Ey güzel insan, cesur oğlum benim. Görevini aksatmadan yapıyorken… bir gece, katlettiler seni. Doğayı, ağacı, yeşili korumak isteyendin; gel gör ki, neokapitalist sistem kurmuş düzenini, çarkını döndürüyor. İktidarlar bu, rant düzeninin çarkı içerisinde, yandaş gazetecileriyle, “Rabbena, hep bana” diyerek gerçekliğe ve doğruluğa bakmadan, kendilerini haklı çıkartacak şeyler yazıp söylüyor. Düzmece algılar yaratarak halkı bilgilendirmek yerine yanıltmayı tercih ediyorlar.
O da yetmiyor; iş cinayetleriyle, kadın cinayetlerine bir de gazeteci katletmeyi ekliyorlar. Halktan yana doğru haber vermeye çalışan gerçek gazetecileri öldürüyorlar. Faili meçhuller de var, o da bir başka kötülüklerinden… Hakan Tosun’u, “benim haber veren televizyonlarım, gazetelerim var onları yalanlayarak doğruları söylemeye hakkın yok” diyerek katlettiler. Yazıklar olsun!
Valiye, yanlış yapıyorsunuz diye bağıran gazeteci polisler tarafından gözaltına alınırken, olayı fotoğraflayan gazeteciye de gözaltı uyguluyorlar. Hakan Tosun’un öldürülmesi de, haksız yere tutuklamalar da, “halkın gözü açılmasın, rant düzenine çomak sokulmasın, rahatları kaçırılmasın diyedir. Hiçbir gerçek gazeteci, kalemini kırar ama satmaz. Bunu iyi bilin! Ne gözaltılarınız ne haksız tutuklamalarınız ne de katletmeleriniz gerçekler peşindeki gazetecileri engelleyemez. Hakan Tosun’un cenazesindeki o “Görüntü Kesildi Sanmayın, Gerçek Hâlâ Kayıtta” pankartı, bizim ne kadar kararlı olduğumuzun göstergesidir.
Güle güle Hakan Tosun. Söz veriyoruz. Yürüdüğün yolda yarıda kalan mücadeleni sürdürmek için ayakta, sokaklardayız.












