İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasında gözaltına alınan 20 şüphelinin adliyedeki işlemleri tamamlandı. Sulh ceza hâkimliği, tutuklama talebiyle sevk edilen 17 kişiden 14’ünün tutuklanmasına karar verdi.
Üç şüpheli ise adli kontrol koşuluyla serbest bırakıldı. Son kararlarla birlikte soruşturma kapsamında tutuklananların sayısı 23’e yükseldi.
Üç ayrı hissedeki işlemler inceleniyor
Soruşturmanın son aşamasının, Sermaye Piyasası Kurulunun Katılımevim Tasarruf Finansman, Destek Holding ve Hedef Holding hisselerinde yapıldığı öne sürülen piyasa bozucu işlemlere ilişkin tespitleri üzerine başlatıldığı bildirildi.
İstanbul ve Aydın’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda haklarında gözaltı kararı verilen 15 kişiden 14’ü yakalanmış, bir şüphelinin yurt dışında olduğu açıklanmıştı. Mali incelemelerde şirket yöneticilerinin hesap hareketleri ile birbirleri ve yakınları arasındaki para transferleri araştırılıyor.
Savcılıktan “örgüt” değerlendirmesi
Soruşturmanın önceki aşamasında tutuklanan Tera Yatırım Holding ve Pusula Holding yöneticileri hakkındaki sevk yazısında, incelenen eylemlerin bir suç örgütü kapsamında değerlendirmeye alındığı belirtildi.
Şüphelilere “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “piyasa dolandırıcılığı” suçlamalarının yöneltildiği bildirildi. Böylece başlangıçta olağan dışı hisse ve fon işlemleri üzerinden yürütülen dosyanın hukuki kapsamı örgütlü suç iddiasını da içerecek biçimde genişledi.
Söz konusu değerlendirmeler savcılığın soruşturma aşamasındaki iddialarına dayanıyor. Şüpheliler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor.
131 fon tasfiye sürecinde
Sermaye Piyasası Kurulu, soruşturma ve piyasada yaşanan likidite krizinin ardından yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 131 fonu işleme kapatarak tasfiye sürecini başlatmıştı.
Kurul, bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcının bulunduğunu açıkladı. Fonların tasfiyesi Ziraat Bankası ile İş Bankası gözetiminde yürütülürken yatırımcılara yapılacak ödemelerin zamanı ve oluşabilecek kayıpların boyutu belirsizliğini koruyor.
Savcılık, SPK ve MASAK tarafından yürütülen incelemelerde fonların belirli hisselerde yoğunlaşması, şirketler arasındaki mali bağlantılar ve yurt dışına gerçekleştirildiği belirtilen yüksek tutarlı para transferleri araştırılıyor.












