Kızım fotoğraf çektirmeyi pek sevmez. Çektirirse de onayı dışında paylaşılmasını istemez. Ailesi olarak baskı kurup onu zorlamaz, bunun için yaptırım uygulamayı düşünmeyiz bile. Çünkü istememesi yeterlidir bizim için.
Peki, bir öğrencinin hayatının en anlamlı günlerinden birinde hocasıyla fotoğraf çektirmek istememesi neden sorun oluyor? Sorun olmakla kalmıyor, öğrenci okul idaresi tarafından yaptırıma uğratılıyor. Aslında burada meselenin fotoğraf olmadığını biliyoruz. Fotoğraf, bazen sadece fotoğraf değildir. Mesele öğrencinin istemediği biri tarafından istemediği bir şeye zorlanmasıdır. Öğrenci, bir duruş sergilemiştir. Asıl tartışılması gereken, bu duruşun cezalandırılmaya çalışılmasıdır.
Son günlerde mezuniyet törenlerinden peş peşe görüntüler izliyoruz. Kimi öğrenciler konuşan yöneticilere sırtını dönüyor, kimi kayyım atamalarını protesto etmek için el sıkışmayı reddediyor, kimi ıslıklıyor…
Sonucunda da ya törenler iptal ediliyor ya öğrencilere hak mahrumiyeti getiriliyor.
Eskiden böyle görüntüler yaşanmazdı. Öğrenciler, yıllarını verdikleri üniversitelerinden mezun olurken yüzlerinde günün mutluluğunu taşır, akademik başarılarını kutlarlardı. Bugünse sadece üniversite mezuniyetlerinde değil, lise mezuniyetlerinde bile benzeri protestolarla karşılaşıyoruz.
Çünkü eğitim kurumlarında zihniyet değişti. Özellikle bazı üniversiteler hedef alındı. Üniversitelerin özerkliği aşındırıldı. Bilimsellikten, eleştirel düşünceden uzaklaşıldı. İdeolojik beklentiler öne çıktı. Liyakat sahibi akademisyenler yerine kararnameyle atananlar, yandaşlar, alanında yeterliliği tartışılanlar getirildi. Eğitimin niteliği tartışılır oldu. Öğrenciler, haklı itirazlarında bile cezalandırıldı.
İşte mezuniyet törenlerindeki tepkiler, bu değişimin yansımasıdır.
Tavır, kişilere değil; o kişilerin temsil ettiği zihniyetedir.
Yakın zamanda LGS sonuçları açıklandı. Öğrenciler, iyi bir gelecek adına iyi bir okula yerleşmek için tercihlerini yapma aşamasında. TYT-AYT sonuçlarını bekleyen milyonlarca öğrenci de aynı niyetle bekliyor. Ancak gençleri bilimselliğe, üretken olmaya, kendilerini geliştirmeye yönlendirmek yerine susturan, engelleyen, yaptırıma uğratan bu zihniyet “iyi gelecek” beklentisinin köküne kibrit suyu döküyor.












