Salı, Haziran 9, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

ERTUĞRUL KÜRKÇÜ ÜZERİNE KONUŞACAKSAK…

Salih Zeki Tombak by Salih Zeki Tombak
15/03/2026
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
1
ERTUĞRUL KÜRKÇÜ ÜZERİNE KONUŞACAKSAK…
0
SHARES
1.6k
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

İzninizle “Oğuzhan Müftüoğlu’nun 12 Mart’ın yıldönümü dolayısıyla yapılan”, kim bilir aynı tema üzerine kaçıncı mülakatında, Ertuğrul Kürkçü üzerine söylediklerine dair bir kaç cümle etmek istiyorum.

1.
Ertuğrul Bilir arkadaşım, devrimci sağduyusu ile “Ertuğrul Kürkçü’nün (Kızıldere çatışmasında) sağ kalmasında kınanacak bir durum ben görmüyorum, savaşlarda/çatışmalarda böyle şeyler olabilir.” diyor. Ben de böyle düşünüyorum. Zaten Ertuğrul Kürkçü’nün Toplumsal Mücadeleler ve Sosyalizm ansiklopedisinin ilgili bölümünde kendi hikayesini bu şekilde anlattığını biliyorum.

Genç bir insanı, hiçbir zaman, devletle silahlı bir çatışmaya girmeyi düşünmemiş Doğu Perinçek ve benzerleri, “Orada neden ölmedin. Ölmediysen hainsin” diye yıllarca suçladılar.

Zaman zaman solun çeşitli kesimlerinden insanlar, yazılmış olanları okumadıkları ve zaten kafalarında hazır bir hüküm olduğu için, bu suçlamayı tekrar ettiler. Bir çatışmadan, herkes ölürken sağ çıkmak, suç değildir. Suçlama yapanların ciddiye alınabilmesi için, iddialarına başka dayanaklar da bulması gerekir. Bugüne kadar kimse bu yöndeki iddialarına dedikodudan, akıl yürütmeden ve peşin hükümden başka bir dayanak bulamadı.

2.
Kurtuluş Hareketi’nin liderlerinden İlhami Aras’ın Karacaahmet’te toprağa verilmesinden önce, Mustafa Kemal Kaçaroğlu bir konuşma yaptı. Konuşmanın bir yerinde, nereden ihtiyaç duyduysa “Yusuf Küpeli ve Münir Ramazan Aktolgalı konusu çok önemlidir” diye başladı ve bu iki isme içinde ihanet” kavramı da geçen laflar etti. Bu lafların bir siyasi gerilim çok sıcakken söylenmesine şaşırmam. Ama üzerinden bir ömür geçmiş ve “gider ayak” yaşlarına gelmişken tekrarlanıp durulmasını “sağlıklı” bulmam.

Sen birilerine meydanı boş bulunca saydırırsan, başka bir yaşlı adam da senin sevdiğin birine/sana, haklı haksız saydırır. Tabii orada ben yaştakiler nereden çıktı şimdi bu hikaye derken; gençler, kim bu adı geçen “hain amcalar”, diye merak ettiler.

3.
Ertuğrul Kürkçü üzerine asıl konuşulması gereken başka bir şeydir:

Ertuğrul Kürkçü’nün Türkiye sosyalist hareketi tarihinde benzersiz bir yeri olduğunu düşünüyorum. 12 Eylül faşist darbesi sonrasında, içeriden çıkanların çoğaldığı, yayınların çıktığı, kültürel ve siyasi faaliyetlerin canlandığı, örgütlerin toparlanmaya çalıştığı, bölünme ve kopuşlarla yeni yapıların doğduğu, yasal sol, ilerici partilerin kurulduğu, işçi hareketinin 8-9 senedir el konulan haklarını geri almak için örgütlenip hareketlendiği bir esnada, üç unsur görünür oldu.

Birincisi 12 Mart çıkışı gibi bir çıkış olmayacak. Dolayısıyla ikincisi, örgütler hızla toplumsallaşıp güç kazanamayacak. Ve üçüncüsü yan yana gelmek gerekebilir.

Ama yan yana gelseler, “birleşseler” iyi olacağı düşünülen devrimci yapılar, 12 Eylül öncesi çok sert bir rekabet kültürüyle yoğrulmuştu. Özellikle en yakın olanlar arasında en sert rekabetler yaşanmıştı. Bir araya gelip herhangi bir program başlığını sakin sakin tartışabilmelerinin zemini yoktu. İşkencehanelerde, cezaevlerinde yaşanan dayanışma ilişkileri dışarıya pek az taşınabilmişti ve kişiseldi. Yeni dönemde, 12 Mart çıkışında olduğu gibi hızla güçlenme ve “rakiplere” fark atma veya geride kalmama hayali rekabetçiliği körüklüyordu.

Ertuğrul Kürkçü sadece tanınmış bir isim olduğu için değil; cezaevi yıllarında Marksist birikimini derinleştirmiş bir kişi olarak dışarıdaydı. Oğuzhan Müftüoğlu veya İlhami Aras veya onlarca başka örgüt kadrosu 1971-80 arasında emsalsiz işler yapmış, Partizan’dan, Devrimci Sol’dan, her gelenekten bazı isimler darbe döneminde destansı direniş örnekleri vermiş olmakla beraber; 1980’lerin sonunda; üstelik SSCB’nin çöküş alametleri verdiği ve nihayet çöktüğü bir dönemin yarattığı kafa karışıklıkları içinde sosyalist gelenekleri birbiriyle konuşur, tartışır ve yan yana gelir bir zemine E. Kürkçü’den başkası hem kişilik, hem fiziki koşullar nedeniyle davet edemezdi.

Kürkçü davet etmekle kalmadı, Kuruçeşme Süreci boyunca sosyalist geleneklerin büyük kısmının aleni; özellikle Devrimci Yol ile Kuruçeşme dışından ilişkilenmesini sağladı. Bu sürecin yazılı hali Toplumsal Mücadeleler ve Sosyalizm Ansiklopedisi‘dir. Gelenekler burada kendilerini anlattılar, birbirlerini tanırken Dünya devrimci tarihini, Ekim Devrimi kadar Çin devrimini, Kurtuluş Savaşını, Ermeni soykırımını, Cumhuriyet dönemini, Kürt meselesini, Kadın hareketini, siyasal islamı/islamı vb. vb. vb. sadece okumadılar; yazdılar da.

Ansiklopedi “diğer” solu tanıyan, anlayan ve geçmişe göre daha yakın bulan bir yazar topluluğu da yetiştirdi. Ben de o çalışmaya katkıda bulunan ama daha çok o çalışmadan öğrenenlerdenim. O dönemin ilk sonuçlarından biri Toplumsal Araştırmalar Vakfı’dır. DY ağırlıklı bir kurucular listesinde, o gelenekle hiç alakası olmayan biri olarak ben de yer almıştım.

4.

Ertuğrul Kürkçü, Kuruçeşme sürecinde kurulan zeminin Devrimci Yol geleneğinin de eklenmesiyle katlanarak büyümesi sonucunda ÖDP’nin kurulmasında da kritik bir rol oynadı.

5.
Ertuğrul Kürkçü’nün Türkiye’de birleşik bir siyasi mücadele inşasında, gerçekleşmesine büyük katkı yaptığı son stratejik adım ise Kürt siyasal hareketi ile Türkiye sosyalist hareketinin kimi önemli öbeklerinin yan yana gelmesi ve kurulan ortaklık partisi HDP’nin kurucu eşbaşkanlarından biri olmasıdır. ÖDP’nin veya HDP’nin sonraki hikayeleri ayrı. Ama Türkiye sosyalist hareketinin son kırk küsur yılının neredeyse her gelişmesinde, onsuz gerçekleşmesi çok daha uzun zamana, emeğe ve bedele mal olacak bir isme sürekli “Kızıldere’de neden ölmedin?” gölgesi düşürmeye çalışmak, eğer Perinçek gibi bir istihbarat aparatı değilseniz; hem Ertuğrul’a, hem size haksızlıktır. Tabii ki Oğuzhan Müftüoğlu’nun kendisine de haksızlıktır.

Ama siyasette subjektivizm her zaman vardır. Yaşlar ilerleyince olgunluklar artar. Ama olgunlaşma bileşik kaplar gibi olmuyor. Bazı yerlerde eski/yeni hassasiyetler dile yansıyabiliyor. Bu sevimsiz tartışmayı “vesile” sayarak, Oğuzhan Müftüoğlu’na da Ertuğrul Kürkçü’ye de sağlık ve uzun ömür diliyorum.

Tags: ertuğrul kürkçüSalih Zeki Tombak
Previous Post

İsrail’de füze stokları alarm veriyor: Savaşın maliyeti büyüyor

Next Post

Trump’tan Hürmüz çıkışı: “Yardım gelmezse NATO’nun geleceği kötü olur”

Salih Zeki Tombak

Salih Zeki Tombak

1955'te Balıkesir'de bir memur ailesinin 4. çocugu olarak dünyaya geldi. Büyük kardesleri Savaştepe ögretmen okulunu bitirip öğretmen oldular. 1969'da Kuleli Askeri Lisesi'ne katildi. 1975'te siyasi görüşleri nedeniyle Kara Harp Okulu'ndan atıldı. 1976'da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine girdi. Behice Boran'ın genel başkanı olduğu Türkiye İşci Partisi'ne katıldı. Partinin her kademesinde ve gençlik örgütünde 12 Eylül darbesinden sonra da devam eden sorumluluklar üstlendi. Darbenin hemen ertesinde Genç Partizan, Komünist ve Fabrika gibi yayınları çıkaranlar arasında yer aldı. 1987'de İktidar Yolu ve 1990'larda açık yayın olarak Fabrika'yı yayınladı. Özgür Gündem ve Özgür Politika'da yazdi. Ertuğrul Kürkçü yönetiminde yayınlanan Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi'nin metin yazarları arasında yer aldı. Her zaman işçi sınıfı içinde, özellikle Zonguldak'ta maden işçileri arasında çalıştı. 2005-2015 arasında Uluslararası SİİRİSTANBUL Şiir Festivali'ni yönetti. Yakın zamana kadar Halkların Demokratik Kongresi Yürütme Kurulu'nda görev aldı. HDK Emekliler ve Yaşlılar Meclisi ile Emek Meclisi'nde çalışmaya devam ediyor. AİHM yargıcı Rıza Türmen'in öncülüğünde kurulan Demokrasi İçin Birlik Koordinasyon Kurulu'nda çalışıyor. Çeşitli dergilerde yayınlanmış yazıları ve TV kanallarında katıldiği programların videolarını Yazportal'da topladı. Yayınlanmıs ikisi şiir, 4 kitabı var.

Yazarın Diğer Yazıları

SÜREÇ NE İDİ NE OLDU? (2. Bölüm)
Manşet Haberler

SÜREÇ NE İDİ NE OLDU? (2. Bölüm)

28/05/2026
SÜREÇ NE İDİ, NE OLDU?
Manşet Haberler

SÜREÇ NE İDİ, NE OLDU?

18/05/2026
GÜÇLÜLERİN “KADERİNİ” DEĞİŞTİREN COĞRAFYA
Manşet Haberler

GÜÇLÜLERİN “KADERİNİ” DEĞİŞTİREN COĞRAFYA

23/04/2026
ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3
Manşet Haberler

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

18/04/2026
ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 2
Manşet Haberler

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 2

12/04/2026
ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? VAR MI Kİ BUGÜNKÜ DÜNYADA EŞİ? (*)
Manşet Haberler

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? VAR MI Kİ BUGÜNKÜ DÜNYADA EŞİ? (*)

12/04/2026
Next Post
Trump’tan Hürmüz çıkışı: “Yardım gelmezse NATO’nun geleceği kötü olur”

Trump’tan Hürmüz çıkışı: “Yardım gelmezse NATO’nun geleceği kötü olur”

Comments 1

  1. Hulusi Zeybel says:
    3 ay ago

    Yapılan ve söylenenler “olur böyle şeyler” denilerek üzerinden atlanırsa, konu devrimci ahlak kriteriyle ele alınmazsa Türkiye sol sosyalist geleneğine kara bir leke sürülmüş olacak ve bunu örnek alabilecek gelecek kuşaklara kötü bşr örnek olacaktır. O nedenle sol kültürde var olan özeleştiri mekanizmasının hayata geçirilmesi için, olayın üzerinden atlamak değil, gündemde tutarak özeleştiri talebi gündeme alınmalıdır…

    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

AFRİKA BOYNUZUNDA TC.-İSRAİL DALAŞMASI

AFRİKA BOYNUZUNDA TC.-İSRAİL DALAŞMASI

by Ahmet Hulusi Kırım
08/06/2026
0

Afrika Boynuzu’nda, Aden Körfezi kıyısında yer alan Somaliland, 176.00 km2 yüzölçümü ve 6 milyon nüfusa sahip, dini İslam olan, kısmen...

ŞEBNEM FERAH: ROCK’UN RADİKAL BİR MASUMİYET MONA LİSASI

ŞEBNEM FERAH: ROCK’UN RADİKAL BİR MASUMİYET MONA LİSASI

by Ümit Özdemir
08/06/2026
0

12 Eylül askeri darbesinin bu toprakların üzerine serdiği o kurşuni sessizlik çarşafı, sadece siyasal alanı iğdiş etmekle kalmamış; toplumsal belleğin...

Kadın İnsanlığın Hakikatidir

Kadın İnsanlığın Hakikatidir

by Sarya Özgür
08/06/2026
0

Bir toplumun vicdanını ölçmek istiyorsanız, kadınlara nasıl baktığına bakın. Çünkü kadın özgürleşmedikçe toplum özgürleşemez. Kadın yalnızca bir birey değil; yaşamın,...

Ortadoğu gerilimi piyasaları sarstı: Petrol yükseldi, altında sert düşüş

Ortadoğu gerilimi piyasaları sarstı: Petrol yükseldi, altında sert düşüş

by Sonhaber
08/06/2026
0

Ortadoğu’da ateşkes beklentileriyle kısa süreli rahatlayan piyasalar, İsrail’in Lübnan’a yönelik yeni saldırıları sonrası yeniden hareketlendi. Bölgedeki gerilimin tırmanması, özellikle enerji...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik