Kamuran Gün
Zürih’te Göç İdaresi ve Geri Gönderme Merkezi önünde bir araya gelen mülteciler ve dayanışma grupları, İsviçre’de ve Avrupa genelinde giderek sertleşen göç ve iltica politikalarına karşı protesto gerçekleştirdi. Gegen Lager çağrısıyla yapılan eylemde, hızlandırılmış prosedürler, keyfi ret kararları ve sınır dışı uygulamaları eleştirildi.
Eylemde yapılan açıklamalarda, sığınma hakkının devletlerin keyfine bırakılmış bir uygulama olmadığı, uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel bir hak olduğu vurgulandı. Mevcut iltica sisteminin, bu hakkı fiilen anlamsızlaştırdığı ve mültecileri belirsizlik, yoksulluk ve baskı koşullarına mahkûm ettiği ifade edildi.
PangeaKolektif Göçmen Öz Örgütlenmesi adına konuşan eşsözcü Meral Yeşiltaş, iltica dosyalarının yeterince incelenmeden reddedildiğini belirterek, kararların çoğu zaman önyargılarla ve “geri göndermeye niyetli” biçimde alındığını söyledi. Yeşiltaş, özellikle Türkiye’den gelen mültecilerin bu uygulamalardan yoğun biçimde etkilendiğini dile getirdi.
Konuşmada, İsviçre Göç İdaresi’nin Türkiye’de açılan davaları meşrulaştıran bir tutum sergilediği, Türkiye’de hukukun işlemediği ve yargının bağımsız olmadığı gerçeğinin göz ardı edildiği ifade edildi. Bu yaklaşımın hukuki değil, siyasi bir tercih olduğu vurgulandı.
Eylemde ayrıca hukuki destek mekanizmasının işlevsizliğine dikkat çekildi. İtiraz hakkının yüksek masraflar nedeniyle fiilen kullanılamaz hale geldiği, mültecilerin etkili hukuki desteğe erişemediği belirtildi.
Sınır dışı merkezlerinde yaşanan hak ihlallerinin de gündeme getirildiği eylemde, zorla geri göndermeler, hapsetme uygulamaları ve kötü muamele iddiaları protesto edildi. Katılımcılar, geri göndermelere son verilmesini ve sınır dışı merkezlerinin kapatılmasını talep etti.
Eylem, mültecilere yönelik ırkçı ve dışlayıcı politikalara karşı dayanışma çağrısıyla sona erdi.











