Kahve zinciri EspressoLab, 19 Mart 2025’te CHP’nin açıkladığı boykot listesine alınmasının ardından sosyal medya üzerinden markayı hedef alan kişilere yönelik hukuki adımlar attı. Aralarında eski CHP milletvekili Hüseyin Aygün ve tasarımcı Mahir Akkoyun‘un da bulunduğu çok sayıda kişiye “marka değerini düşürmek” ve “ticari itibarı zedelemek” suçlamalarıyla maddi ve manevi tazminat davası açıldı.
“200 bin TL tazminat istiyorlar”
Görsel tasarımcı Mahir Akkoyun sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, EspressoLab’in kendisine 200 bin TL tutarında dava açtığını duyurdu. Eski milletvekili Hüseyin Aygün de benzer şekilde, boykot çağrısı yaptığı için dava edildiğini belirtti. Aygün, “EspressoLab, 19 Mart sonrası sosyal medyada boykot çağrısı yaptığım için dava açtı, tazminat istiyor” ifadelerini kullandı.
“Marka değeri zarar gördü” gerekçesi
EspressoLab tarafından yapılan başvurularda, boykot çağrılarının şirketin itibarını zedelediği ve ticari faaliyetlerine zarar verdiği ifade edilerek, şu ifadelere yer verildi:
“Müvekkil şirketin marka değeri düşmekle kalmayıp, hesap sahibi tarafından boykot çağrısında bulunulmak suretiyle kitleler harekete geçirilmeye çalışılmış; bu durum müvekkil şirketin ticari hayatını sekteye uğratmaya ve kişilik haklarını ihlal etmeye yönelmiştir.”
CHP’nin boykot çağrısı neydi?
CHP, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından 19 Mart’ta iktidarla ekonomik ya da siyasal ilişkisi olduğu iddia edilen bazı şirket ve markalar hakkında boykot çağrısında bulunmuştu. EspressoLab de bu listede yer alan firmalardan biriydi.
Söz konusu çağrılar, sosyal medyada büyük yankı uyandırmış; bazı kullanıcılar bu markaların ürünlerini satın almamaya, bazıları ise tüketicileri bu markaları protesto etmeye davet etmişti.
Hukuki ve toplumsal tartışma derinleşiyor
Tazminat davaları, ifade özgürlüğü, tüketici hakları ve şirketlerin itibar koruma hakkı arasındaki hassas dengeyi yeniden gündeme taşıdı. Sosyal medyada “boykot hakkı bir vatandaşlık hakkıdır” yorumları yayılırken, bazı hukukçular ise marka itibarına sistematik saldırının sınırlarının yeniden tanımlanması gerektiğini savunuyor.
EspressoLab’in dava süreci nasıl ilerleyecek ve kamuoyunda nasıl bir yankı yaratacağı önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.












