Eskişehir’de Onur Yürüyüşü’ne polis engeli

Eskişehir’de Onur Yürüyüşü öncesinde alana konuşlanan polis “gözüne kestirip” yoldan çevirdiği çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Biri avukat 20 kişi emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

Eskişehir’de yapılacak Onur Yürüyüşü öncesinde alana konuşlanan polis, “Yasaklama kararlarına aykırı davrandıkları” gerekçesi ile şüpheli gördüklerini gözaltına aldı. Eylemin yapılacağı Adalar mevkini ablukaya alan polis, kitlenin bir araya gelmesine izin vermedi. 1’i avukat 20 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar emniyetteki ifadelerinin ardından gece saatlerinde serbest bırakıldı.

Eskişehir’de Adalalar Migros önünde yapılmak istenen Onur Yürüyüşü’ne polis izin vermedi. Yürüyüş başlamadan önce eylem alanına yakın çevrede bulunan kişiler, eyleme katılma ihtimalleri gerekçesiyle gözaltına alındı. Polisler, gözaltına aldıkları kişileri “Yasaklama kararlarına aykırı davrandıkları” gerekçesi ile işlem yaptıklarını, kimlik kontrollerinin ardından serbest bırakılacaklarını bildirdi. Kitlenin biraraya gelmesine izin vermeyen polis ekipleri, eylemin başlamasına saatler kala gözaltılara başladı. Ekipler sık sık kimlik kontrolü de yaptı.

Bir avukat da gözaltına alındı

Bölgeye gelen çok sayıda avukat hukuksuzca yapılan gözaltı uygulamasına son verilmesini istedi. Polis amiri avukatlar da dahil toplanan herkesin gözaltına alınacağını duyurdu. Avukatlar, işlerini yaptıklarını, gözaltına alınamayacaklarını belirtti. Yaşanan müdahale sırasında kitlenin bir kısmı avukatlarla birlikte bölgede bulunan kafelerden birine sığındı.

Kitlenin tekrar biraraya gelmesi ile müdahale yeniden başladı. Polisler bu sırada bu sırada Avukat Anıl Yüksel’i de gözaltına aldı.

Çevreden geçen vatandaşlar ise alkışları ile yürüyüş yapmak isteyenlere destek verdi.

Polis Av. Yüksel dahil toplam 20 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Avukatlar da destek ve işlemleri takip için emniyete gitti.

Engellenen Onur Yürüşüyü’nde yapılacak açıklama şöyleydi:

“Basına ve kamuoyuna;

Ülkede ve dünyada LGBTİ+’lara karşı yürütülen baskı, yok sayma, yıldırma, taciz ve şiddet pratikleri LGBTİ+’ların dünyadaki varoluşları kadar eskidir. Bununla beraber LGBTİ+’ların varoluş, direniş ve mücadele inadı da dünyanın ve ülkenin dört bir yanında her gün katlanan bir ivmeyle sürüyor. Lgbti+lar olarak, bugün homofobiye, transfobiye, bifobiye, cinsiyetçiliğe, nefrete, şiddete, her türden hedef gösterilmeye, tacize, tecavüze ve varlığımızı hedef alan tüm şiddet ve baskı biçimlerine karşı Eskişehir’den 1. LGBTİ+ Onur Yürüyüşüyle ses çıkarıyor, meydan okuyoruz!

Alışın, buradayız gitmiyoruz.

Ülkede, devletin organize ettiği ve toplumsal nefret odaklarını da etrafına toplayan bütün iktidar biçimleri; gerek AKP-MHP iktidarı, gerek erk iktidar, LGBTİ+’lara karşı yürüttüğü baskı, yok sayma ve nefret pratiklerini topluma da dayatmaktadır ve böylelikle her türden toplumsal şiddetin ve nefret cinayetlerinin birincil faili konumunda yer almaktadır. Buldukları her koşulda LGBTİ+ ve kadın+ nefretini kürsülerden haykırmakta, sokaklarda yaşam haklarını savunan, varoluş mücadelesi veren LGBTİ+’lara ve kadınlara saldırmaktadır.Geçtiğimiz günlerde İstanbul Taksim’de düzenlenen LGBTİ+ Onur Yürüyüşü iktidarın tekeli haline gelen basın organları tarafından hedef gösterilmiş ve yürüyüş esnasında gücünü iktidardan alan polis tarafından LGBTİ+lar şiddet görmüş, işkenceyle gözaltına alınmış; yürüyüş çevresindeki mekanlarda oturan ve duruma tepkisini dillendirenler polis şiddeti yaşamıştır.

Faşizme karşı, lubunyalar sokakta!

İktidarın heteronormatif, LGBTİ+’fobik politikalarını; babasının “kendini öldür bize iş çıkarma” sözü üzerine 17 yaşında intihar eden Okyanus Efe Özyavuz’dan tanıyoruz! 22 yaşındayken yakılarak öldürülen trans kadın Hande Kader’den tanıyoruz! Toplumsal nefret sonucu “yapamadım, izin vermediler” diyerek intihar eden Eylül Cansın’dan tanıyoruz! Babası ve amcaları tarafından öldürülen Roşin Çiçek’ten tanıyoruz! Mafya-devlet işbirliği ile İzmir’de Hdp İl Binasında katledilen Deniz Poyraz’dan tanıyoruz. IŞİD’in bombalı saldırısıyla Suruç’ta katledilen Aydan Ezgi’den tanıyoruz ve hesap sormak için sokaklardayız!

Homofobik devlet yıkacağız elbet
Transfobik devlet yıkacağız elbet

Her geçen gün artan nefret saldırıları ile LGBTİ+ bayrağı suç unsuru sayılmakta, İstanbul Bayram Sokakta trans kadınların evleri mühürlenmekte, giydiği onur temalı t-shirt sebebiyle fobik medyasının nefret odağı haline gelen futbolcu Taylan Antalyalı hedef gösterilmekte. Tüm bu yok sayıcı söylemlere karşı diyoruz ki; LGBTİ+ VAR ÖYLE BİR ŞEY!

Vardık, varız, var olacağız

LGBTİ+’lar ve kadınların yaşam güvencesi olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararıyla heteronormativiteye, homofobiye, transfobiye, bifobiye ve her türden nefret söylemine ses çıkarıyor ve varlığımızın politik olduğunu vurguluyoruz. Eskişehir lubunyaları olarak Mis Sokağı, Eryaman-Esat’ı, Bayram okak’ı, Boğaziçi direnişini ve bütün direniş renklerini selamlıyor, direnişi büyütüyoruz.

Polis defol sokaklar bizim
İstanbul sözleşmesi yaşatır.

Sokaklar, sıralar, meclisler… Hayatın durmadan aktığı ve dünyanın döndüğü her yerde var olmaya devam edeceğiz! Hayatın her alanında vardık, varız, var olacağız! Bütün ayrımcılıkların, baskıların karşısında olacağız. Bizi yok sayan ideolojiler ve otoriteleri tanımıyoruz, meşruluklarını yok sayıyoruz. Sınıfsal, ırkçı, türcü, sağlamcı, homofobik ve transfobik sistemi alaşağı edene dek buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz!

Nefrete inat yaşasın hayat
Yaşasın lubunya dayanışması
Varlığınla ve tüm renklerinle sen de iyi ki varsın lubunya!
Onur ayın kutlu olsun” (evrensel)

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x