Türkiye destekli silahlı grupların Alluk Su İstasyonundaki suyu kesmelerinin neticesine Heseke bölgesi ve çevresinde yaşayan 1 milyondan fazla kişi 20 gündür susuz kaldı. Suriye hükümeti de BM’ye gönderdiği mektupta, Türkiye’yi sivilleri susuz bırakmakla suçladı.
Sere Kaniye ilçesinin 6 kilometre doğusunda bulunan Alluk Su İstasyonu, Haseke ve Til Temir kentleri ile El Hol, El Arişe, Waşo Kani kampları ve diğer bölgelerin ana su kaynağı konumunda.
Türkiye’nin desteklediği Suriye Milli Ordusu’nun kontrolündeki bölgede yer alan istasyonun suyu geçen yıldan beri BM’nin de gündemindeydi.
Suya karşı elektrik
Türkiye destekli gruplar ise Teşrin Barajı’nı kontrol altında tutan Rojava Özerk Yönetiminin, kendi kontrolleri altındaki Sere Kani ve Gire Spi’ye yeterli elektrik sağlamadığı için su istasyonunun devre dışı kaldığını savunuyor.
Ancak uluslararası örgütler de sivil insanların yararlandığı suyun kesilmesinin bir kart kullanılmasını eleştiriyor.
20 gündür su yok
Rûdaw’ın haberine göre, Hasekeliler suyun 20 gündür tekrar silahlı gruplar tarafından kesildiğini ve susuz kaldıklarını söyledi.
Hasekeli Sipan Yusuf, “Susuz kaldık, su alamıyoruz, kuyu suları da içilmiyor. Kimse bize suyun ne zaman geleceğini de söylemiyor” dedi.
Emine Halil de, “Halk yoksul, kimse tankerle su alamıyor. Açılan kuyular da çözüm değil hem de bunca insana yetmiyor” şeklinde konuştu.
Özerk Yönetim tarafından 50 kuyu açıldığını belirten Nuri Şêxê de bu kuyulardan 25’inden su çıkarılabildiğini belirterek bunun kalıcı bir çözüm olmadığına dikkat çekti.
Şam’dan BM’ye mektup
Öte yandan Suriye Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) ve BM Güvenlik Konseyi’ne su kesintisini konu alan mektup gönderdi.
Şam yönetimi, Türkiye’nin tutumunu şikayet ettiği mektupta “Türkiye, Haseki’nin bir milyondan fazla sakinine su sevkiyatını engelledi. Bu, işgal ve saldırganlığa ilave üstü açık bir savaş suçu” ifadelerine yer verdi.
BM Güvenlik Konseyi’nden derhal konuya müdahale edilerek Türkiye’yi Alluk su istasyonunu yeniden açmaya zorlamayı talep eden bakanlık, Türkiye’nin Suriyeli vatandaşlarının haklarını kısıtlayan eylemlerine son vermesi gerektiğini vurguladı.











