Salı, Haziran 9, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Her Şeyi Bir Çuvala Koyma Alışkanlığı!

Mert Yıldırım by Mert Yıldırım
15/04/2025
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
Her Şeyi Bir Çuvala Koyma Alışkanlığı!
0
SHARES
438
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Son zamanlarda epey moda oldu, herkesi ve her şeyi aynı çuvala koymak. Saraçhane direnişi sırasında buna bir kez daha tanık olduk.

Önüne gelen “herkese faşist” diyor. Yada “Aslında yoktur birbirlerinden farkları” diyerek kendince büyük laflar ediyor.

Peki her şey bu kadar düz, siyah veya beyaz mı? Ara tonlar, nüanslar yok mu? Tonlar ve nüanslar önemli değil mi?

Sahiden faşizm nedir? Mesela faşizmin politik ve iktisadi temeli yok mu? Her baskıcı ve sömürücü sisteme, her sömürgeci sisteme faşizm denilir mi?

Eskiden olsa bütün bunlar tartışılırdı. Program, strateji, taktik, çalışma tarzı vb. başlıklar yanında kavramların disiplini de tartışılırdı. Ama şimdi o günlerin çok gerisindeyiz. Şimdi kısa cümleleri tercih ederken, aynı zamanda kavramların arkasını ve önünü önemsemeden her şeyi bir torbaya koyuyoruz.

Örneğin çok rahatlıkla tüm burjuva partilerine faşist deyip sapla samanı birbirine karıştırıyoruz. Böylece liberalizm, sosyal demokratlık, muhafazakarlık, milliyetçilik ve faşizm arasında olan ayrımı bir tarafa atıyoruz. Tabi bu formel mantığa göre en büyük faşizm Roma, Osmanlı ve Britanya olması gerekiyor.

Sahiden Tüm Sistem Partileri Faşist midir?

Faşizmin tarihi 1922 yılında İtalya’da başlamıştır. İtalyan’ın Mussolini’si kendisini açık bir biçimde faşist olarak tanımlamıştı. 1933 yılında iktidara gelen Hitler Almanya’sı ise Sosyalizm adını kullanarak faşizmi icra etmişti. Neyse ki sosyalizmin önüne Nasyonalizm adını koyarak büyük ölçüde enternasyonal sosyalizmin zıddı olduğunu ortaya koymuştu.

İtalya’da ve Almanya’da geçen on küsur yıllık faşizm icrası insanlık tarihinin en büyük yıkımlarına neden oldu. Ve böylece faşizm kapitalizm tarihinin en baskıcı, en kanlı rejim biçimi olarak tarihe geçti.

O dönemde, özellikle Almanya’da faşizmin iktidara gelmesinde Sosyal demokrat partinin rolü olmuştu. Çünkü sosyal demokrat partiler dahil tüm burjuva partileri, faşizmin esas hedefinin sosyalizmin anavatanı, yani SSCB olduğunu düşünüyordu. Bu nedenle Hitler faşizminin iktidara gelmesine destek vermişti. Bu pratik sonucu Komintern ( Komünist Enternasyonal), Sosyal demokrat partileri “Sosyal faşist parti” olarak ilan ederek “Sınıfa karşı sınıf” siyasetini benimsemişti. Ancak bir kaç yıl aradan sonra bu siyasetin “sol sapma” olduğu görülmüş ve mahkum edilmişti.

Komintern, faşizmin analizini yeniden yaparak kapitalist sistemin en gerici rejimi olarak tarif etmişti. Ardından anti Faşist siyasetin taktik hattının nasıl olması gerektiğini ortaya koymuştu. Sosyal demokrat ve liberal demokrat partilerin de içinde olduğu Halk cephesi siyasetini benimsemeye başlamıştı.

Bonapartist CHP mi? Sosyal Demokrat CHP mi?

Türkiye’de halihazırda onlarca sistem partileri bulunmaktadır. Siyasal İslamcı partilerden klasik faşist partilere, liberal partilerden ulusal sol partilere kadar geniş bir yelpaze söz konusudur. Cumhuriyet Türkiye’sini kuran CHP de bu partilerden biridir.

CHP’nin kuruluş niteliği Bonapartisttir. Bonapartizm faşizm değildir ama onun eşiğidir. 1950’lerden sonra çok partili sisteme geçişle birlikte CHP eklektik bir parti haline gelmiştir.

1960’lardan sonra sol-sosyalist hareketin gelişmesiyle birlikte CHP’ye “ortanın solu” misyonu verilmiştir. Amaç sol-sosyalist hareketi sistem içine çekip pasifize etmektir. Bu arada CHP kah Bonapartist çizgi kah sosyal demokrat çizgi arasında gidip gelmiştir.

Kökeni Bonapartist olduğu için hiç bir zaman sosyal demokrat parti hüviyetini kazanamamıştır. Ama içinde sosyal demokrat damar şu veya bu oranda hep var olmuştur. Kürt Alevileri dahil Alevilerin ekseriyeti CHP içinde yer almaktadır. 1980 öncesinde Maraş’ta ve Çorum’da gerçekleşen Alevi katliamının CHP’nin iktidar olduğu zamanda, 1993 yılında gerçekleşen Sivas madımak katliamının SHP iktidarı zamanında yapılması gerçeği değiştirmemiştir. Alevi kesiminin CHP’ye olan desteği devam etmiştir. Sürekli kıyım tehditi altında olan Alevler “seküler” CHP’yi kendisi için güvenli liman olarak görmektedir.

CHP kurulu sistemin partisidir. İçinde üç ana eğilim bulunmaktadır. Birinci eğilim kodlarını kuruluşundan alan Bonapartist eğilimdir. Bonapartizm ile klasik faşizm arasında çok ince bir çizgi bulunmaktadır. İkincisi kendisini solda gören ve sosyal demokrat olarak tanımlayan kesimdir. Üçüncü kesim ise bu iki kesim arasında gidip gelen hem ulusalcı hem de liberal diyebileceğimiz kesimdir. Bu kesim CHP de çoğunluktadır. Sol-sosyal demokrat atmosfer oluştuğunda sola yelken açmakta, milliyetçi ve militarist atmosfer oluştuğunda Bonapartizme yelken açmaktadır.

Sonuç olarak CHP’de sol ve sosyal demokrat insanlar olmakla birlikte, sosyal demokrat bir parti değildir. Kuruluş kodlarında bulunan Bonapartizm ve arasında çok ince bir çizgi bulunan faşizmin izdüşümüne sahip insanlar olmakla birlikte faşist parti diyemeyiz. Faşist demek faşizmin kavramsal sınırlarını zorlamak olur.

Gerici Günlerdeyiz!

Adına ne diyeceksek diyelim, ister açık faşizm, ister otoriterizm, ister tek adam rejimi diyelim, artık on beş yıl önceki günlerde değiliz. Yer yer 12 mart ve 12 Eylül günlerine benzer, yer yer o günlerin gerisindeyiz. O günler, yani 12 mart ve 12 Eylül açık faşizmi günleri geçici günlerdi. Ama şimdi olan bambaşka bir şeydir. Buna “faşizmin kurumsallaşması” diyenler de var, darbe mekaniği” olarak tarif edenler de. Sonuçta buna “Rejim değişikliği” demek yanlış olmaz. Bu kavramsallaşmaların hepsinin kendi içinde bir karşılığı bulunuyor. O zaman, bu manzaradan rahatsız olan herkesin bir araya gelmesi gerekiyor. Büyük bir şemsiyenin altına yani… Ama ve fakat demeden… Hem de buna en çok ihtiyaç duyanları önemseyerek… Mesela en başta Kürtler, Aleviler, Sosyalistler… Henüz kendisi için sınıf olmasa da, çark ve çekiç sallayanlar…

Ve evet bütün bu kesimlerin konuşacağı dil ne yazık ki Fransızca değil, Almancadır…

Bu günlerdeyiz yani…Lenin’in dediği gibi gerici günlerde…

Gerici günler kitle hareketinin zayıf olduğu, olan hareketlerin de kendiliğindenci ve örgütsüz olduğu günler demektir.

Bugünlerde her yere yumruk sallama imkanı yoktur. Yapılması gereken en geniş muhalefet kesimleriyle birlikte hareket etmektir.

Bugünlerde öncelikli hedef Saray iktidarıdır. Saray karşıtı kesimlerle yan yana durabilmek için asgari müştereklerde buluşulmalı. Bunun için, bu dönemde sen geçmişte bunu yaptın, ben de bunu yaparım demenin zamanı değildir. Ama bu ayrım çizgisini ortadan kaldırmak, “Her şey çok güzel olacak”, “Yürü piro” demek de değildir. İdeolojik mücadele ihmal edilmemeli. Aradaki çizgi silikleştirilmemeli.

Tags: FasizmMert Yıldırım
Previous Post

KIZIL İMAM

Next Post

SİYASAL SONUÇLARI BAKIMINDAN 18 MART DARBESİ, INTERREGNUM, ÇÖKÜŞ VE ALTERNATİF

Mert Yıldırım

Mert Yıldırım

Yazarın Diğer Yazıları

Kültürel Tanıma: Siyasal Tasfiye Planı Devam Ediyor
Manşet Haberler

Kültürel Tanıma: Siyasal Tasfiye Planı Devam Ediyor

18/01/2026
Kötülüğün Sıradanlaşması: Sessizlik ve Ahlaki Çöküş
Manşet Haberler

Kötülüğün Sıradanlaşması: Sessizlik ve Ahlaki Çöküş

14/01/2026
Halep Saldırısı ve Bölgesel Yeniden Yapılanma
Manşet Haberler

Halep Saldırısı ve Bölgesel Yeniden Yapılanma

12/01/2026
İran’da Kriz, Örgütsüz İsyan ve Rojhilat
Manşet Haberler

İran’da Kriz, Örgütsüz İsyan ve Rojhilat

12/01/2026
Halep Saldırısı ve Beraberinde Gelen Sorular
Manşet Haberler

Halep Saldırısı ve Beraberinde Gelen Sorular

09/01/2026
Venezuela Operasyonu: Emperyalist Haydutluk ve İçten Çözülen Devlet Gerçeği
Manşet Haberler

Venezuela Operasyonu: Emperyalist Haydutluk ve İçten Çözülen Devlet Gerçeği

06/01/2026
Next Post
SİYASAL SONUÇLARI BAKIMINDAN 18 MART DARBESİ, INTERREGNUM, ÇÖKÜŞ VE ALTERNATİF

SİYASAL SONUÇLARI BAKIMINDAN 18 MART DARBESİ, INTERREGNUM, ÇÖKÜŞ VE ALTERNATİF

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

CHP’de grup toplantısı krizi: Kılıçdaroğlu Genel Merkez çağrısı yaptı

CHP’de grup toplantısı krizi: Kılıçdaroğlu Genel Merkez çağrısı yaptı

by Sonhaber
09/06/2026
0

CHP’de “mutlak butlan” kararı sonrası başlayan kriz devam ederken, Meclis’te yapılması beklenen grup toplantısı etrafında yeni bir gerilim yaşandı. Mahkeme...

Ekonomide gerçekler ve büyüklere masallar

Ekonomide gerçekler ve büyüklere masallar

by Mustafa Durmuş
09/06/2026
0

Türkiye’de yüksek enflasyon sürerken, ekonomik büyüme yavaşlıyor, yoksulluk artıyor. Buna rağmen siyasal iktidar işlerin iyi gittiğini söylemeye devam ediyor. TÜİK,...

AKP Diyarbakır’da görev değişimi sonrası istifa

AKP Diyarbakır’da görev değişimi sonrası istifa

by Sonhaber
09/06/2026
0

AKP’de bazı il başkanlıklarında yapılan görev değişikliklerinin ardından Diyarbakır teşkilatında yeni bir gelişme yaşandı. AKP Genel Merkezi tarafından Diyarbakır İl...

TBMM önünde CHP grup toplantısı gerilimi

TBMM önünde CHP grup toplantısı gerilimi

by Sonhaber
09/06/2026
0

CHP’de “mutlak butlan” kararı sonrası başlayan siyasi gerilim, TBMM’de yapılacak grup toplantısı öncesinde Meclis kapısına taşındı. Özgür Özel’in grup toplantısını...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik