milletvekillerinde kuşku yaratmak bunların araştırılmasını istemek asıl hedef ve mücadeleyi kösteklemektir” şekline konuştu.

Bahçeli İlker Başbuğ’a tepki gösterek “Bu önergeyi hazırlayıp meclis gündemine taşıyan milletvekilleri üzerinde kuşku yaratmak asıl hedef ve mücadeleyi kösteklemektir. İlker BAŞBUĞ 29 Ocak 2020’da yaptığı açıklamalarla malum iddialarda bulunmuştur. Özellikle MHP 2009’da ne söylemişse bugün arkasındadır. Ancak FETÖ’nün siyasi ayağı basit şekilde ve önergeye imza atanların zan altında bırakılmasıyla geçiştirilemez. İlker Başbuğ yanlış bir yerde iz sürmektedir” dedi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x