Emeklilerin “insanca yaşam” talebiyle sürdürdükleri direniş ülke genelinde büyürken, artan yoksulluk ve barınma krizi bir kez daha gündeme geldi. Tüm Emeklilerin Sendikası ve emekli meclisleri, düşük emekli maaşları ve sosyal hak kayıplarına karşı farklı kentlerde açıklamalar yaptı.
İzmir Emekli Meclisi, Şirinyer Migros önünde düzenlediği basın açıklamasında, evi olmadığı için otomobilde barınmaya çalışırken çıkan yangında 5 Ocak’ta yaşamını yitiren emekli Cemal Ertürk’ün ölümüne dikkat çekti. Açıklamada, barınma hakkının fiilen ortadan kaldırıldığı vurgulanarak, kira artışları ve tahliye süreçlerinin emeklileri güvencesizliğe sürüklediği ifade edildi. Emekli Meclisi, “Barınma artık bir hak olmaktan çıkarılıp ayrıcalık haline getirildi” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında en düşük emekli maaşının 20 bin TL seviyesinde olmasını “makul” bulduklarını belirterek yeni bir düzenleme sinyali vermedi. Erdoğan, emeklilerin taleplerine kulak tıkamadıklarını savunurken, bütçe disiplini çerçevesinde hareket ettiklerini dile getirdi.
Emekliler ise bu açıklamalara sahadan yanıt verdi. ANKA’nın İstanbul Kağıthane’deki halk pazarında mikrofon uzattığı emekliler, geçim sıkıntısını ve barınma sorunlarını anlattı. Emekli Hatice Demirer, kirası ve sağlık giderleri arasında kaldığını, bazı ilaçlarını borç alarak temin edebildiğini söyledi. Demirer, “20 bin lirayı kiraya mı vereyim, ilaca mı?” sözleriyle yaşadığı zorluğu dile getirdi.
Bir diğer emekli Orhan Güneş, yıllarca prim ödediğini hatırlatarak, emeklilerin bugün geçinemediğini ifade etti. Emekli Nihat Aydoğan ise emeklilerin sesinin duyulmadığını savunarak, iktidarın emeklilerin taleplerine kayıtsız kaldığını söyledi.
Emekli örgütleri, maaşların açlık ve yoksulluk sınırının altında kaldığını vurgulayarak, insanca yaşam koşulları sağlanana kadar eylem ve açıklamaların süreceğini belirtiyor.







