Hazine ve Maliye Bakanlığı, kamu borçlanma stratejisine ilişkin yazılı bir değerlendirme yayımladı. Açıklamada, borçlanma kararlarının yalnızca tekil ihraçlara veya satış yöntemlerine göre değil; borç stokunun vade yapısı, faiz kompozisyonu ve risk profili dikkate alınarak orta ve uzun vadeli çerçevede alındığı belirtildi.
Bakanlık, piyasa koşulları ve yatırımcı talebinin gözetildiğini, temel amacın borç stokunun sürdürülebilirliğini sağlamak ve maliyet-risk dengesini korumak olduğunu ifade etti. Borçlanma politikasının bütçe finansmanı, vade dağılımı, borç servisi profili ve piyasa derinliği gibi unsurlar dikkate alınarak yürütüldüğü kaydedildi.
Ortalama vade kısaldı
Açıklamada, küresel ve yurt içi finansman koşullarındaki dalgalanmaların borç stoku üzerindeki kalıcı etkisini sınırlamak amacıyla iç borçlanmanın ortalama vadesinde düşüş yaşandığı bildirildi. Buna göre, 2023 yılı sonunda 65,1 ay olan nakit borçlanmanın ortalama vadesi, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla 33,8 aya geriledi.
İç borçlanma dağılımı
Bakanlık verilerine göre, iç borçlanma araçlarının kompozisyonunda da değişim yaşandı. 5 yıllık ve 10 yıllık sabit kuponlu senetlerin toplam borçlanma içindeki payı azalırken, TLREF’e endeksli ve döviz cinsi senetlerin payında artış kaydedildi. Değişken faizli (FRN ve TÜFE’ye endeksli) senetlerin oranında ise gerileme görüldü.
Açıklamada, borçlanma kompozisyonunun kur, faiz, refinansman ve likidite riskleri dikkate alınarak dengeli biçimde oluşturulmaya devam edeceği vurgulandı.







