Çarşamba, Ağustos 19, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

EŞLEŞEN GÜLÜMSEME

Emine Aydoğdu by Emine Aydoğdu
07/10/2025
in Manşet Haberler, Öykü, Yazarlar
A A
11
EŞLEŞEN GÜLÜMSEME
0
SHARES
861
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Sağanak yağmura rağmen sabah erkenden yine oradaydı. Bir çağrıya uymak için geciktiğini son anda fark etmiş gibi telaşla çıktı. Bu kadar sıklıkla gideceğini hiç düşünmemişti. Zaman geçireceği başka bir yer yokmuşçasına yolu hep oraya düşüyordu. Aslına bakarsanız başka bir yerde olmayı o kadar çok isterdi ki. Neresi olursa olsun, yeter ki yanında…

Yağmurun o apansız ve gürültülü inişi, yolları su içinde bırakmıştı. Yağmurluğu, şapkası ve şemsiyesi olmasına rağmen sırılsıklam oldu. Ayakkabılarının içi bile ıslanmıştı. Neredeyse bir yıl olacaktı. 20 Kasım 0000 taşa kazınmış bir tarihten ibaretmiş gibi duruyordu. Çevresindeki herkesin bolca tavsiyesi vardı. Bitmeyen tavsiyeler de yağmur gibi durmaksızın yağmaya devam ediyordu: “Artık gitmeyi bırak! Kabul etmek zorundasın! Dışarı çık biraz eğlen! Kendini bu kadar kapatma! Hayat böyle geçmez! Daha çok gençsin! Kendine yeni bir hayat kur!”

Kimseden tavsiye istemediği gibi ‘bu konudaki düşünceniz ne’ diye de sormamıştı? Bu rağmen herkes dilindekini tartmadan üstüne boca ediyordu. Bu durum ona çok acımasız geliyordu.  İncecik bedeni, derin soluklanmalarıyla yalnızca et ve kastan ibaretmiş gibi kıvrılıyordu. En iyi arkadaşı, belki diğer yarısı, geleceği birlikte kucaklamak için hayal kurduğu insan olmadan “yaşamak” tam olarak nasıl bir şeydi? Bunu henüz anlayabilmiş değildi.

Sert bir rüzgâr esintisi şapkasını düşürdü, saçlarını yüzüne savurdu. Rüzgârın etkisiyle bulutlardaki nemin kısa süre içinde yükünü serbest bırakacağını hissetti. Yüzü ıslak olsa da gözlerinde ufacık bir nem belirtisi yoktu. Doğrudan yüreğinden gelen tüm gözyaşlarını dökmüştü. Artık neden diye sormayı bile bırakmıştı.

Polisler yaklaşık bir yıl önce, o korkunç gecede olan biten her şeyi kapı aralığında sakin sakin açıklamışlardı. En trajik olay bile zaman içinde iş olarak görülebiliyordu. Hangi meslek olursa olsun sürekli aynı şeyleri yapmak, yaşamak ve görmek sanırım bir süre sonra alışkanlığa dönüşüyor ve duygular da yavaş yavaş katılaşıyordu. Polisin ona ayrıntılı bir şekilde anlattığı korkunç olay, polisler için yaptıkları işin sadece bir bölümüydü. Onlar işini yapıyordu. O göre ise bildiği hayatın sonu, bütün hikâyesinin ve dünyasının birdenbire yok oluşuydu.

Çenesinde dikkat çekecek kadar büyük siyah bir ben olan uzun boylu polis, korkunç haberi verirken garip bir şekilde sağ postalının burnuyla üç kez yere vurmuştu. Postalın ucu kalbine değmişçesine irkilmişti. Buzlanma nedeniyle kayganlaşan yolda… Hızı epece fazlaymış!

“Evet! Hız yapmayı severdi. Her zaman biraz hız yapıyordu.” Söze dökmenden zihninden geçirdiği bu tümceler onu tedirgin etti. Oyuna yetişmeye çalışıyor olmalıydı. Kazanın olduğu saat, oyunun başlamasından elli dakika önceymiş. Bir şey onu korkutmuş olabilir mi? Yolda yürüyen bir köpek, bir kedi, belki bir insan. Çok iyi bir sürücüydü. Dikkatli ve tedbirliydi. Asla kural ihlali yapmazdı, hızın dışında. Kimse hiçbir şey görmemiş. Ortada bir tanık da yoktu. Köprüden aşağı savrulan motor, polisler gittiğinde hâlâ çalışıyormuş. Ama onun için çok geçmiş.

Çömeldi, granit üzerine kusursuzca kazınmış harflere, incecik parmaklarıyla özenle dokundu. “Özlemin dinmiyor,” diye fısıldadı.

Sol omzuna gizli bir el dokunur gibi oldu. Başını hızla çevirdi. Yanında dimdik duruyordu. Geldiğini nasıl fark etmemişti. Kahverengi saçları yağmurdan ıslandığı için olduğundan daha koyu duruyordu. Güçlü omuzlarını saran güderi montunun üzerinde yağmur damlaları koyu benekli lekeler bırakmıştı. Onu tanımıyordu. Kazadan söz etmesi yüzünde sıcak bir dalganın esmesine neden oldu.

“Sizi her hafta burada görünce, doğrusu hem duygulandım hem merak ettim. Acıyı unutmayı öğrenemeyen birisi daha var. Siz gittikten sonra buraya geldim. Sonra da taştaki ismi fark edince içim bir kez daha sızladı. Kazayı öğrendiğim zaman da çok üzülmüştüm.”

Şaşkınlıkla yüzüne baktı ama konuşmaya yeltenmedi. “Mezarlıkta olsaydı, onu görürdüm, neden hiç fark etmedim, bugüne kadar?” diye geçirdi içinden. Şaşkınlığını henüz atamamıştı ki davetsiz konuk ivecenlikle elini uzattı, tanışmak istiyordu. Tanışma biçimi ve yeri onun için dünyanın en garip tanışma şekline bürünmüştü. Elini uzatmadı. Başını öne doğru hafifçe eğdi. Yüz hatlarında herhangi bir duygu kırıntısı okunmuyordu.

“Kendisini tanırdım.” Nereden der gibi baktı? “İyi bir tiyatro izleyicisiyim. ‘Doğanın Ruhundaki Masallar’ı kızımla izlemiştik.” Yağmurdan kararan taşa sonra da yabancının yüzüne baktı. Kol boyu bir mesafede duruyordu.  Gözlerinin etrafındaki kırışıklıklar, güneşte gözlüksüz dolaştığını ve de çok güldüğünü söylüyor gibiydi. Birden yüz kasları gevşedi. “Onu tanıyor muydu? Umarım öyledir.” Diye iç geçirdi. Onunla ilgili paylaşacağı bir iki anı olmasını ne kadar çok isterdi. Güderi montunun cebine soktuğu elini yeniden yavaşça uzattı. Küçük bir adımla yaklaştı. Ürkek bir köpeği temkinle ve özenle selamlar gibi adını söyledi. Eli sıcak ve güven vericiydi. Sırtını yasladığı ağacın biraz ilerisindeki kahverengi mezar taşını işaret etti:

“Kızımı kaybettim. Aynı ay, arada sadece beş gün var. Bu acının üstesinden nasıl gelinir, bilmiyorum? Geride kalan için gerçekten berbat bir durum olduğundan eminim. Yaşadıklarımı anlatmam olanaksız. Kendimi hırpalamamın hiçbir şeyi değiştirmediğini zamanla öğrendim. Yaşanan acıyı tanımlamak o kadar zor ki. Onun için berbat diyorum. Oyunu mutlaka izlemişsinizdir. Ne diyordu üstat:

“Kalbinizi cehennemin bir şubesine dönüştürmeyin! Acının, taşıyanı sonsuza dek kendisine bağlayan zincirleri vardır.”

Sesi kısık fakat rahatlatıcıydı.  Kızım olsaydı şöyle derdi: “Sevgiye tutunmalısın baba! Acıya değil!”

“Bence şu anda burada olsaydı size söylemeye çalışacağı şey de bu olurdu.” Başını taşa doğru eğdi. “Onunla sahne dışında hiç tanışmadım. Ama eğer yapabilseydi, söylemek isteyeceği şeyin bu olduğundan eminim.”

“Eğer yaşasaydı kullanacağı ifade gerçekten tam olarak da bu olurdu. Sevgiye tutun.” Dudaklarının köşelerini kaldıran küçük gülümseme eşliğinde adama daha yakından baktı. Evet! Bu yabancının göz kenarlarının kırışıklıklarında onu çağrıştıran bir benzerlik vardı. Bu çizgiler tam da onunkiler gibiydi.

Hayale kapıldığını düşündü ve kendini sertçe azarladı. O da her zaman gülümsüyor ve her zaman olumlu tarafa bakıyordu. Ne zaman morali bozuk olsa, onu neşelendirmek için elinden gelen her şeyi yapardı.

Dikkatini mezar taşına verdi, başka bir adamın nasıl göründüğünü fark ettiği için çok rahatsız oldu. Birinin onu anımsatması rahatsız ediciydi.  Evet, bu olmalıydı, onu huzursuz eden.

“Kızınıza ne oldu?.. Kaza mı?..”

“Kanser.”

Ne diyeceğini bilemediğinden sol eliyle alnına dokundu. Bir iki nefeslendikten sonra göz ucuyla adamın yüzüne baktı. Acıyla uzlaşmış gibi duran gülümsemesinin tamamen kaybolduğunu gördü.

Eliyle saçlarını düzelmeye çalıştı. Saç tutamlarını toplar gibi yaptı. Hafifçe sıkınca, boynumdan aşağı soğuk bir su damlası süzüldü ve yakasının altına doğru yol aldı. Titrediğini kendisi gibi adam da fark etti: “Bir fincan sıcak kahve içmek ister misiniz?” O sıcak ve hüzünlü gülümseme, büyüleyici gücüyle geri dönmüştü.

Nemli saçları ve ıslak ayaklarıyla büzülerek oturdu. Buharı tüten kahveyi yudumlarken, adamın göz çevresindeki kırışıklıklara bakarken yakaladı kendini. Göz göze geldiler. Yağmur, yandaki pencereye çarpıyordu.

İkisinin de dudaklarında eşleşen bir gülümsemenin başlangıcıyla gün sona erdi.

Tags: Emine Aydoğdu
Previous Post

Sri Lanka Modeli: Kürtler İçin Dersler – 2

Next Post

Serdar Öktem suikastında gözaltı sayısı 13’e yükseldi: Soruşturma organize suç ve siyasi bağlantılar üzerinde derinleşiyor

Emine Aydoğdu

Emine Aydoğdu

Dinamik Dergisi’nde çıkan yazılarıyla ilk kez yazın dünyasına adımını attı. Makine Mühendisleri Odası’nın meslek dergisinde yazıları yayımlandı. Uğur Mumcu Yaratıcı Yazarlık seminerlerine, Özgür Üniversitesi’nin Küresel Emperyalizm ve Kapitalizm üzerine derslerine, Ulus Baker’in Spinoza üzerine söyleşilerine katıldı. Sokak Yazarları Dergisi’nin oluşturulup gelişmesinde önemli katkıları oldu. Bu dergide öykü ve şiirleri yayımlandı. Anayasa, Anayasa Yargısı, Kararlar Dergisi ve İnsan Haklarına ilişkin yayınlar başta olmak üzere, yüze yakın hukuk kitabının editörlüğünü yaptı. “TEMMUZU BEYAZA BOYADIM” adlı öykü kitabı, Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla Mart 2001’de yayımlandı. “TEŞKİLÂTI ESASİYE’DEN GÜNÜMÜZE ANAYASALAR” adlı çalışması Palme Yayıncılıktan Mayıs 2005’te yayımlandı. “ADO” adlı öykü kitabı, Yoğunluk Dergisi tarafından 2006’da yayımlandı. “BİR ISLIK ÇAL” adlı öykü kitabı, Favori Yayınlarından 2014’te yayımlandı. “DÜNYA BİR AVUÇ” adlı öykü kitabı, Tulpars Yayınlarından 2016’te yayımlandı. “AFORİZMALAR” adlı kitabı, Artshop Yayınlarından 2018’te yayımlandı. “KİMSE İNANMIYOR BANA” adlı öykü kitabı SRC yayınlarından 2024’te yayımlandı. Çeşitli gazetelerde denemeler yazmış, kimi televizyon kanallarında edebiyat söyleşilerine katılmış, Halk Evlerinde ise gençlere edebiyat ve sanat üzerine seminer vermiştir. “Sokak Yazarları, Evrensel Kültür, Yaşam Sanat, Yoğunluk, Deliler Teknesi, Öykü Teknesi, Tavır, İlk İnci, Nikbinlik, Çağdaş Yaşam, Bağlaç, Ekin Sanat, Kıyı Dili, Çağdaş Türk Dili, Bulut Yazar, Sarmal Çevrim, Eliz Edebiyat, Edebiyat Nöbeti, Lacivert, Edebiyat Kolektifi, Güney Dergisi, Çini Kitap, MYART Sanat Dergisi, Altı Yedi, adadergi.com, cigdergisi.com,” gibi kültür sanat ve edebiyat dergilerinde öyküleri ve şiirleri, “Feniks, İnsanokur.org, Çerçi Sanat, adananewstv.com, Son Baskı, Edebiyat-Kültür Sanat ve Farkındalık, Yaşa-Der Platformu (Yazar Şair ve Sanatçı Dernekleri Platformu) Yobazlıkla Mücadele, Kürecik TV Kültür Sanat Edebiyat, Solmedya.com ve sendika.org’da denemeleri ve öyküleri yayımlanmıştır. BUDEP (Bursa Dergiler Platformu) çatısı altında düzenlenen Bursalı edebiyatçıların “Kış Buluşması” 2025 yılının Mart ayı etkinliğinde, ortak inisiyatif ile belirlenen ve “Bursa’dan Edebiyata Katkı” adıyla verilen 2024 Yılı Bursa’dan Öykü/Romana Katkı Ödülüne layık görülmüş ve “2024 Bursa’dan Öyküye Katkı Ödülü” ile onurlandırılmıştır. Gazetemizde “Öykü Köşeşi” yazarı olarak öykü ve deneme yazmaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları

Yeraltından Yükselen Sessiz İsyan: Emine Aydoğdu’nun yeni kitabı çıktı
Kitap Önerileri

Yeraltından Yükselen Sessiz İsyan: Emine Aydoğdu’nun yeni kitabı çıktı

09/04/2026
TANRILARIN DOĞUŞU İNSANI KÖLELEŞTİRDİ
Manşet Haberler

TANRILARIN DOĞUŞU İNSANI KÖLELEŞTİRDİ

08/03/2026
BİR YUMAK HAMUR
Manşet Haberler

BİR YUMAK HAMUR

09/02/2026
VENEZUELA VE EMPERYALİZM
Manşet Haberler

VENEZUELA VE EMPERYALİZM

19/01/2026
LAİKA’YA BARIŞ GETİRECEKLER MİŞ!
Manşet Haberler

LAİKA’YA BARIŞ GETİRECEKLER MİŞ!

02/01/2026
KEDİ
Manşet Haberler

KEDİ

15/12/2025
Next Post
Serdar Öktem suikastında gözaltı sayısı 13’e yükseldi: Soruşturma organize suç ve siyasi bağlantılar üzerinde derinleşiyor

Serdar Öktem suikastında gözaltı sayısı 13’e yükseldi: Soruşturma organize suç ve siyasi bağlantılar üzerinde derinleşiyor

Comments 11

  1. Mehmet Emin Turgut says:
    11 ay ago

    Uzun aradan sonra yine güzel bir öykü ile baş başayız. Her geçen gün daha da ustalaşan kalemi gönülden kutluyorum.

    Yanıtla
    • Emine Aydogdu says:
      11 ay ago

      Teşekkür ederim benim sevgili ve kıymetli yazarım güzel görüşlerin için.
      Her zaman duyarlı ve naziksin.
      Selamlar sevgiler.

      Yanıtla
  2. Osman Kılınç says:
    11 ay ago

    Eline koluna ve yine O koca yüreğine sağlık Canım Arkadaşım. İnsanı alıp, öykünün yaşandığı zamana ve mekâna götüren bu muhteşem yazılarının devamını diliyorum.
    Bir küçük eleştirim yok değil, ama o da sana değil! Sayfa düzenini kim yaptıysa ona🙂
    Yazının bir yerinde “O göre ise bildiği hayatın sonu, bütün hikâyesinin ve dünyasının birdenbire yok oluşuydu.” derken heralde ‘Ona göre’ diyordun. Sevgilerle…

    Yanıtla
    • Emine Aydogdu says:
      11 ay ago

      Merhaba canım arkadaşım,
      Anlamlı ve katkılı yorumun için sana çok çok teşekkür ediyorum.
      Eleştirinde de haklısın dikkatli bir okuma gerektiriyor.
      Selamlar sevgiler.

      Yanıtla
  3. Dost yürek says:
    11 ay ago

    Bu güzel kalemine sağlık

    Yanıtla
    • Emine Aydogdu says:
      11 ay ago

      Teşekkür ediyorum.
      Dostlukla.

      Yanıtla
  4. Alp Arslan says:
    10 ay ago

    Keyifle okudum.
    Yüreğinize, kaleminize sağlık olsun.

    Yanıtla
    • Emine Aydogdu says:
      10 ay ago

      Çok teşekkür ederim sevgili arkadaşım.
      Selaml ve dostlukla.

      Yanıtla
  5. VEYSEL Yıldız says:
    10 ay ago

    Epey zamandan beri ilk defa birbirinden daha başarılı yeni bir öykünü okuyorum, eline yüreğine sağlık.
    Selamlarımı gönderiyorum.

    Yanıtla
    • Emine Aydogdu says:
      10 ay ago

      Merhaba sevgili Veysel,
      Güzel bir gün dileğiyle, selamlar sevgiler.

      Yanıtla
  6. Gülsüm says:
    9 ay ago

    Emine hanım ruhunuz kalbiniz duygularınız söylüyor elleriniz yazıyor ne güzel anlatılmış bir öykü sağ olunuz.

    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

ÇERÇEVE YASA’YA DIŞARIDAN BAKMAK

ÇERÇEVE YASA’YA DIŞARIDAN BAKMAK

by Mustafa Kumanova
19/08/2026
0

Hepimiz milliyetçiliğin görünmez duvarları tarafından tecrit edilenleriz. Tüm gericilerin ortak kanaati, "insanlar kendi başlarına hareket edemezler, bu yüzden de bir...

İnsani yardımın ağır bilançosu: Bir yılda 907 görevli saldırıların hedefi oldu

İnsani yardımın ağır bilançosu: Bir yılda 907 görevli saldırıların hedefi oldu

by Sonhaber
19/08/2026
0

Çatışma bölgelerinde sivillere yardım ulaştırmaya çalışan görevlilere yönelik saldırılar 2025’te kayıtlardaki en yüksek seviyeye çıktı. Yardım Çalışanları Güvenlik Veri Tabanı’na...

BİR AĞIT HALAYA DÖNÜSTÜREBİLİNİR Mİ?

BİR AĞIT HALAYA DÖNÜSTÜREBİLİNİR Mİ?

by Sarya Özgür
19/08/2026
0

Sevgili okurlar, merhaba. Bu hafta biraz Kürt müziğinin hayatımızdaki yerinden, biraz da müziğin taşıdığı hafızadan söz etmek istiyorum. Çünkü bizim...

İsrail Suriye’deki hava üssünü vurdu: Ankara’dan sert tepki

İsrail Suriye’deki hava üssünü vurdu: Ankara’dan sert tepki

by Sonhaber
19/08/2026
0

İsrail savaş uçakları, Suriye’nin kuzeybatısında bulunan Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü’nü hedef aldı. Suriye devlet televizyonunun askerî kaynaklara dayandırdığı bilgilere...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik