Görebildiğim kadarını biliyorum.

Shapiro’nun EMDR ile ilgili kitabını okurken harika bir hikayeyle karşılaştım. Gözleri görmeyen insanlardan bir fili tasvir etmeleri isteniyor. Filin kuyruğuna dokunan kişi fili bir ipe benzetiyor. Filin ayağına dokunan kişi fili bir ağaca, hortuma dokunan kişi de fili bir yılana benzetiyor. Bu kişilerin hepsi aynı file dokunarak farklı benzetmeler yapıyor.

Hayattaki duruşumuzda tam olarak bu sanırım. Dokunduğum, algıladığımdan ve gördüğümden o kadar eminim ki bunun aksini idea eden herkes yanılıyordur.

Siyasi görüşümden tutunda çocuğum ile olan ilişkime kadar belirleyici olan algılarım, her zaman lehime kararlar veremeyebiliyor. Yesilcam’ın bir numaralı ekmeğidir yanlış anlaşılmak. Sevdiği kızı yanlış anladığı için mutsuz yılların hesabını kendine sormak hiç aklına gelmiyor başrolün. Hatalı ya figürandır ya da olmadı kaderdir.

Bazen de işimize gelmez görmek. Görmek, sorumluluğunu almaktır çünkü. Aç bir kedi gördüğümde onu zihnimde tutabilmek yardım edebildiğim ölçüde geçerli. Bana acı veren ya da sorumluluk almam gereken şeyleri gör(e)memek hayatımı devam etmek için olmazsa olmaz savunma mekanizmasıdır.

Aslında anlattığım insan olmak ve kusurları olmak ile alakalı. Sürekli her şeyi doğru görebileceğimi düşünmüyorum. Peki ne zaman sorun olmaya başlar bu? Gerçekten bundan dolayı ilişkilerim bozulduğunda ve artık bu bana acı vermeye başladığında başka gözlerin gördüğünü anlama zamanı gelmiş demektir. Hem çevremde hem terapi odasında sürekli birbirine selam vermeyen ve bundan dolayı hayatını zorlaştıran kardeşler görüyor ve duyuyorum. Sanırım bu kadar yakın olmak bir diğeri beni daha iyi görmeli ve anlamalıydı beklentisi doğuruyor. Filin ayağına dokunan görme engelli kişi, filin kuyruğuna dokunan kişinin deneyimini anlamasını beklemek çok zor ama belki anlatmasını bekleyebiliriz ya da duymak isteyebiliriz. Filin ayağına dokunan biri olarak, önce bir başkasının başka bir deneyimi olacağını kabul etmem gerekiyor. Sonra ise kuyruğa dokunan kişinin deneyimini hafızamda canlandırmak istemem gerekiyor.

Sanırım kişinin burada karar vermesi gerekiyor. Kendi deneyimime sarılıp kalmak mı yoksa bir diğer deneyimi anlamak mı benim için daha karlı? Bazı insanların ısrarla anlamak istememesi buradan geliyor sanırım ya da kendi deneyimimde bana zarar vermesine rağmen kalacak kadar kalın kafalıyımdır.

 

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x