Cumartesi, Eylül 5, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Faşizm Bir Hastalıktır, Tedavi Edilmediğinde Toplumu Çürütür

Sarya Özgür by Sarya Özgür
28/08/2026
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
1
Faşizm Bir Hastalıktır, Tedavi Edilmediğinde Toplumu Çürütür
0
SHARES
556
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Doğurgan her kadın şu duyguyu iyi bilir. Anne ve baba olanlar da bilir. Çocuk sahibi olduğunuzda, ebeveyn olduğunuzu size her gün yeniden hatırlatan bir hayat başlar. Ne zorluklarla büyüttünüz çocuklarınızı, değil mi? Pamuklara sardınız, kendi nefesinizden bile sakındınız. Hastalandığında başında sabahladınız, korktuğunda elini tuttunuz. Çünkü o sizin çocuğunuzdu.

Peki soruyorum size: Adı üstünde, çocuk. Sizin hedef aldığınız, hakaret ettiğiniz, öldürülmesini istediğiniz o çocukların da bir annesi var. Bir babası var. Bir ailesi var. Onlar da sizin çocuklarınız gibi doğdu, büyüdü, sevildi.
Bir canı yaratmak sizin elinizde olmadığı gibi, Allah’ın verdiği bir canı almak da sizin haddiniz değil. Üstelik kendisini inançlı bir toplum olarak tanımlayan insanlara soruyorum: Bir insanın canına kastetmek, sırf kimliği nedeniyle onu aşağılamak sizin inancınızın neresinde? Allah’ın verdiği canı hangi hakla değersiz görüyorsunuz? Yoksa Allah’ın iradesini de kendinize göre mi yorumluyorsunuz?

Bunu yaparken gerçekten inandığınızı mı düşünüyorsunuz? Çünkü Allah’ın verdiği canı hiçe saymak, söylediğiniz inançla da vicdanla da yan yana durmuyor.

Yıl olmuş 2026. İnsanlık uzaya araç gönderiyor, dünyanın öbür ucuyla saniyeler içinde konuşuyor. Ama hâlâ bir insanın Kürt olması, Kürtçe konuşması ya da kendi kimliğiyle gurur duyması bazılarına tehdit gibi geliyor.
Bir çocuğa Kürt olduğu için laf söyleyince ne kazanıyorsunuz? Bir Kürt kadınına hakaret edince elinize ne geçiyor? Bir halkı yok sayınca ülkeniz mi büyüyor?

Hayır.

Sadece içinizdeki nefreti gösteriyorsunuz.

Irkçılığı “düşünce özgürlüğü” diye savunamazsınız. Bir insanı doğduğu kimlik üzerinden aşağılamak fikir değil, ayrımcılıktır. Faşizm ise bu ayrımcılığın örgütlü ve tehlikeli hâlidir.

Ve faşizm çoğu zaman büyük sözlerle başlamaz. Bir şakayla başlar. Bir küfürle devam eder. Sonra hakaret normalleşir. Bir çocuk hedef gösterilir. İnsanlar alışır. En tehlikeli cümle de o zaman gelir:

“Ne var bunda?”

Var.

Çünkü o çocuk bir insan.

Bir de işin başka bir tarafı var. Sıkıştığınızda, dara düştüğünüzde, başınız sıkıştığında yardım istediğiniz insanlar da Kürtler. O zaman neden yardım istiyorsunuz?

Madem bu halkı bu kadar küçümsüyorsunuz, madem Kürtleri bu kadar değersiz görüyorsunuz, ihtiyaç duyduğunuzda neden aynı insanların kapısını çalıyorsunuz?

İşinize geldiğinde insan, işinize gelmediğinde düşman mı oluyor?

Bunu da bir düşünün.

Daha birkaç gün önce Diyarbakır’da çiftçilik yapan Yozgatlı bir vatandaşın biçerdöveri yanıyor. Diyarbakır’ın köylüleri kendi aralarında para topluyor ve bu insanın yeniden biçerdöver alabilmesi için 800 bin lira bir araya getiriyor. Neden? Sırf komşuları, hemşehrileri, bir insan zor durumda kaldı diye. Üstelik o insan başka bir şehirden gelmiş, başka bir yerden ekmeğinin peşine düşmüş. Kimse önce “Sen nerelisin?” diye sormuyor. İnsan olduğu için el uzatıyorlar.

Şimdi size soruyorum: Biz size sürekli “Kendinize gelin, insan kalın” diye hatırlatmak zorunda mıyız?

Her seferinde yeniden mi anlatacağız size insan olmanın ne demek olduğunu?

Evet, belli ki bazı şeyleri sürekli hatırlatmak gerekiyor.

Çünkü insanın başına gelen felaket karşısında el uzatan Diyarbakır köylüsüyle, bir çocuğu sırf Kürt olduğu için hedef gösteren zihniyet aynı toplumun içinde yaşıyor. Aradaki fark şu: Biri insanı görüyor, diğeri kimliğini görüp insanlığını unutuyor.

Sizin bu ölçüsüz, öfkeyle beslenen hareketleriniz sadece Kürt çocuklarına zarar vermiyor. Bu ülkenin dışarıdan nasıl göründüğünün de yüzüsünüz siz.

Bir çocuğa saldırıldığında, bir kadına kimliği üzerinden hakaret edildiğinde, bir halkın tamamı aşağılandığında dünyanın geri kalanı bunu görüyor. İnsanlar bu ülkeye bakıyor. “Bu toplum birbirine nasıl davranıyor?” diye bakıyor.

Siz aslında sadece karşınızdaki insana değil, yaşadığınız ülkeye de zarar veriyorsunuz.

Diyelim ki Zonguldak’ta Kürt çocuklarına saldırdınız. Diyelim ki on çocuk öldü. Sonra ne olacak? Hangi anne çocuğunun sesini yeniden duyacak? Hangi baba evladını yeniden kucağına alacak?

Bir annenin çocuğunu toprağa vermesine sebep olmak size ne kazandıracak?

Hiçbir şey.

Sadece bir ailenin hayatını paramparça edeceksiniz.

Bir de “En iyi Kürt ölü Kürt’tür” diyenler var.

Bir anne olarak bu cümleye vereceğim cevap çok basit: Hiçbir çocuğun ölümü sizi büyütmez.

Daha dün sayılabilecek bir zamanda Rahmi Koç’un İzmir’deki bir hastane açılışında Kürt kadınlarını hedef aldığı gerekçesiyle tepki çeken sözleri gündeme geldi. Tepkiler yükseldi, soruşturma başlatıldı ve ardından özür geldi.
Kürt kadınları sustu mu?

Hayır.

Çünkü artık kimse kendisine yöneltilen hakareti sessizce taşımak zorunda değil.

Kürtler bu toprakların misafiri değil. Bu coğrafyanın tarihinin, kültürünün ve hafızasının bir parçası. Bunu kabul etmek bir lütuf değil, gerçeği kabul etmektir.

Ben bir anne olarak çocuğuma, kendisinden farklı olan insandan korkmayı değil, onu tanımayı öğretmek istiyorum. Bir kadın olarak da çocukların kimliği yüzünden hedef gösterilmediği, annelerin evlatlarını nefretin elinden korumak zorunda kalmadığı bir ülke istiyorum.

Çünkü insanı küçülterek kimse büyümez.

Bir halkı yok sayarak hiçbir ülke güçlenmez.

Nefretle çocuk büyütülmez.

Nefretle gelecek kurulmaz.

Ve unutmayın; bugün bir çocuğa söylediğiniz söz, bugün bir kadına yönelttiğiniz hakaret, bugün bir halka karşı kurduğunuz nefret dili yarın sizin karşınıza başka bir biçimde çıkar. Çünkü hiçbir toplum, kendi içindeki nefreti büyüterek ayakta kalamaz.

Benim derdim bir halkı diğerinin karşısına koymak değil. Benim derdim çocukların ölmediği, annelerin evlatlarını kimliği yüzünden korumak zorunda kalmadığı, insanların birbirine sadece kimliğinden dolayı düşman edilmediği bir ülke.

Çünkü çocuklarımızın bize soracağı bir gün gelecek:

“Bunca şeyi gördünüz, neden sustunuz?”

Ben o gün susmuş olmak istemiyorum.

Tags: Sarya Özgür
Previous Post

İran ve Umman Hürmüz için geçici deniz koridorunu görüşüyor

Next Post

ABD, savaş sırasında çektiği diplomatları Ortadoğu’ya geri gönderiyor

Sarya Özgür

Sarya Özgür

Sarya Özgür (1981, İstanbul) — Diyarbakırlı, Kürt bir ailenin onuncu çocuğu olarak İstanbul'da doğdu. Eğitimine ara verdiği dönemler olsa da Atatürk Üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi olarak akademik çalışmalarını sürdürüyor. Makyaj tasarımı ve heykel/plastik makyaj alanlarında uzmanlaşan Sarya, 2009’dan itibaren televizyon ve dizi projelerinde protez, yara/kan efektleri ve karakter makyajları tasarlayıp uyguladı. Coğrafyasının savaş ve toplumsal travmalarını heykel ve plastik dökümlerle işlerken dört karma ve bir kişisel sergi gerçekleştirdi; eserleri toplumsal hafızayı canlı tutmayı amaçlıyor. Toplumsal adalet ve belgesel çalışmalarına da ilgi duyan Sarya, 2024’te Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in cinayetinden derin biçimde etkilendi; bu olayın araştırılması ve anlatılması amacıyla hazırladığı çalışma, 2026’da “Rojin Kabaiş” belgeseline dönüştü. Belgeselde Sarya, yardımcı yönetmenlik ve moderatörlük görevlerini üstlenerek adalet arayışına katkı sağladı. Aynı zamanda şair ve seslendirme sanatçısı olan Sarya’nın şiirleri sahne ve dijital mecralarda ilgi gördü; Kürtçe kültür-sanat yayınlarında seslendirme ve sunuculuk yaptı. 2025’te toplumsal temalı şiirleri BEN U SEN adıyla yayımlandı.

Yazarın Diğer Yazıları

BİR KİTABI İKİNCİ KEZ OKUTAN DOST
Manşet Haberler

BİR KİTABI İKİNCİ KEZ OKUTAN DOST

03/09/2026
BİR AĞIT HALAYA DÖNÜSTÜREBİLİNİR Mİ?
Manşet Haberler

BİR AĞIT HALAYA DÖNÜSTÜREBİLİNİR Mİ?

20/08/2026
BİR DİLİ ÖĞRENMEK, BİR DÜNYAYLA KARŞILAŞMAKTIR
Manşet Haberler

BİR DİLİ ÖĞRENMEK, BİR DÜNYAYLA KARŞILAŞMAKTIR

16/08/2026
ANA DİLİMİ ÖĞRENİRKEN KENDİMİ ÖĞRENDİM
Manşet Haberler

ANA DİLİMİ ÖĞRENİRKEN KENDİMİ ÖĞRENDİM

13/08/2026
İçsel Yolculuk
Manşet Haberler

İçsel Yolculuk

08/08/2026
Aşkın Disiplini Olur mu?
Manşet Haberler

Aşkın Disiplini Olur mu?

31/07/2026
Next Post
ABD, savaş sırasında çektiği diplomatları Ortadoğu’ya geri gönderiyor

ABD, savaş sırasında çektiği diplomatları Ortadoğu’ya geri gönderiyor

Comments 1

  1. Sedat says:
    1 hafta ago

    Kaleminize yüreğinize sağlık

    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

AĞUSTOS ENFLASYONU: GARP CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY VAR!

AĞUSTOS ENFLASYONU: GARP CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY VAR!

by Mustafa Durmuş
05/09/2026
0

TÜİK, ENAG ve İTO tarafından hesaplanan ağustos ayına ilişkin aylık ve yıllık enflasyon oranları arasındaki farklılıklar sürüyor: TÜİK’in yıllık enflasyonu...

10 Ekim Barış Derneği’nden Savaş Yıldız çağrısı: 25 Eylül’de mahkemeye getirilsin

10 Ekim Barış Derneği’nden Savaş Yıldız çağrısı: 25 Eylül’de mahkemeye getirilsin

by Sonhaber
05/09/2026
0

10 Ekim Barış Derneği, 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı davasının firari sanıklarından Savaş Yıldız’ın Türkiye’ye getirildiğine ilişkin haberlerin ardından...

ODTÜ’de yol projesine karşı nöbet yeniden başladı

ODTÜ’de yol projesine karşı nöbet yeniden başladı

by Sonhaber
05/09/2026
0

Ankara Büyükşehir Belediyesine (ABB) ait iş makinelerinin Orta Doğu Teknik Üniversitesi arazisindeki yol çalışmalarını yeniden başlatması, öğrenciler ile kent ve...

Özelleştirme hız kesmiyor: Boğaz köprüleri ve otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı

Özelleştirme hız kesmiyor: Boğaz köprüleri ve otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı

by Sonhaber
05/09/2026
0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı 11750 sayılı karar, 5 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararla Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (KGM)...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik