Cumartesi, Mayıs 9, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Fikret Başkaya ile “Zenginlik”, “Yoksulluk”, “Etik”, “Kapitalizm, “Kalkınma” Üzerine…

Söyleşi: Savaş Karakoyunlu…

Fikret Başkaya by Fikret Başkaya
06/01/2026
in Manşet Haberler, Söyleşi
A A
0
Fikret Başkaya ile “Zenginlik”, “Yoksulluk”, “Etik”, “Kapitalizm, “Kalkınma” Üzerine…
0
SHARES
475
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Hocam, Neden bunca yoksulluk, bunca zenginlik var?

Kapitalizm dahilinde yoksulluk peydahlamadan zenginlik üretmek mümkün değildir… Bu temel eğilim, sistemin karakterinde mündemiçtir. Bir kutupta zenginlik üretmek, karşı kutupta yoksulluk üretmeden mümkün değildir… Zira sistem bir sömürü metabolizması olarak işliyor, yol alıyor, var oluyor…

Zengin olmanın da iki yolu vardır, bir üçüncü yolu yoktur: Ya birilerini sömüreceksin, birilerinin emeğine el koyacaksın, ya da yaratılmış olan zenginlikten çalacaksın… Çalmanın da iki yolu var: Yasal hırsızlık ve mafyatik yöntemlerle yaratılmış olan zenginliğe el koymak ama bu ikinci yöntem istisnadır. Asıl büyük hırsızlık yasal olandır…

Dario Bötancourt-Maria Garcia “Kapitalizm yasal mafya, mafya da yasal olmayan kapitalizmdir” diyorlar

Hz. Ali de: “Bir yoksul aç ise, bunun nedeni, zenginin zevk ve sefa içinde yaşamasıdır. Nerede bir bolluk görsem, onun yanı başında mutlaka çiğnenmiş bir hak görmüşümdür” diyor…

 

Bu durum neden sorun edilmiyor, tartışma konusu yapılmıyor?

Zenginlik bir tabudur… Tabu, yasaklanarak korunandır… Dokunanın elini yakar… Zenginliğin tartışma konusu yapılması yasaklanmıştır, lânetlenmiştir… Dokunulmazlık kazandırılmıştır… Burjuva politikacıları, burjuva iktisatçıları, diplomalılar, (bizde aydın denilenler) da kapitalizmi meşrulaştırmak, kabullendirmek için büyük çaba harcıyorlar… İşte, ekonomi büyüyecek, milli gelir (GSYH) artacak, sorunlar çözülecek diyorlar… Ekonomi sürekli olarak büyüyor ama sosyal kötülükler de (açlık, işsizlik, yoksulluk, sefalet, aşağılanma…) büyüyor… Hepsi o kadar değil, doğa tahribatı da derinleşiyor… Esasen üniversitelerde ‘bilim’ diye okutulup, yere-göğe konmayan iktisadın (economics) bilimle bir ilgisi yoktur, ideolojiler dünyasıyla ilgilidir… Kapitalist sömürü düzenini meşrulaştırmanın. Kabullendirmenin bir aracıdır…

Kapitalizmin sorgulanmaktan muaf olmasının bir nedeni de kendinden önceki üretim tarzlarından, uygarlıklardan farklı olarak, çok küçük bir istisna da olsa, kapitalizm dahilinde sınıf değiştirme yolunun açık olmasıdır… Sınırlı da olsa, yoksul sınıftan, birilerinin de zengin sınıf katına yükselmesi imkânsız değildir… Bu durum kapitalizmin sorgulanmamasının nedenlerinden biri… En azından tartışılmamasının, anlaşılmamasının bir nedeni diyebiliriz… Oysa ‘istisnalar kuralı doğrulamak içindir’ denmiştir…

 

Adam çalışmış kazanmış demiyorlar mı?

Bu dünyada hiçbir insan ne kadar akıllı, çalışkan, becerikli, yetenekli olursa olsun, sadece kendi çabası, kendi emeğiyle zengin olamaz… Elbette insan haysiyetine yaraşır, mütevazi bir yaşam standardına ulaşabilir ama asla zengin olamaz…

 

Allah vermiş diyorlar…

Eğer öyleyse Allah zenginlerin Allah’ı mı? Yeryüzündeki bir sorunun çözümünü gökyüzünde aramanın ne alemi var… Şımarık Elon Musk’ın 160 ülkenin her birinin milli gelirinden (GSYH) daha fazla serveti var… O skandal serveti dişiyle-tırnağıyla çabalayarak mı kazandı? O kadar servete ulaşmak için bir işçinin kaç milyar yıl çalışması gerekecek? Elon Musk o skandal servete ‘hukuk devleti’ denilen sayesinde- dahilinde sahip olmadı mı? Kapitalizm dahilinde ‘hukuk devleti’ ahmakları aldatmanın aracı bir retoriktir… Reel bir varlığı yoktur…

Kapitalizmi sorun etmeden, yok sayarak bu dünyada hiç sorunla yüzleşmek, başa çıkmak mümkün değildir… Şeyleri adıyla çağıracaksın… Zira şeyleri adıyla çağırmamak bir yalan söylemi yöntemidir…

 

“Eko-Sosyalist Paradigma” kitabınızda: ‘Bu dünyada insan yaşamı için vazgeçilmez olan ne varsa elimizden alındı… Hava zehirli, su kirli, toprak yorgun… Artık yediklerimiz hasta ediyor. Otların, çiçeklerin, ağaçların kokusunun yerini benzin, mazot kokusu, sessizliğin yerini arabaların gürültüsü aldı. Çocuklar ekmeğin AVM’lerde üretildiğini sanıyor, buğdaydan habersiz…” diyorsunuz…

Bir sürü saçmalıkla, akılsızlıkla cebelleşiyor oluşumuzun temel bir nedeni var: Kapitalizm etik değerlere külliyen yabancılaşmış netameli bir sistemdir… Etik sınır demektir. Potansiyel olarak yapılabilir olandan sakınmaktır. Kapitalizm sınırsız büyüme, genişleme, yayılma eğilimine ve dinamiğine sahip bir sistem… Bir zaman geliyor, şimdilerde olduğu gibi, sınırsız büyüme bu dünyanın kaynaklarının sınırına dayanıyor… Bu konuda Cornélius Costariais şöyle diyor: “Zira, gerçekten özgür bir toplum, özerk bir toplum kendini sınırlamak zorundadır, yapılmaması gereken şeyler olduğunu veya denenmemesi, hatta denenmesinin arzulanmaması gereken şeyler olduğunu bilmesi gerekir”. Etik aynı zamanda sorumluluk ve dayanışma da demektir… Oysa, kapitalizm, aşırılıkla, ölçüsüzlükle mâlüldür… Etiğin de yasaya ve ahlâka önceliği vardır…

Kapitalizm her şeyi nesneleştiriyor, şeyleştiriyor, parayla alınır-satılır ölü metalara dönüştürüyor… Sağına-soluna bak: Parayla alınıp satılmayan tek bir şey var mı? İnsan da toplum yaşamının her veçheside bir alış-veriş konusu… İşe bu netameli meta uygarlığını sorun ederek başlamak gerekiyor…

Bundan 198 yıl önce Karl Marx, Felsefenin Sefaleti adlı ünlü eserinde bu kepazeliği şöyle ifade ediyordu: “En sonunda, insanın ayrılmaz parçası olan her şeyin alış-veriş ve pazarlık konusu olduğu zaman gelip çattı. Bu, o zamana kadar el değiştiren fakat ticaret konusu olmayan, erdem, duygu, kanaat, bilgi ve bilinç gibi şeylerin de ticaret konusu olduğu bir zamandır. Tek kelimeyle her şey ticaret konusu oldu. Bu, genel kokuşma ve evrensel ölçekli alış-veriş dönemidir. Eğer ekonomik terimlerle ifade etmek gerekirse, bu, maddi olsun manevî olsun, her şeyin gerçek değerinin saptanması için pazara getirildiği bir zamandır”… Acaba Marx bugün yaşıyor olsa, daha neler derdi?

 

“Azgelişmişliğin Sürekliliği” ve “Kalkınma İktisadının Yükselişi ve Düşüşü” kitaplarınızda ‘Batı’yı yakalamanın, kalkınmanın mümkün olmadığını ileri sürüyorsunuz. Neden?

Aslında sadece mümkün değil, gerekli de değil. Kalkınmadan ne anlaşılıyor? Dünyanın geri kalanında (Asya, Afrika, Latin Amerika) yaşayanların da kapitalist-emperyalist Batı’nın zenginlik düzeyine ulaşması, onları taklit etmesi… Öyle bir şey kapitalist dünya sistemi dahilinde mümkün değildir… Birincisi, bu ikisi arasında sömürü-bağımlılık-hakimiyet ilişkisi var… Dünyanın geri kalanından (şimdilerde ona ‘Küresel Güney’ diyorlar) emperyalist Batı’ya kaynak transferi söz konusu. Başka türlü söylersek, bu ikisi arasında eşitsiz bir ilişki, sömürü ve bağımlılık ilişkisi var… Bir taraf, öbür taraf aleyhine zenginleşiyor… Tabi bu Batı’da yaşayan herkesin refah içinde yüzdüğü anlamına da gelmiyor… Kapitalist dünya sistemi hiyerarşik, piramidal bir yapılanmadır… Dolayısıyla kapitalist dünya sistemi dahilinde aşağıdakilerin yukarıya tırmanması mümkün değildir… Harika şair ve düşünce adamı Bertholt Brecht, Tahterevalli şiirinde sömürü ve bağımlılık ilişkisini, taklit etmenin neden mümkün olmadığını çok güzel anlatıyor…

Ve ikincisi, eğer Dünyanın geri kalanı, “yeryüzünün lânetlileri” de ABD, Almanya- İngiltere, vb. kadar üretmeye, tüketmeye, onlar gibi yaşamaya kalkarsa, bu dünyanın kaynakları birkaç haftada tükenir… Zira bu dünyanın kaynakları sınırsız değil…

Nihayet, üçüncüsü de: yakalayıp da ne yapacaksın, başın göğe mi değecek? Irkçı, katliamcı, emperyalist ABD’nin nesi sizi cezbediyor? O halde sadede gelebiliriz: İnsan haysiyetine yaraşır, doğanın dengelerini gözeten, aşırılıklara izin vermeyen yeni bir uygarlığa giden yolu aralamak bizim irademizi aşan bir şey değil… Neden başka şeyi başka türlü yapmak mümkün olmasın? Kaldı ki, yıkım, tahribat o kadar hızlanmış durumda ki, geç kalınır, bu sefil sürece, bu kör gidişe vakitlice müdahale edilemez ise, geriye kurtarılacak bir şey kalmayacak… Tabii bunları söylemek de bir abartma, felaket tellallığı değil… Ellerimiz ilelebet armut toplamak zorunda mı?..

 

Tags: Fikret Başkaya
Previous Post

Kapalıçarşı’da kara para soruşturmasında 4. dalga: 14 ilde operasyon, 80 gözaltı kararı

Next Post

Memurların 2026 öğle yemeği ücreti belli oldu: Günlük bedel 12,86 TL’den başlayacak

Fikret Başkaya

Fikret Başkaya

Lise eğitimini İzmir Atatürk Lisesi'nde yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iktisat ve maliye bölümlerini bitirdi. Paris ve Poitiers üniversitelerinde doktora öğrenimini tamamladı. Yurt dışında bulunduğu süre boyunca; azgelişmişlik, emperyalizm ve kapitalizmden sosyalizme geçiş sorunları üzerine birçok araştırma yaptı. Bir süre Sosyal Hizmetler Akademisi'nde iktisat dersleri verdi. Abant Izzet Baysal Üniversitesi iktisat bölümü öğretim üyesi iken Paradigmanın İflası adlı kitabından ötürü Terörle Mücadele Yasası'na muhalefetten 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Haymana Kapalı Cezaevi'nde cezasını çekti. 2004'te, 1994 yılında Gündem gazetesinde yayımlanan ve hiçbir adli işleme konu olmayan makalelerine "Akıntıya Karşı Yazılar" adlı kitabında yer veren Doç. Dr. Fikret Başkaya'nın, "devletin manevi şahsiyetine hakaret ettiği" gerekçesiyle 3 yıl hapsi istendi. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Başkaya'nın 'eleştiri sınırları içinde kaldığı'na hükmedilerek hakkında beraat kararı verildi (2005). 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başkaya'nın 'Paradigmanın İflası' adlı kitabına sesli kitap projesinde yer verdi. Fikret Başkaya 2007 yılı itibarıyla Özgür Üniversite'nin başkanlığı görevini sürdürmekte ve bu kuruluşta gönüllü olarak ders vermektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

“Terazi Bozuk”
Manşet Haberler

“Terazi Bozuk”

09/05/2026
Sadece sürücüyü değil, aracı da değiştirmek gerekiyor
Manşet Haberler

Sadece sürücüyü değil, aracı da değiştirmek gerekiyor

30/04/2026
Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…
Manşet Haberler

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…

17/04/2026
“İç Cepheden” Sevgilerle…
Manşet Haberler

“İç Cepheden” Sevgilerle…

01/04/2026
Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!
Manşet Haberler

Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!

18/03/2026
Laikliğe dair söylem ve gerçek!
Manşet Haberler

Laikliğe dair söylem ve gerçek!

03/03/2026
Next Post
Memurların 2026 öğle yemeği ücreti belli oldu: Günlük bedel 12,86 TL’den başlayacak

Memurların 2026 öğle yemeği ücreti belli oldu: Günlük bedel 12,86 TL’den başlayacak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

UNUTTURULAN KÜRT-ERMENİ İTTİFAKI

UNUTTURULAN KÜRT-ERMENİ İTTİFAKI

by Mustafa Yavuz
09/05/2026
0

Hristiyan Osmanlı milletlerinin demokratik mücadele tarihinin meşruiyetini tanımaksızın, günümüze dair demokratik ve eşitlikçi bir program üretilemez. Kemalist diktatörlüğe karşı patlayan...

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: BALANS VE MANEVRA

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: BALANS VE MANEVRA

by Ümit Özdemir
09/05/2026
0

Devletin Bahçelisi’nin yeni incisi, Öcalan’ın “koordinatör” olarak atanmasıydı. Bahçeli-Öcalan ikilisinin işaret ve destek aldığı yer ise Birleşik Krallık’ın Ulusal Güvenlik...

Hürmüz geriliminde yeni iddialar: “Enerji koridorları için bölgesel satranç kuruluyor”

Hürmüz geriliminde yeni iddialar: “Enerji koridorları için bölgesel satranç kuruluyor”

by Sonhaber
09/05/2026
0

Hürmüz Boğazı çevresinde son haftalarda artan askeri hareketlilik ve karşılıklı açıklamalar, dünya enerji piyasalarında yeni bir belirsizlik dalgası yarattı. Amerika...

Resmi Gazete’de üst düzey atamalar: SPK, TCMB ve Adli Tıp’ta yeni isimler

Resmi Gazete’de üst düzey atamalar: SPK, TCMB ve Adli Tıp’ta yeni isimler

by Sonhaber
09/05/2026
0

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla çeşitli kamu kurumlarında yeni görevlendirmeler gerçekleştirildi. Karara göre, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı görevine Hızır Aslıyüksek...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik