Nefes’ten Dilan Kutlu’ya konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, çözüm süreci kapsamında beklenen yasal düzenleme, silahsızlanma başlığı, İmralı görüşmeleri ve CHP’ye yönelik operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hatimoğulları, hazırlanması beklenen “kök yasa”nın Kürt sorununun siyasal ve hukuki zeminde ele alınması açısından önemli olduğunu söyledi. Bu düzenlemenin tek başına çözüm anlamına gelmeyeceğini belirten Hatimoğulları, ancak başka yasal düzenlemelerin ve çözüm zeminlerinin önünü açabilecek bir ilk adım olabileceğini ifade etti.
AKP’nin hazırladığı iddia edilen yasa taslağının kendilerine ulaşmadığını vurgulayan Hatimoğulları, ortak metin üzerinde mutabakat sağlandığına ilişkin açıklamaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. DEM Parti Eş Genel Başkanı, “Bize ulaşan herhangi bir metin yok. AK Parti’nin çıkarmayı hedeflediği yasanın içinde ne olduğunu bilmiyoruz” dedi.
Beklenen düzenlemenin temmuz ayında çıkarılacağının söylendiğini hatırlatan Hatimoğulları, Meclis’in kapanmasına kısa süre kaldığını belirterek, “Bu yasa çıkarılmadan Meclis kapanmamalı” çağrısında bulundu.
Hatimoğulları, düzenlemenin kapsamına ilişkin de uyarılarda bulundu. İnsanların kategorilere ayrılmasına karşı olduklarını belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı, etkin pişmanlık ya da pişmanlığı çağrıştıracak herhangi bir yaklaşımı kabul etmeyeceklerini söyledi.
Yasanın dar kapsamlı hazırlanması halinde sürece katkı sunmayacağını belirten Hatimoğulları, silah bırakma sürecini hızlandıracak, siyasi ve hukuki zemini güçlendirecek, kapsayıcı bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu ifade etti. Hatimoğulları, örgüt yöneticileri, alt kadrolar ya da farklı gruplar üzerinden yapılacak kategorik ayrımların çözüm üretmeyeceğini savundu.
DEM Parti’nin de gelişmelere göre kendi yasa taslağını kamuoyuyla paylaşabileceğini söyleyen Hatimoğulları, hazırlıklarında kategorilere ayırmayan, pişmanlık dayatmayan ve demokratik siyasete geçişi esas alan bir yaklaşım bulunduğunu dile getirdi.
Silah bırakma sürecinin teknik ayrıntılarına ilişkin bilgilerin DEM Parti’ye gelmediğini belirten Hatimoğulları, bu tür bilgilerin devlet mekanizması ile örgüt mekanizması arasında yürüdüğünü söyledi. Ancak PKK’nin kendisini feshettikten sonra Türkiye’de silahlı mücadele yürütmeyeceğini açıkladığını hatırlattı.
İmralı görüşmelerindeki gecikmeye de değinen Hatimoğulları, nedenine ilişkin net bilgiye sahip olmadıklarını, ancak arka planda yasaya ilişkin bir diyalog yürütüldüğünü tahmin ettiklerini söyledi. Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın yalnızca İmralı Heyeti ile değil, gazeteciler, hukukçular, siyasetçiler ve farklı toplumsal kesimlerle de görüşmek istediğini ifade etti.
CHP’ye yönelik operasyonların barış sürecini olumsuz etkilediğini belirten Hatimoğulları, bu müdahalelerin barışın toplumsallaşmasının önündeki önemli engellerden biri olduğunu söyledi. Hatimoğulları, özellikle böyle bir dönemde CHP’nin bütünlüklü desteğinin önemli olduğunu, ancak operasyonlar ve “mutlak butlan” tartışmalarının süreci zayıflattığını kaydetti.
Hatimoğulları, Meclis’te kurulan komisyonda CHP’nin yer almasının önemli olduğunu belirterek, iktidarın da toplumu sürece hazırlamak için daha açık ve ikna edici bir politika yürütmesi gerektiğini söyledi.
Olası erken seçim ya da baskın seçim tartışmalarına ilişkin de konuşan Hatimoğulları, DEM Parti’nin henüz seçim ittifakları ya da cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda resmi bir değerlendirme yapmadığını belirtti. Hatimoğulları, seçim süreci geldiğinde partinin yetkili organlarının gelişmelere göre karar vereceğini ifade etti.
Sürecin en zor aşamasının geride kalıp kalmadığına ilişkin ise temkinli konuşan Hatimoğulları, henüz ortada çıkarılmış bir yasal düzenleme bulunmadığını hatırlatarak, “Çıksın da görelim” noktasında olduklarını söyledi.












