Ortadoğu’daki savaş ve Hürmüz Boğazı çevresinde süren belirsizlik, küresel enerji fiyatlarını yüksek tutuyor. Yakın vadeli Brent petrol kontratı 30 Eylül’de 103 doların üzerine çıkarken petrolün aylık yükselişi yaklaşık yüzde 14’e ulaştı.
Petrol ve doğal gaz ihtiyacının büyük bölümünü ithalatla karşılayan Türkiye’de fiyat artışının hem enflasyon hem de cari işlemler dengesi üzerinde baskı oluşturması bekleniyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş akaryakıt fiyatlarının yanı sıra ulaşım, elektrik, gübre, petrokimya ve sanayi üretim giderlerini de etkiliyor.
Enerji fiyatları ağustosta yüzde 5,46 arttı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının son Para Politikası Kurulu özetine göre enerji fiyatları ağustosta aylık yüzde 5,46 yükseldi. Artışta, uluslararası petrol fiyatlarına bağlı olarak yükselen akaryakıt fiyatları belirleyici oldu.
Ağustos ayında tüketici enflasyonu aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 31,51 olarak açıklanmıştı. Enerji maliyetlerinin üretim ve taşımacılık üzerinden diğer mal ve hizmet fiyatlarına yansıması, enflasyondaki düşüş sürecini yavaşlatabilecek başlıca risklerden biri olarak değerlendiriliyor.
Cari açıkta enerji riski
Enerji fiyatlarındaki artış, aynı miktarda petrol ve doğal gaz ithalatı için daha fazla döviz ödenmesi anlamına geliyor. Bu durum ithalatın yükselmesine, dış ticaret açığının genişlemesine ve ülkenin dış finansman ihtiyacının artmasına yol açabiliyor.
Ticaret Bakanlığının ağustos verilerine göre ihracatın ithalatı karşılama oranı genel tabloda yüzde 81,8’de kalırken enerji hariç hesaplandığında yüzde 98,8’e ulaştı. Aradaki fark, enerji ithalatının dış ticaret dengesi üzerindeki ağırlığını ortaya koydu.
TCMB Başkanı Fatih Karahan da yılın geri kalanında jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki yükselişin cari açık üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğunu belirtmişti. Banka, petrol ve ithalat fiyatlarına ilişkin varsayımlarını önceki rapor dönemlerine göre yukarı yönlü güncellemişti.
Ek maliyet 14 milyar doları bulabilir
Piyasa değerlendirmelerinde, petrol fiyatlarının uzun süre 100 doların üzerinde kalmasının Türkiye’nin yıllık enerji faturasına yaklaşık 14 milyar dolarlık ek yük getirebileceği tahmin ediliyor. Bu hesaplama resmî bir öngörü değil; petrolün seyri, döviz kuru, ithalat miktarı ve doğal gaz sözleşmelerindeki fiyatlama koşullarına bağlı olarak değişebilir.
Ekonomistler, enerji maliyetlerindeki kalıcı yükselişin yalnızca cari açığı büyütmekle kalmayacağına; akaryakıt, taşımacılık ve üretim maliyetleri üzerinden fiyat artışlarını yaygınlaştırabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle petrol fiyatlarının seyri, hem Merkez Bankasının enflasyonla mücadele programı hem de yıl sonu cari açık tahminleri açısından yakından izleniyor.












