Cuma, Nisan 17, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Yazarlar

Gidenlerin Hatırladığı

Mert Kaya by Mert Kaya
21/06/2022
in Manşet Yazarlar, Yazarlar
A A
0
Gidenlerin Hatırladığı
0
SHARES
13
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

 

Malum Mübadele’nin 100. Yılı. Üzerine sayfalarca yazı yazılır, yazıldı da ama öyle uzun uzadıya anlatmanın gereği de kalmıyor. Hatta bazen, kısa ama derin yazmak gerekiyor.

Mübadele zamanı Anadolu’dan gitmesi beklenirken bir şekilde gidemeyip kalanların hafızaları üzerine çalışan biri olarak, gidenlerin belleğinde de neler olduğunu merak etmek normaldir herhalde.

Geçtiğimiz Mayıs ayında Yunanca’ya çevrilen kitabımın tanıtımı için Yunanistan’daydım. Gidenler, Anadolu’da kalanların hatırladıklarını yazan birisini yalnız bırakmadılar.  Her tanıtım ayrı kalabalıktı. Her gelen ayrı ayrı tanıştı benimle. Her biri ailesinden bir hikâyeyi anlatmak istedi. Her birinin gözü ayrı ayrı yaşardı konuşurken. Neredeyse her gelen, ailesinden bir kalan olduğunu söyledi. 100 yıl sonra, birisi çıkıp, “kalanlardan bazıları, ailesinin başına geleni biliyor ve saklamıyor artık” diyor sonuçta. Bir yeni gelen gibi, bir yenidoğan gibi karşılandım dolayısıyla. Yüz yıldır anlatılan ve artık masal gibi dinlenen bir hikâyenin gerçek olduğunu söyleyen biriydim. Bir masalın, gerçek kahramanı gibi.

Kapadokya’dan, Geyve Ortaköy’den, Havza’dan, Amasya’dan, Trabzon’dan, Maçka’dan, Vezirköprü’den, Ayvalık’tan, Adapazarı’ndan, Merzifon’dan, Giresun’dan, Niğde’den, Ordu’dan, Bursa’dan, İzmir’den, Manisa’dan, daha hatırlamadığım birçok farklı yerden gelenler, anlattılar onlara anlatılan mübadil öykülerini. Anlatılan gemileri. Karantinaları. Saç traşlarını. Bitlenmeleri. Hastalıkları. Yoklukları. Kendileri yaşamış gibi anlattılar. En çok ölümleri anlattılar ama. Ölümü, öldürmemek için anlattılar. Çünkü yaşatmanın temel şartının hatırlamak olduğunu öğrenenlerdi onlar. Nasıl öldüklerini anlattılar. Sadece bedensel bir ölümü değil, toprağından sürülmenin, insanı nasıl öldürdüğünü de anlattılar. Giden Türklerin köylerini ziyaret etmek amacıyla Yunanistan’a geldiğini, sarılıp ağladıklarını da anlattılar. E gitmek ayrı zor, kalmak ayrı.

Dünya tarihinde çok nadir görülen bir kararla, iki farklı coğrafyanın aynı halklarını değiştirmek kolay değil elbet. Giden sadece evini barkını, toprağını mezarını bırakmıyor, hayalleri de kalıyor geride. Giden ise sadece bedenini götürmüyor elbet, ruhunu, gördüğünü, duyduğunu da taşıyor gittiği yere.

Bu saiklerle, Mübadele’nin 100. Yılı dolayısıyla ve soykırım iddialarıyla yapılan etkinliklere katılıp alan araştırması ve gözlem yapma şansım oldu. Farklı şehirlerden gelen Karadeniz/Pontus Rumları 19 Mayıs tarihinde Selanik’te buluştular. Her gelen şehir, elinde bir kandil taşıyordu. Kaybettiklerinin anısına. Meydandaki anıtın altında, dualarla birleştirildi ateşler. “Ölmez otu” simgeli logo, her yanda asılıydı. Buradayız diyorlardı. Diğer taraftan Küçük Asya grupları da kendi yörelerinin kıyafetleri, müzikleriyle anma programları, akademik toplantılar düzenliyor, Mübadele öncesi ve sonrası durumu aktarma gayretinde bulunuyorlardı. 100. Yılında etnik anmalar başlıklı logoları ise gemi şeklindeki bir mum ile tasvir ediliyordu. Afişler, sloganlar, ölenlerin anılarına yakılan mumlar, edilen dualar, logolar, şarkılar. Gidenler, ritüellerle hatıralarını canlı tutmaya, hafızayı aktarmaya devam ediyorlardı.

1960’lı yıllarda İstanbul’dan göç eden bir amcayla uzun soluklu bir sohbet imkânı da bulmuştum. Atina’da mutlu bir hayat yaşıyordu ama konuştukça, İstanbul’u, Beyoğlu’nu konuştukça bulutlandı yüzü. 6-7 Eylül sabahı Beyoğlu sirke kokuyordu dedi. Hala burnumdadır o koku, gitmiyor dedi. İstanbul Üniversitesi mezunuydu, kendi isteğiyle Atina’ya gelmişti. İlk iş başvurusunda, işe alınmadığını, gavur isimli olduğundan ona iş vermediklerini söyledi. Kırgın değildi, patronun babacan tavırla, “sana burada gelecek olmaz oğlum, git buradan” dediğini söyledi. Bu söz sadece kendisine değil, sanki bağlı olduğu tüm cemaat için geçerliydi ama kızgın değildi. Kalsaydım hakikatten bir geleceğim olmazdı, onun sayesinde huzurluyum dedi. Bir diğer kişi ise adalıydı. Evine davet etti. Küçük İstanbul’dur benim evim demişti. Kahve’nin yanında likör gelince, siyah beyaz fotoğraflarıyla açıldı albümler. Konaklar, balıkçı tekneleri ve mutlu insanlar vardı fotoğraflarda. İster mübadeleyle ister daha sonra kendi kararlarıyla, gitmek nasıl olursa olsun zor geliyor Anadolu’dan. Anadolu’dan gelen birine tüm bunları anlatmak isteği ise bambaşka bir duygu olsa gerek, kusmak gibi kötü ama rahatlatan bir duygu.

Lafın kısası, gidenler bir şekilde anlatıyor nasıl gittiklerini. Anıyor, kemençe çalıyor, mum yakıyor, konferanslar düzenliyor, saygı duruşunda bulunuyor tüm yaşananların acı hatırası için. Gözyaşı döküyor, Anadolu’dan gelen birini görünce belki benim köylümdür diye yanaşıyor, değilse köyünü bilip bilmediğini soruyor. Olmayan bir memleketin nostaljisi, olmayan bir evin hayali, bir garip köksüzlük, yurtsuzluk seziliyor tüm sohbetlerde, hala…

 

Tags: 100. yılMert kayaMübadele
Previous Post

Ödül Töreni Skandalı: Başkan Yalanladı, DEGİAD ‘Organizasyon Hatası’ Dedi

Next Post

AİHM: Türkiye’nin Suriyeli Mülteciyi Zorla Ülkesine Göndermesi Hak İhlali

Mert Kaya

Mert Kaya

Mert Kaya, 1990 yılında İzmir’de doğdu. ODTÜ Sosyoloji bölümünde lisans eğitimini sürdürürken çeşitli öğrenci topluluklarında azınlık hakları, Türkiye-Ermenistan ilişkileri, ulus-devlet ve kimlik üzerine çalışmalar yaptı. Hacettepe Üniversitesi Kültürel Çalışmalar ve Medya bölümünde yüksek lisansını aile hikayelerinden hareketle yazdığı “1919-1925 yılları arasında Anadolu Rumlarının Müslümanlaş(tırıl)ması: Bir Bellek Anlatısı” başlıklı teziyle tamamladı. Tezi, 2018 yılında Libra Kitap tarafından “Müslümanlaş(tırıl)mış Rumlar: Bir Bellek Anlatısı” ismiyle yayınlandı. 2021 yılında ise Kyrakidis Yayınları tarafından Yunancaya çevrildi ve Yunanistan’da yayınlandı. Çeşitli gazete, radyo ve dergilerde konuya ilişkin röportajlar verdi, yurt içinde ve yurtdışında çeşitli konferanslarda konuşmacı olarak yer aldı. Belirli bir süre Mülteciler alanında çalışma yapan sivil toplum kuruluşlarında farklı pozisyonlarda görevler aldı. Kültürel Mirasın korunması üzerine çalışmalarda bulundu. Bitlisbülteni haber sitesinde ve yeniden hayat ve sanat dergisinde yazıları yayınlandı. Hacettepe Üniversitesi İletişim Bilimleri Bölümünde “Mübadele’nin Belleği: Müslümanlaş(tırıl)mış Rumlarda Kimlik ve Bellek İlişkisi” başlığıyla doktora tez çalışmasını sürdürmektedir. İyi derecede İngilizce, temel seviye Yunanca bilmektedir. 1 çocuk babasıdır. Daha güzel ve özgür bir dünya için çalışan herkes ile dayanışma içindedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Bir Kısa Seçim Analizi: Görünen Köy Uzakta Değildir.
Manşet Haberler

Bir Kısa Seçim Analizi: Görünen Köy Uzakta Değildir.

03/04/2024
Updated: Millet-i Mahkûme
Manşet Haberler

Updated: Millet-i Mahkûme

13/11/2023
Cumhuriyet Bayramı kutlama(ma)ları
Manşet Haberler

Cumhuriyet Bayramı kutlama(ma)ları

26/10/2023
1923 – 2023 Yüz Yılın Siyasi Hikâyesi
Manşet Haberler

1923 – 2023 Yüz Yılın Siyasi Hikâyesi

23/10/2023
Peki, Bizim Köyün Deresinden Akan Su Hala Aynı mıdır?
Dünya

Peki, Bizim Köyün Deresinden Akan Su Hala Aynı mıdır?

07/09/2023
BU KAN YİNE O KAN MIDIR?
Manşet Haberler

BU KAN YİNE O KAN MIDIR?

21/05/2023
Next Post
AİHM: Türkiye’nin Suriyeli Mülteciyi Zorla Ülkesine Göndermesi Hak İhlali

AİHM: Türkiye’nin Suriyeli Mülteciyi Zorla Ülkesine Göndermesi Hak İhlali

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

by Salih Zeki Tombak
17/04/2026
0

Siyasi kişiliklerin, kendilerine özgü dilleri, üslupları, kadroları, insan ilişkileri ve iş yapma biçimleri olur. Ama bir devletin, çok uzun süredir,...

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: SOSYAL ÇÜRÜMEDEN SOSYAL ÇÖZÜLMEYE TÜRKİYE

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: SOSYAL ÇÜRÜMEDEN SOSYAL ÇÖZÜLMEYE TÜRKİYE

by Ümit Özdemir
17/04/2026
0

Sefaleti azaltmadan, zenginliği arttıran bir toplumsal sistemin özünde çürümüş bir şey olmalı. Karl Marx Perde akademisyen Zeliha Burtek’in ünlü sokak...

Ortadoğu’da kritik 10 gün: İsrail-Lübnan ateşkesi yürürlükte

Ortadoğu’da kritik 10 gün: İsrail-Lübnan ateşkesi yürürlükte

by Sonhaber
17/04/2026
0

Donald Trump tarafından duyurulan İsrail ile Lübnan arasındaki 10 günlük geçici ateşkes yürürlüğe girdi. Bölgedeki çatışmaların ardından ilan edilen ateşkesin,...

20 yaşındaki işçi elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

20 yaşındaki işçi elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

by Sonhaber
17/04/2026
0

Uşak’ta bir işçi, tamir için gittiği evde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre, bir firmada çalışan 20 yaşındaki...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik