Çarşamba, Ağustos 19, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Günlerden Sızan

FAŞİZMDEN KORKMA, GEÇ KALMAKTAN KORK!

Naim Kandemir by Naim Kandemir
17/10/2025
in Günlerden Sızan, Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
FAŞİZMDEN KORKMA, GEÇ KALMAKTAN KORK!
0
SHARES
756
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Bir yakınım vücudundaki değişimin kötü bir hastalığın sinyali olduğunu düşünse ve ailesinde kansere maruz kalmış olan yakınları olduğunu bilse de korkusunu yenemeyerek geçer ümidiyle aylar sonra hekime gitmeye mecbur kalınca, sağlık kurumlarında sıkça gördüğüm Kanserden korkma, geç kalmaktan kork! afişlerini hatırladım.

Aslında, bu zamanında müdahale etme denilen kavram, toplumsal hayatın her yerinde geçerli ve uyarıcı bir kavram. Sağlık Bakanlığı’nın bu afişleri genellikle bir kampanya kapsamında üretilir ve yurdun dört bir yanındaki sağlık kurumlarında vatandaşların ilgisine sunulur. Kimi zaman halkın dikkati vereme, sıtmaya, çocuk felcine veya meme kanserine çekilir… Bu, bir toplumu bilinçlendirip uyarılan yönde harekete geçirme amaçlı bir çalışmadır.

***

Siyasi hayatta da bunun benzeri çalışma tarzlarını benimseyen yapılar oldu ülkede. 12 Eylül öncesinde tedrisatından geçtiğim yapı da esas olarak çalışmasını siyasi kampanyalar üzerine kurmuştu. Bunu kitleler içine yayılarak kitleselleşme yöntemi olarak gördü. O zamanlar toplumun gündemindeki DGM’ler, işsizlik-pahalılık, 141-142. Maddeler gibi temalar doğrultusunda o zamanki yöntemlerle bu kampanyalar o yapının destekçileri tarafından hayata geçirilirdi.

Dönem, kampanya temasını belirlediği gibi mücadele araçlarını da belirlerdi. Eskiden; yazılama, kuşlama, korsan miting, bombalı pankart asma vb. yöntemler esas olarak kullanılırdı. Günümüzde ise; izinli mitingler, medya araçları, sosyal medya ve son olarak da yapay zeka destekli bir çalışma tarzı solun kullanmakta olduğu yöntemler oldu.

Muhalif yapıların zamana bağlı olarak temaları, mücadele yöntemleri hatta kitle oluşumlarının terkibi bile değişiklik gösterse de yukarıda andığım kuralın doğruluğu ve önemi değişmedi.

Aslında faşizm de toplumlar için bir illet, hastalık ve her solcunun besmele gibi zihninde ve ağzında olması gereken: Faşizmden korkma, geç kalmaktan kork, cümlesidir.

***

Hikmet Kıvılcımlı’nın o ünlü tamlamasını hatırlayalım: İşsizlik ve pahalılık cehennemi! Ülkede her geçen gün büyümekte olan bu cehennem aslında yoksul kesimlerin birçoğu için adeta dini anlamda inanılan cehennemin ülke sınırları içinde canlı bir provası. Bu cehennem karşısında yoksullar tek başlarına bırakılacak olurlarsa , bu mağdur kitlenin çoğunun tevekküle yönelip dine daha derinden sığınacağını söylememiz abartı olmaz. İşte, bu noktada faşizmden, faşizmin gelişinden, narasından korkmadan, cehennemi yaşayan bu yoksul kesimle hayatın içinde hemhâl olan örgütlü sol güçler geç kalmadan inisiyatif alırlarsa faşizme gidişin önünü kesmek mümkün olabilir. Buradan anlaşılacağı üzere zamanlama becerisi gerekiyor ki tren kaçmasın!

Bir zamanlar her şey zamanında mottosunu bir otobüs firması kullanırdı ki çok isabetliydi. Politikada da müdahale güçle ve doğru zamanda yapılırsa başarılı olunulabilir. Mevcut koşullara müdahalede gecikilmesi durumunda o boşluk cehennemi yaratanlar tarafından doldurulur ve cehennem ateşi harlanır. Hayatın boşluk kabul etmeyeceğini bilmemiz zor değildir. Başkalarına mekân olan boşluğun tepesine oturanlar için çaresiz kitleleri yönetmek, hatta kendilerinin onların gözlerinde umut olmaları işten bile değildir.

***

Faşizmle mücadelede olduğu gibi ülke solunun hayatın çeşitli alanlarındaki mücadelelerinde yavaşlatıcı, köstekleyici olan bir yanı var. Bilindiği gibi beşeri ilâçların kutularında bir prospektüs bulunur. Bu prospektüste ilâca dair tanıtıcı kısa ve öz bilgiler yer alır: ilâcın kullanımı, etken maddesi, endikasyonları sıralanıp ilâcın nasıl ve ne miktarda alınacağı belirtilir. Doğal olarak beşeri bir ilâç birçok hastalığı tedavi edici özellikte değildir. Etki alanı lokaldir. İşte bizim solda da bu prospektüsçülük, kalıpçılık engelleyici, sorun çözmede ve müdahale etmede daraltıcı bir fonksiyon üstlenir.

Bu vakit olmuşken bile sosyalist hareketlerin kaçının siyasi programı var, desek, sayı kaçtır bilemiyoruz! İşte, siyasi program olmayınca, yola ilâç prospektüsüne benzettiğim program karikatürü bir araçla çıkılmış olmaktadır. Dolayısıyla etki ve çözüm alanı sınırlı olan bir prospektüsle de ne kadar yol alınabilirse ona razı olmak da halka düşecektir ki iktidar bile baştan beri ittifaklarla iktidarını sürdürmektedir. İttifakın temelinde güç yetersizliğine dayalı bir zorunluluk vardır. Muhalefet dev aynasına mı bakıp duruyor yoksa? Program, bütüncül tedaviye rehberdir ve siyasi yapıların sekterliklerini de ıslah edici bir etkisi olacağını düşünürüm.

Program yoksa, ittifakla, blokla bir araya gelinip topyekûn muhalefetin içinde alanda destek verilemiyorsa ve üstüne üstlük zamanında müdahale edilemeyip geç kalınıyorsa, o zaman olacak olan bugünden bellidir. On yıllardır toplumu her alanda saran çürümenin varacağı yer gübre kokusunun her tarafı sarmasıdır. O zaman da yine devletin 1969’larda yaptığı bir kampanyanın afişini hatırlarız: Her eve bir hela! 1969’ların Türkiye’sinde devletin bu kampanyası iş görürdü belki ama ülkenin bugünkü hâlinde patlayan lağımlar için çok geç kalınmamalı ki akıbet çok belli!

Eskiden sınıf savaşı biraz gizli kapalı olurdu. Sınıf çelişkisini kamufle etme ihtiyacı duyulurdu. Oysa günümüzde emeğe saldırı çok sert. Zengin severlerin gözünü adeta kin bürümüş; garibana saldırıyor da saldırıyorlar. Sınıf çatışmasının centilmenlik kurallarını önemli ölçüde belirleyen hukuk da, safını çok katı ve sert bir biçimde belirlemiştir.

Bu mücadelenin centilmenlik kurallarının gerçekçi bir şekilde yeniden belirlenmesi ve bu kurallara titizlikle uyulması; aksi halde patlayan lağımın debisinin çok yükseleceğinin bilinmesi gerektiği tabiidir.

Tags: Naim Kandemir
Previous Post

Hamas: “Esir cesetlerinin teslimi ekipman yetersizliğinden gecikti, sorumlu İsrail”

Next Post

“Ya ABD Başa, Ya Kuzgun Leşe..!”

Naim Kandemir

Naim Kandemir

Naim Kandemir: 1961 Samsun doğumlu. A.Ü SBF mezunu. Yayınlanmış kitapları: - Görüşmek Üzere, şiir, Mayıs Yayınları, 1983 - Camın Buğusuna Yazılanlar, şiir, Kanguru Yayınları, 2009. - Bir Dakikalık Hikâyeler, Bencekitap Yayınları, 2011. - Benim Amarcord’um, anlatı, Notabene Yayınları, 2014. - Ömrümüzü Hayat Yaptığımız Yıllar, anlatı, Notabene Yayınları, 2015. - İnziva Diyalogları, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2017 - Hayat Üzerine Diyaloglar, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2018 - Bir Çocuğun Saflığıyla, öykü, Notabene Yayınları, 2018 - Motosikletle İtalya, gezi, Notabene Yayınları, 2019 - Umut Diyalogları, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2020 - Uçurtma Tamircisi, öykü, Notabene Yayınları,(hazırlanıyor) Ayrıca, senaryosunu yazdığı, 12 Eylül dönemini trajikomik bir hikâyeyle anlattığı Acayip adında bir sinema filmi projesi var. Cengiz Türüdü: 1959 Bulancak doğumlu. 1978 yılında A.Ü SBF’ne girdi. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra sıkıntılı bir süreç yaşadıktan sonra 2017 yılından itibaren kitaplarıyla aramıza döndü. Yayınlanmış kitapları: - İnziva Diyalogları, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2017 - Hayat Üzerine Diyaloglar, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2018 - Umut Diyalogları, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2020

Yazarın Diğer Yazıları

ANILARA KEFİL
Günlerden Sızan

ANILARA KEFİL

17/08/2026
TERZİ HASAN
Günlerden Sızan

TERZİ HASAN

31/07/2026
ARASTANIN GÜLLERİ-1
Günlerden Sızan

ARASTANIN GÜLLERİ-1

24/07/2026
SEÇİM ve MADALYONUN İKİ YÜZÜ
Günlerden Sızan

SEÇİM ve MADALYONUN İKİ YÜZÜ

13/07/2026
NERESİNDEN TUTACAĞINI ŞAŞIRMAK
Günlerden Sızan

NERESİNDEN TUTACAĞINI ŞAŞIRMAK

06/07/2026
İÇENE DE İÇMEYENE DE DERT OLAN ALKOL
Günlerden Sızan

İÇENE DE İÇMEYENE DE DERT OLAN ALKOL

03/07/2026
Next Post
“Ya ABD Başa, Ya Kuzgun Leşe..!”

“Ya ABD Başa, Ya Kuzgun Leşe..!”

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

ÇERÇEVE YASA’YA DIŞARIDAN BAKMAK

ÇERÇEVE YASA’YA DIŞARIDAN BAKMAK

by Mustafa Kumanova
19/08/2026
0

Hepimiz milliyetçiliğin görünmez duvarları tarafından tecrit edilenleriz. Tüm gericilerin ortak kanaati, "insanlar kendi başlarına hareket edemezler, bu yüzden de bir...

İnsani yardımın ağır bilançosu: Bir yılda 907 görevli saldırıların hedefi oldu

İnsani yardımın ağır bilançosu: Bir yılda 907 görevli saldırıların hedefi oldu

by Sonhaber
19/08/2026
0

Çatışma bölgelerinde sivillere yardım ulaştırmaya çalışan görevlilere yönelik saldırılar 2025’te kayıtlardaki en yüksek seviyeye çıktı. Yardım Çalışanları Güvenlik Veri Tabanı’na...

BİR AĞIT HALAYA DÖNÜSTÜREBİLİNİR Mİ?

BİR AĞIT HALAYA DÖNÜSTÜREBİLİNİR Mİ?

by Sarya Özgür
19/08/2026
0

Sevgili okurlar, merhaba. Bu hafta biraz Kürt müziğinin hayatımızdaki yerinden, biraz da müziğin taşıdığı hafızadan söz etmek istiyorum. Çünkü bizim...

İsrail Suriye’deki hava üssünü vurdu: Ankara’dan sert tepki

İsrail Suriye’deki hava üssünü vurdu: Ankara’dan sert tepki

by Sonhaber
19/08/2026
0

İsrail savaş uçakları, Suriye’nin kuzeybatısında bulunan Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü’nü hedef aldı. Suriye devlet televizyonunun askerî kaynaklara dayandırdığı bilgilere...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik