Hayata bir camın arkasından bakar gibi yaşadığımız anlar olmuştur. Zihnimizi tamamen kapatıp kendimizi otomatik pilota teslim ettiğimiz anlar… Böyle anlarda bizi eylemsiz bırakan bir ruh halinde oluruz. Çok sevdiğimiz şeyleri yaparken bile zorlanırız. Duygularımız, neredeyse donmuş durumdadır. Olan biten karşısında oradayken orada değilmişçesine sevinci, mutluluğu hissedemeyiz, kızgınlığı ya da öfkeyi de.
Bu; psikolojik bir zayıflık, depresyon durumu ya da tükenmişlik olarak düşünülmemelidir hemen. Bu, sadece beynin hayatta kalma stratejisidir. Yaşananların yükü iyice ağırlaştığında beyin, enerji tasarrufuna gider, devreleri kapatıp duygu üretimini yavaşlatır.
Yaşadığımız ülke ikliminde devreleri yakmaktansa arada kapatıp kendi içimize dönmek iyi bir seçenek. Ne var ki modern insanın yapmakta zorlandığı şeylerden biridir bu. Ekonomik kaygılar, siyasi gündem, geleceğe dair güvensizlik, gerçek ve samimi ilişkilerin kalmayışı… buna bir türlü izin vermez. Tepki vermesi, mücadele etmesi, üretmesi, başarılı olması, güçlü görünmesi için sürekli uyarılan insan sonunda yorulur.
Elektronik cihazlar, çok ısındığında nasıl kapanıyorsa kan basıncını, nefesi, bağırsak faaliyetlerini, kas gerilimini takip eden beyin de “Bu kadar yükü aynı anda taşıyamam.” diyen bedeni koruma altına alır ve sistemi askıya alır.
Şunu fısıldanır kulağınıza: Her haberi dinleme, her sorunu çözmeye çalışma, herkese laf anlatma, her tartışmaya girme. Yeniden güç kazanmak için durmayı bil. Sessizleş. Kalabalıktan uzaklaş. Rutinin dışına çık. Yapmak isteyip de yap(a)madığın şeylere zaman ayır.
Ancak modern insan, öylesine kapılmıştır ki dönen çarka iyi geleceğini bilse bile ruhunu dinlendirmeyi hak görmez kendisine. Oysa ilerlemek için bazen durup baltayı bilemek gerekir.
Balta bilemeye zamanım yok, diyenlerdenseniz aman, dikkat!
Bedeniniz yıpranmaya devam edeceği için yaşamdan alacağınız tat giderek azalacak, robot gibi yaşamaya devam edeceksiniz. Sonrasında hayat daha da zor gelmeye başlayacak.
Oysa zamanında vereceğimiz küçük molalarla hayata bir camın arkasından bakıyormuş gibi yaşadığımız dönemler daha kolay aşılır. Mücadele devam eder ama hayat yeni bir anlam kazanır. Renkler canlanır, sesler neşelenir.












