ABD Merkez Bankasının (Fed) 15-16 Eylül’de düzenleyeceği para politikası toplantısı öncesinde faiz artışı beklentileri belirgin biçimde güçlendi. Ağustos ayına ilişkin tüketici ve üretici enflasyonu verilerinin tahminlerin üzerinde gelmesi, fiyat artışlarının Fed’in yüzde 2 hedefinden uzaklaşabileceği kaygısını artırdı.
Ortadoğu’daki çatışmaların petrol fiyatlarını 100 doların üzerine taşıması da enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden hızlandırabileceği beklentisine yol açtı. Fed’in politika faizi hâlen yüzde 3,50-3,75 aralığında bulunuyor.
Artış olasılığı yüzde 87’ye çıktı
Vadeli işlem piyasalarında 25 baz puanlık faiz artışına verilen olasılık, son enflasyon verileri öncesindeki yaklaşık yüzde 70 düzeyinden yüzde 87’ye yükseldi.
Goldman Sachs, daha önce faizlerin sabit tutulacağı yönündeki tahminini değiştirerek eylül toplantısında 25 baz puanlık artış beklediğini açıkladı. JPMorgan da eylül ve aralık toplantılarında birer faiz artışı öngördüğünü bildirdi.
Buna karşılık bankaların uzun vadeli tahminleri farklılaşıyor. JPMorgan, uzun dönem politika faizi beklentisini yüzde 3,25’e yükseltirken Goldman Sachs 2027’de iki faiz indirimi yapılabileceğini, ancak indirimlerin daha geç başlayacağını tahmin ediyor.
Fed içinde görüş ayrılığı büyüyor
Fed, temmuz toplantısında politika faizini değiştirmemişti. Toplantı tutanakları, üç kurul üyesinin enflasyon risklerini gerekçe göstererek 25 baz puanlık artıştan yana oy kullandığını ortaya koydu.
Tutanaklarda ekonomik faaliyetin güçlü seyrini koruduğu, işsizlik oranının büyük ölçüde değişmediği ve enerji kaynaklı fiyat baskılarının enflasyon açısından risk oluşturduğu belirtildi.
Trump’tan düşük faiz baskısı
ABD Başkanı Donald Trump ise ekonomik verilerden bağımsız olarak ülkenin dünyadaki en düşük faiz oranlarına sahip olması gerektiğini savundu. Trump’ın açıklamaları, Fed’in bağımsızlığına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Fed’in faiz kararının yanı sıra gelecek dönem para politikasına ilişkin vereceği mesajlar da yakından izlenecek. Yatırımcılar özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin geçici görülüp görülmeyeceğine ve yılın kalanında yeni faiz artışlarının gündeme gelip gelmeyeceğine odaklanacak.












