Cuma, Nisan 17, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Diplomalıların (Eğitimlilerin) İhaneti…

Fikret Başkaya by Fikret Başkaya
26/12/2025
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
Diplomalıların (Eğitimlilerin) İhaneti…
0
SHARES
543
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

“Radikal olmak sorunları kökeninde ele almaktır. İnsan için bu köken insanın kendisidir.”

Karl Marx

 “Bizler bilginin sürekli arttığı ama gerçeği görmenin sürekli azaldığı bir dünyada yaşıyoruz.”

Jean Buardrilard

“Doğruları yüksek sesle söylemeye cesaretin yoksa, kötülüklerin dünyaya hâkim olmasına şaşırmayacaksın.”

Ernesto Che Guevara

 

Neden insanlık yerlerde sürünüyor? Neden bunca açlık, yoksulluk, sefalet, etik yozlaşma var? Neden canlı yaşam tehdit altında? Neden güzel gezegenimiz giderek yaşanamaz bir yer haline geliyor? Bu durumun yegâne sorumlusu bu dünyada üretmek ve yaşamak için gerekli olan üretim araçlarına sahip olan mülk sahibi egemenler mi? İyi de o işi nasıl başarıyorlar? Eğitimlilerin, mekteplilerin, ‘uzmanların’, bizde “aydın” denilenlerin ihaneti, suç ortaklığı sayesinde değil mi? O anayasaları, o kanunları, yönetmelikleri kim, kimin hesabına yapıyor, uyguluyor? Katliam emrini kim veriyor? Sömürü düzenini kim “meşrulaştırıyor”? Eğitimli taifenin suç ortaklığı olmadan egemenler varlıklarını sürdürebilirler mi?

Kendinden öncesi üretim tarzlarından (köleci, feodal-tribüter) ‘uygarlıklardan’ farklı olarak, kapitalizmde sınıf değiştirme yolu kapalı değildir… Çok sınırlı da olsa, ezilen-sömürülen sınıftan (proleteryadan), birilerinin de mülk sahibi sınıflar katına terfi etmesi mümkündür… Oysa, öyle bir şey kapitalizm öncesi dönemde mümkün değildi… Nitekim Osmanlı İmparatorluğunda “reaya oğlu reaya olur” denirdi… Sınırlı da olsa kapitalizm dahilinde sınıf değiştirme yolu açıktır… ABD’de mülti-milyarderlerin kahir ekseriyeti en ünlü üniversitelerden mezun olanlardır…

Burjuva toplumunda sosyal düşünce parçalanmış, dar uzmanlık alanlarına, kompartımanlara hapsedilmiş durumdadır. Uzman, maddi-sosyal gerçekliğin çok küçük bir parçası hakkında bilgi sahibidir ama bütünden habersizdir; ağacı görür de ormanı görmez… Oysa gerçek bütündedir, hakikât bütündedir…

Akademi (üniversite) bilgiyi kapıyor, bilgiyi üniversitenin duvarlarının arkasına saklıyor, bilimsel bilginin, eleştirel düşüncenin toplumla buluşmasını engelliyor… Esasen üniversiteler (akademi) ölü bilgilerin depolandığı yerlerdir. Zaten dili ve retoriği de anlaşılmamak üzerinedir; anlaşılmayacak ki, uzmanın uzmanlığının bir karşılığı olsun… (Kişisel bir anektot şöyle: Bir konferansta izleyicilerden biri: “hocam, Paradigmanın İflası bilimsel değil” demişti… Neden diye sorduğumda, anlaşılıyor dedi… Ben de “iyi ki bilimsel değil” dediğimi hatırlıyorum…)

Oysa, üniversitelerin her türlü sorunun özgürce, sınırsız tartışıldığı, eleştirel düşüncenin filizlendiği “bilim yuvaları” olduğu, her zaman toplumun birkaç adım önünden gittiğine dair yaygın retoriğin bu dünyada bir karşılığı yoktur! Üniversitelerin misyonu ve varlık nedeni, sömürü düzenini yeniden üretmek ve meşrulaştırmaktır… Gerçek durum öyledir ama retorik farklıdır: Üniversite üyeler uzman yetiştiren uzmanlardır… Onlar için üniversite herhangi bir meslekten ve devlet kurumundan farksızdır… Üniversitelerde entelektüel eğilime sahip olanlar devede kulak bile değildir. Müesses nizamın üniversiteleri entelektüeli, şeylerin gerçeğine nüfuz etmek gibi kaygıları olanları barındırmaz… İşe ‘ideoloji ve politika karıştırmakla suçlanırlar ve üniversitelerden kovulurlar…

Üniversiteler egemen ideolojinin, bizde resmî ideolojinin üretildiği kurumladır. Şimdilerde bir eşik daha aşılmış görünüyor. Artık kapısında üniversite yazılı olan kurumlar, neoliberalizmin de bir gereği olarak, diploma ticareti yapılan şirketlere, kapitalist işletmelere dönüşmüş durumdalar… Eğer üniversiteler gerçekten tevatür edildikleri gibi olsalardı dünya bugün bu halde olur muydu?

Okullar ve üniversiteler devlet ve/veya sermaye tarafından finanse ediliyorlar. Orada radikal eleştiriye izin verilmez…

Eğitim, emekçi halk sınıflarından gelen çocukları, gençleri içinden çıktıkları sınıfa yabancılaştırıyor! Farklı oldukları bilincini yerleştiriyor. “Farklıyım, o halde farklı yaşamaya ve otorite kullanmaya da hakkım vardır” anlayışını yerleştiriyor… Aksi halde mülk sahibi egemen sınıfların onları “araçlaştırıp” emekçi sınıflara karşı kullanması mümkün olmazdı…

Şeyler, olgular ve süreçler sürekli değişiyor. Oysa, onları tanımlamak, anlamak, adlandırmak, bilince çıkarmak üzere kullandığımız kelimeler, kavramlar zamanla eskiyor, hatta ölüyor; zira onlarında bir ömrü, bir tarihi var. Kullanmaya devam ettiğimiz kelimeler ve kavramlarla maddi-sosyal gerçeklik arasında bir uyumsuzluk ortaya çıkıyor…

 Ölü bilgilerle dışımızdaki gerçekliği düşündüğümüzü, anladığımızı sanıyoruz… Güneşli bir havada güneş gözlüğü takmak daha iyi bir görüş sağlar ama, güneş battıktan sonra da gözlük takmaya devam edilirse, gözlük artık işe yaramamakla kalmaz, görüşü daha da zorlaştırır… Belirli bir eşik aşıldığında, belirli toplumsal olgular ve süreçler için kullanılan kelime ve kavramlar karşı geldikleri gerçekliği artık ifade edemez duruma geliyorlar… Nitekim Spinoza, “gözlüğünü parlat,” Marx, “her şeyden şüphe et,” Lenin de “her şeyi gözden geçir” derken, bizi ölü bilgiler hususunda uyarıyorlardı…

Bizi kurtaracak olan eleştirel düşüncedir, radikal eleştiridir… Artık insanlığın ve uygarlığın geleceğini kurtarmak, bu dünyayı yaşanabilir hale getirmek, ideolojik kölelikten kurtulmaya indirgenmiş bulunuyor… Ellerimiz ilelebet armut toplamaya mecbur mu… İrade sahibi varlıklar değil miyiz?..

 

 

Tags: Fikret Başkaya
Previous Post

Sadettin Saran hakkında yürütülen soruşturmada yeni gelişme

Next Post

Lazca ders kitaplarında sınıf mücadelesi metinleri-8 [Lazca-Türkçe]

Fikret Başkaya

Fikret Başkaya

Lise eğitimini İzmir Atatürk Lisesi'nde yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iktisat ve maliye bölümlerini bitirdi. Paris ve Poitiers üniversitelerinde doktora öğrenimini tamamladı. Yurt dışında bulunduğu süre boyunca; azgelişmişlik, emperyalizm ve kapitalizmden sosyalizme geçiş sorunları üzerine birçok araştırma yaptı. Bir süre Sosyal Hizmetler Akademisi'nde iktisat dersleri verdi.Abant Izzet Baysal Üniversitesi iktisat bölümü öğretim üyesi iken Paradigmanın İflası adlı kitabından ötürü Terörle Mücadele Yasası'na muhalefetten 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Haymana Kapalı Cezaevi'nde cezasını çekti. 2004'te, 1994 yılında Gündem gazetesinde yayımlanan ve hiçbir adli işleme konu olmayan makalelerine "Akıntıya Karşı Yazılar" adlı kitabında yer veren Doç. Dr. Fikret Başkaya'nın, "devletin manevi şahsiyetine hakaret ettiği" gerekçesiyle 3 yıl hapsi istendi.Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Başkaya'nın 'eleştiri sınırları içinde kaldığı'na hükmedilerek hakkında beraat kararı verildi (2005). 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başkaya'nın 'Paradigmanın İflası' adlı kitabına sesli kitap projesinde yer verdi.Fikret Başkaya 2007 yılı itibarıyla Özgür Üniversite'nin başkanlığı görevini sürdürmekte ve bu kuruluşta gönüllü olarak ders vermektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…
Manşet Haberler

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…

17/04/2026
“İç Cepheden” Sevgilerle…
Manşet Haberler

“İç Cepheden” Sevgilerle…

01/04/2026
Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!
Manşet Haberler

Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!

18/03/2026
Laikliğe dair söylem ve gerçek!
Manşet Haberler

Laikliğe dair söylem ve gerçek!

03/03/2026
“Alaturka Faşizm” veya Şeylerin Gerçeğiyle Yüzleşebilmek…
Manşet Haberler

“Alaturka Faşizm” veya Şeylerin Gerçeğiyle Yüzleşebilmek…

19/02/2026
Kriz değil çöküş…
Manşet Haberler

Kriz değil çöküş…

04/02/2026
Next Post
Lazca ders kitaplarında sınıf mücadelesi metinleri-8 [Lazca-Türkçe]

Lazca ders kitaplarında sınıf mücadelesi metinleri-8 [Lazca-Türkçe]

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

by Salih Zeki Tombak
17/04/2026
0

Siyasi kişiliklerin, kendilerine özgü dilleri, üslupları, kadroları, insan ilişkileri ve iş yapma biçimleri olur. Ama bir devletin, çok uzun süredir,...

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: SOSYAL ÇÜRÜMEDEN SOSYAL ÇÖZÜLMEYE TÜRKİYE

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: SOSYAL ÇÜRÜMEDEN SOSYAL ÇÖZÜLMEYE TÜRKİYE

by Ümit Özdemir
17/04/2026
0

Sefaleti azaltmadan, zenginliği arttıran bir toplumsal sistemin özünde çürümüş bir şey olmalı. Karl Marx Perde akademisyen Zeliha Burtek’in ünlü sokak...

Ortadoğu’da kritik 10 gün: İsrail-Lübnan ateşkesi yürürlükte

Ortadoğu’da kritik 10 gün: İsrail-Lübnan ateşkesi yürürlükte

by Sonhaber
17/04/2026
0

Donald Trump tarafından duyurulan İsrail ile Lübnan arasındaki 10 günlük geçici ateşkes yürürlüğe girdi. Bölgedeki çatışmaların ardından ilan edilen ateşkesin,...

20 yaşındaki işçi elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

20 yaşındaki işçi elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

by Sonhaber
17/04/2026
0

Uşak’ta bir işçi, tamir için gittiği evde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre, bir firmada çalışan 20 yaşındaki...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik