Çarşamba, Ekim 7, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Yazarlar

Gidenlerin Ardından! 

Memet Sönmez by Memet Sönmez
23/04/2022
in Manşet Yazarlar, Sanat, Türkiye, Yazarlar
A A
0
Gidenlerin Ardından! 
0
SHARES
48
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

 

Ahmet Kaya!

“… Ben öldükten sonra değil, ölmeden anlaşılmak istiyorum...”

Bu sözlerin sahibi Ahmet Kaya’dan başkası değildi.

Yaşamları boyunca değerleri anlaşılmayan insanlar, öldüklerinden  sonra anlaşılırmış.

Bir de, değerli olsun olmasın yitip giden insanların ardından, genellikle methiyeler dizilir.

Değerleri anlaşılmayan çok önemli insanlar geldi geçti bu dünyadan. Evrensel olanlar kaldı; fikirleri ile şarkıları ile buluşlarıyla yaşıyorlar aramızda,  hâlâ.

Friedrich Nietzsche, “beni 21.yy. da anlayacaklar” demiş. Fikirleriyle yaşıyor  hâlâ.

Kitapları yakılan Stefan Zweig, umutsuzluğa kapılarak intihar etmiş. Amok Koşucusu ve diğer eserleri ile aramızda, yaşıyor hâlâ. Buna, Van Gogh’u, Ortadoğu coğrafyasında Pir Sultan’ı, Hacı Bektaşi Veli’yi… ve daha bir çoklarını eklemek olası. Yakın tarihimizde toplumcu mücadele öncülerinden Mahirler, Denizler, İbrahimler… Mücadele dolu yıllarında anlaşılmamışlardı. “Anarşizm”, “anarşik”lik ile suçlanmışlardı.  Açtıkları çığır, ’78 kuşak devrimcilerince’ anlaşılmış, izleri sürülmüş  dikenli, sarp yollarında yürüyerek varlıkları meşrulaştırılmıştır.

Ahmet Kaya da ’78 li devrimciydi’. Bu ülke insanının yetiştirdiği toplumcu-gerçekçi sanatçıydı. Sevgili Yusuf Hayaloğlu, değerli Gülten Kaya, Necdet Çelik, Atila İlhan ve -adını anmadan geçemeyeceğim- Zekeriya Özger gibi şairlerden besleniyordu Ahmet Kaya. Her şarkısı sevenlerinin dillerinde dolaşıyor, yüreklerinde ateşler yakıyordu.

Ahmet Kaya, Magazin Gazetecileri Derneği Ödül töreninde elini kaldırmış ödülü gösterirken, ağzından büyük bir gururla şu sözler dökülmüştü:

“Bu ödülü  İnsan Hakları Derneği ve Cumartesi Anneleri’ ne armağan ediyorum…. Ayrıca Kürtçe bir klip çekeceğim. Aramızda bu klibi yayımlayacak yürekli televizyoncular olduğunu biliyorum…”

Aslında bilmiyordu. Konuşma yaptığı salonda böyle “cesur” bir yayıncı yoktu. Vardı da her yapımcı Ahmet Kaya kadar cesur değildi. Bu sözlerinin ardından Ahmet Kaya’nın üzerine küfürler, çatallar, kaşıklar yağdı.

Ahmet Kaya için vakit ham ve erkendi. Yaptığı müzik, kültür ve edebiyatı çığrı açsa da linç edilmek istendi o gece. Ne kadar çok istese de yaşarken anlaşılmayı -onun da karşılaştığı- daha önceki değerli insanların sonundan farklı olmadı. Madalyonun öbür yüzündeyse, yaptığı bir çok albüm, dinleyici/izleyici rekorları kırmış ve ödüle doymamıştı Ahmet Kaya.

Çeşitli sınıf ve katmanların bulunduğu kozmopolit toplumlarda bir şarkının herkes tarafından beğenilmesi zaten beklenmez. Kaldı ki Ahmet Kaya’yı sağcısından devrimcisine, Kürdünden Türküne herkes sever, dinlerdi. O gece sanatçı bozması bir grubu saymazsak aslında Ahmet Kaya dinleyenleri tarafından bir anlamda anlaşılmıştı. Anlaşılmayan ve Ahmet Kaya’nın bahsettiği “ölmeden anlaşılmak” sözü, fikirleriydi. Neydi bu fikirler? Ahmet Kaya Kürt’tü ve doğal olarak Kürtçe konuşmak ve şarkı söylemek istiyordu. Bundan tabii ne olabilirdi? Üstelik o “bölücü” de değildi. Sık sık Kürt ve Türk halkının kardeşliğinden, ayrılmaz bütünlüğünden bahseden, Kürt asıllı, sosyalist gerçekçi bir sanatçıydı. Ahmet Kaya için binlerce sözcük yazmak isterdim. Ama Ahmet Kaya söz değil şarkıdır. Ama Ahmet Kaya  şiirdir. Ve şiir de Ahmet Kaya için sözün bittiği yerdir.

Baskılara, zulümlere isyan edip dağlara çıkan insanların sevdalarını anlatıyordu şarkılarında.

“Dağlarda öfkeli başım

Serhat’ta hep akşam oluyor

Nasipsiz kıştan mı, yağmurdan mı yoksa aşktan mı…” 

Giderim, şarkısında bizleri anlatmıştı. Bizlerin mağrur ruh hallerini…

“… Köpeklerimden, kuşumdan

Yavrumdan cayar giderim

Senden aldığım ne varsa

Yerine koyar giderim…”

Şafak Türküsü’nde Metris cezaevi önünde, idama mahkum olmuş devrimcilerin, annelerine yazdığı mektubu seslendiriyordu :

“Beni burada 

Arama anne

Kapıda adımı

Adımı sorma 

Saçlarına yıldız düşmüş 

Koparma anne… “

Yorgun, üstü başı toz içinde devrimcileri anlatır ‘Nerden Bileceksiniz’ şarkısında. Taş duvarları nasılda delip geçtiğinden, demirleri söküp deldiğinden bahseder anlaşılamadığını düşünerek ve der ki :

“… Bir fidandım derildim

Fırtınaydım duruldum

Yoruldum çok yoruldum

Siz benim neler çektiğimi

Nereden bileceksiniz… “

Bu sözler, Gülten Kaya’nın kaleminden kırmızı mürekkeple dökülür satırlara.

…Ve Atilla İlhan’ın kurşun gibi sözleri Ahmet Kaya’nın dilinde aşka gelir. Bombalar arasında yaşanan içli bir aşkın yanık  öyküsüdür bu.

” O mahur beste çalar.

Biz Müjganla ağlaşırdık!…” 

Ah! Müjgan, kirpiğimin ucundaki göz yaşı!

Yalvarmasa da biz onu, aşkın dilenciliğini anlıyoruz ‘kum gibi ezip geçme’ dediğinden. Zira aşk karşısında Her türlü dilenciliği affetmiştir tanrılar!

“Şenlik dağıldı, bir acı yel kaldı bahçede yalnız.

O, mahur meste çalar, müjganla ben ağlaşırız.

Gitti dostlar, şölen bitti, ne eski heyecan ne hız

Yalnız kederli yalnızlığımız da sıralı sırasız…”

Ah Atilla İlhan… Ah Ahmet Kaya!

Bu koca sözleri, bu güzel sesi aramızdan alıp gittiler…

Ahmet Kaya, Atilla İlhan’ ı bizden önce keşfetmişti.  Sidikli Kontes’in Pasaklı Kontes’e dönüşmesinin traji komik hikayesini anlattı bizlere.

Ahmet Kaya için daha başka ne söyleyebilirim ki? Ahmet Kaya satırlara sığar mı?

Bak ne diyor hâlâ; “Kendine iyi bak beni düşünme. Su akar yatağını bulur…”

Deşsek şarkı fışkıracak! Ve biz türkü denizinde yüzeceğiz. !

Velhasıl kelam Ahmet Kaya, aradan geçen bunca zamandan sonra Kürt ve Türk halkının büyük kesimlerince anlaşılmış ve iade-i itibarı, iktidar tarafından bile verilmişti. Ahmet Kaya’nın o geceki sözlerinden çok daha fazlasını politikacılar söylemiş, Kürtçe yayın yapan televizyonlar kurulmuştu. Ve yine o gece Ahmet Kaya’yı linç etmek isteyenler, buruşturulmuş bir mendil gibi tarihin çöplüğüne atılmıştı.

Bir şarkıyı, bir sözü, zamanında söylemek; atılması gereken bir adımı zamanında atmak; patlaması gereken bir silahı yerinde ve zamanında patlatmak gerekir. Ama zaman, devrimciler için farklı işler. Onlar, öncüdürler, geleceği görür, şarkılarını, sözlerini önceden söylerler.

Ve  Ahmet Kaya’yı tarih beraat ettirdi!

“Tanrılar” yeni  kurbanlar istemeye devam ediyor hala!

Bizim topraklarda anlaşılmak için Pagan  kültüründe olduğu gibi diyet ödemimiz gerekiyor!

Ama artık kurban vermeyeceğiz!

23 Nisan 2022

Memet Sönmez

 

Tags: 78'lilerAhmet KayaLinçödül töreni
Previous Post

78’liler Konuşuyor: “Ermeni Halkı ve Sorunları” Bu Pazar 21.00’de

Next Post

 İsviçre’de Erdal Boyoğlu Kitap Günleri

Memet Sönmez

Memet Sönmez

Bir yitik altın kuşak '78 li, sakıncalı vatandaştır. "Konserve" de yaşadı uzun yıllar. Her türlü okulu "konserve" de bitirdi. Bu nedenle "konservetuar" mezunu, alaylıdır. Görsel sanatçı, geri dönüşüm ve tasarımcıdır. Taşınır, taşınmaz eser restoratörüdür. Atık malzeme toplar, onları ahşapla birleştirir. Bir rivayete göre, onlarla konuştuğu, "deli" olduğu söylenir. Eski olanlarla değil, hikayesi olan eskilerle ilgilenir. Her çöpün çöp olmadığını düşünür. Gözü çöplüklerdedir. Onları tasarlarken hikayelerini de yazar. İlk yazılarına, ilk gençlik yıllarında İstanbul, Bakırköy sokak duvarlarına yazmakla başlar. Üzerinde parka, kafasında kapişon, boynunda atkı, yüzünü gizler; yakalanır, inkar eder, üzerine sıçramış boyalara rağmen. Polis de, herkes de onun yazdığını bilir. Ekspertiz den yakayı ele verir. Çünkü hep aynı imla hatasını yapar.

Yazarın Diğer Yazıları

SES’in “Yılın Kadınları” ödül töreni Pera Müzesi’nde yapıldı
Manşet Haberler

SES’in “Yılın Kadınları” ödül töreni Pera Müzesi’nde yapıldı

17/01/2026
HERKESİN BAŞINI DAYAYIP AĞLAYACAĞI BİR AHMET KAYA ŞARKISI VARDIR!
Manşet Haberler

HERKESİN BAŞINI DAYAYIP AĞLAYACAĞI BİR AHMET KAYA ŞARKISI VARDIR!

19/11/2025
Motosiklet Günlüğü, Zagreb
Avrupa

Motosiklet Günlüğü, Zagreb

13/08/2023
Tokat Yöresinden Bir Türk(ü)
Manşet Yazarlar

Tokat Yöresinden Bir Türk(ü)

28/09/2022
Mafya, Siyaset, Sanat
Manşet Yazarlar

Mafya, Siyaset, Sanat

20/09/2022
Gidenlerin Ardından!  Sürgünde Sanat!
Manşet Yazarlar

Gidenlerin Ardından! Sürgünde Sanat!

20/09/2022
Next Post
 İsviçre’de Erdal Boyoğlu Kitap Günleri

 İsviçre'de Erdal Boyoğlu Kitap Günleri

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Mahkeme işe iade dedi, Dersim Belediyesi işçileri görevlerine dönemedi

Mahkeme işe iade dedi, Dersim Belediyesi işçileri görevlerine dönemedi

by Sonhaber
07/10/2026
0

Dersim Belediyesi’nde 9’u 31 Aralık 2024, 4’ü ise 24 Mart 2025’te olmak üzere toplam 13 işçinin işine son verildi. İşçiler,...

ABD-İran geriliminde yeni açıklamalar: Washington uranyum şartını yineledi

ABD-İran geriliminde yeni açıklamalar: Washington uranyum şartını yineledi

by Sonhaber
07/10/2026
0

ABD ile İran arasında yedi aydır devam eden çatışmaları sona erdirmeye yönelik dolaylı temaslar sürerken taraflardan yeni açıklamalar geldi. ABD...

Suudi Arabistan-Husi gerilimi tırmanıyor

Suudi Arabistan-Husi gerilimi tırmanıyor

by Sonhaber
07/10/2026
0

Suudi Arabistan ile Yemen’deki Husiler arasındaki gerilim, karşılıklı hava saldırıları ve kara operasyonlarıyla büyüyor. Suudi Arabistan Sivil Havacılık Otoritesi, 5...

DTCF’de saldırı ve gözaltı iddiaları

DTCF’de saldırı ve gözaltı iddiaları

by Sonhaber
07/10/2026
0

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde (DTCF) 6 Ekim’de öğrenciler arasında başlayan gerginlik arbedeye dönüştü. Öğrencilerin ve olayı izleyen basın...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik