Dünya Korona sonrasına hazırlanıyor… Global Medyada bugün

HomeDünya

Dünya Korona sonrasına hazırlanıyor… Global Medyada bugün

Kimi Avrupa ülkelerinde okullar ve mağazalar kısmen açıldı. Ardından başka ülkelerde de Covid-19 pandemisi çerçevesindeki kısıtlamaların gevşetilmesi takvime bağlandı. Köşe yazarları gevşeme adımları vesilesiyle krizin hangi temel değişikliklere neden olacağını tartışıyor.

Tages Anzeiger / CH

Siyasetin çizdiği pembe tabloya son!

Etik profesörü Peter Schaber Tages-Anzeiger’deki yazısında, risklerle akılcı bir şekilde baş etmeyi öğrenmemiz gerektiğini söylüyor:

“Dünya Korona pandemisine hazır değildi. Kimi devletler diğerlerinden daha az hazırlıklıydı, ama hiçbiri gerektiği kadar hazırlıklı değildi. Oysa bir pandemiyle karşılaşmayı her zaman hesaba katmalıydık. … Siyasetçiler bu türden sorunların dile getirilmesinden hiç hoşlanmaz. Her şeyin yolunda olduğunu telkin etmeyi tercih ederler. Ancak biz tutumumuzu gözden geçirip daha kötümser olmak zorundayız. … Ama geleceği kapkaranlık gören ve yapılacak hiçbir şey olmadığını söyleyen edilgen bir kötümserliğe kapılmak da doğru değil. Çünkü bir taraftan da en kötüyü mümkün olduğunca engellemek için elimizden geleni yapmak zorundayız.”

 

 RZECZPOSPOLİTA (PL) / 19 Nisan 2020

Sosyal sistemi tersyüz etme zamanı

Rzeczpospolita’nın tek dileği, krizden önceki gibi yolumuza devam etmememiz:

“Yaşadığımız krizi, hemen unutabileceğimiz bir dönem olarak görmek başımıza gelebilecek en kötü şey olur. Çünkü artık sağlık sisteminin devletin tali bir görevi olduğuna, sistemdeki sorunların özelleştirmeyle ve yönetimin yerelleştirilmesiyle çözüleceğine bizi hiç kimse inandıramaz. … Sistemi değiştirmek için sosyal dayanışma ağının baştan aşağı yeniden inşa edilmesi lazım; mesela vergi sisteminde somut adımlar atılabilir, zenginler daha çok vergi ödeyebilir. İçinde bulunduğumuz kriz, devlette ciddi bir reformu hayata geçirmek için bulunmaz bir fırsat.”

 

 GORDONUA.COM (UA) / 17 Nisan 2020

Tek çare, koşulsuz temel gelir

 Televizyon sunucusu Savik Shuster Gordonua.com’daki yazısında, Korona krizinden çıkaracağımız bir ders de, sosyal sistemlerin temelden değişmesi gerektiğidir, diyor:

“Koşulsuz bir temel gelir her bireyin ailesine ve topluma karşı sorumluluğudur. … İspanya Korona krizi sırasında ve sonrasında koşulsuz temel ücret ödeme kararı aldı. … Bence rüşvete karşı en etkili önlem de koşulsuz temel gelir uygulamasıdır. Çünkü vatandaş devletin sağladığı gelirin kendisine yüklediği sorumlulukla rüşvetçi memurları izler. Çünkü çalınan para kendi cebinden çıkmaktadır. İşte bu nedenle parlamentodaki siyasetçilere, hükümete ve başkanın ofisindekilere önerim, bu konuyu ciddiye almaları.”

 

LE TEMPS (CH) / 17 Nisan 2020

Kültür ve sanat zarar görmesin

Sanatçılar ve kültür kuruluşları etkinliklerini giderek dijital ortamda paylaşmaya başladı.

Le Temps online etkinliklerin uzun vadede kolektif kültürel hazzın yerini tutamayacağını söylüyor:

“Sokağa çıkma yasağıyla başlayan sanal kültür ve sanat etkinlikleri başta çok cazipti, ama sonra içimizde belli belirsiz bir melankoli yaratmaya başladı. Antik Yunan tiyatrosunun kolektif duygulara vesile olduğunu hatırladık. Pandemiden sonraki dünya çevreyi öncekinden daha da çok koruyabilmeli, sanaldan çok, insani olmalı. Virüsün neden olduğu tali zararların bilançosunu çıkarma zamanı geldiğinde, bir bölgenin toplumsal yapısına mal olmuş, ama zaten sanat cenneti olmak gibi bir iddaları olmayan, zaten kırılgan olan festivallerin ve kültür sanat kurumlarının kapatılması çok trajik olur.”

 

 ÚJ SZÓ (SK) / 20 Nisan 2020

Alışkanlıklarımız kolay değişmiyor

Gazeteci Pál Szombathy, Új Szó’daki yazısında, küreselleşmenin sonu gibi trajik öngörüler konusunda dikkatli olmamızı tavsiye ediyor:

“Radikal değişimler öngören karamsar gelecek senaryolarını nasıl yorumlamalıyız? Öne sürülen gerekçelere kafa yormaya değer belki, ama bu senaryoların perde arkasında yatan duyguları ve korkuları da dikkate almalıyız. Bugünkü gibi zor zamanlarda herkes ilginç bir şeyler söylemeye çalışır ve sonuçta birçok şey dramatikleştirilir.

 

Değişen günlük hayatımızın sonuçlarına karşı kimsenin bağışıklığı yok. Durumu değerlendirebilmek için yaşadıklarımıza biraz mesafe kazanmamız şart. … Böylesi büyük değişimler sırasında hüküm verirken dikkatli olmalıyız. Virüs günün birinde yok olabilir, ama biz aynı kalacağız, yani alışkanlıklarımızın esiri olmaya devam edeceğiz. Ben büyüme ve tüketim odaklı dünyanın sonunun geldiğine inanmıyorum.”

 

 

 

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments