Lübnan hükümetinin ülkedeki silahlı yapıları devlet denetimi altına alma kararı ülkede siyasi ve güvenlik dengelerini sarsarken, en sert tepki Hizbullah’tan geldi. Şii İslamcı parti ve silahlı örgüt Hizbullah, “bu karar yok hükmündedir” diyerek hükümetin silahsızlanma planını tanımayacağını açıkladı.
5 Ağustos’ta yapılan ve yaklaşık altı saat süren Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Başbakan Nevvaf Selam, yıl sonuna kadar silahların yalnızca ordu denetiminde olmasını sağlayacak bir plan hazırlanması talimatını verdi. Plana göre tüm silahlı yapıların orduya devredilmesi hedefleniyor.
“Amerikan Diktesiyle Alınmış Bir Günah”
Hizbullah’tan yapılan açıklamada, söz konusu karar “ağır bir günah” ve “uluslararası dayatma” olarak nitelendirildi. Örgüt, kararın ABD’nin yönlendirmesiyle alındığını savunarak şu ifadeyi kullandı:
“Bu karar, Lübnan halkının iradesini değil, Amerikan istikametini yansıtmaktadır. Yok hükmündedir.”
ABD Planı: Silahsızlanma Karşılığında İsrail’in Geri Çekilmesi
Lübnan hükümetinin adımı, Haziran 2025’te ABD tarafından önerilen bir yol haritası ile doğrudan ilişkili. ABD’nin önerisine göre Hizbullah’ın tamamen silahsızlanması karşılığında İsrail, güney Lübnan’daki beş bölgeden çekilecek ve hava saldırılarına son verecek. Ancak Hizbullah bu teklife olumlu yaklaşmadı.
Örgütün liderlerinden Naim Kasım, kabine toplantısıyla aynı anda yaptığı televizyon konuşmasında, İsrail saldırıları sürdükçe silah konusunun “gündemlerinde olmadığını” ifade etti:
“İsrail her gün hava sahamızı ihlal ediyor, sivilleri hedef alıyor. Bu şartlarda silah tartışması meşru değildir.”
Gerilime rağmen Hizbullah, diyaloğa kapalı olmadığını belirtti. Açıklamada, “uluslararası baskı değil, ulusal mutabakat” temelinde bir güvenlik stratejisi tartışmasına açık olunduğu vurgulandı. Ancak bu diyaloğun İsrail saldırıları altında değil, siyasi eşitlik çerçevesinde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.
Lübnan’da birçok siyasi analist ve toplumsal kesim, bu kararın mezhepler arası gerilimi artırabileceğinden endişe ediyor. 1975-1990 yılları arasındaki iç savaşın silahlı gruplar arasındaki hesaplaşmalarla derinleştiği hatırlatılarak, hükümetin attığı adımın dikkatli yönetilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Ancak hükümet kanadı, planın Lübnan’ın egemenliği ve ordu otoritesinin tesisi açısından tarihi önemde olduğunu savunuyor. Lübnan’da devlet dışı silahlı yapıların varlığı uzun süredir iç siyasi istikrarsızlık ve dış müdahalelerle ilişkilendiriliyor.
Hizbullah’ın karşı çıkmasına rağmen, Lübnan hükümetinin hazırladığı silahsızlanma planının Ağustos ayı sonuna kadar Bakanlar Kurulu’na sunulması bekleniyor. Planın kabul edilip edilmeyeceği ve uygulama aşamasında karşılaşılacak direnç, Lübnan’da devletin güvenlik gücü üzerindeki mutlak otoritesinin test edileceği bir süreci başlatacak gibi görünüyor.







