Hollanda’da ortaya çıkan adaletsizliğin sorumluluğunu alan hükümet istifa etti

Hollanda’da çifte vatandaşlığa sahip göçmen statüsündeki ebeveynlerin kasıtlı bir şekilde dolandırıcılıkla suçlanarak, mağdur edildiğini gün yüzüne çıkaran çocuk bakımı ödeneği skandalı sonrası suçlamalara hedef olan hükümet, genel seçimlere 2 ay kala istifa etti.

Hükümet, 17 Mart’ta yapılacak genel seçimlere kadar koronavirüs salgını ile mücadele konusundaki programı uygulamaya devam edecek.

İstifa kararı ise Bakanlar Kurulu’nda oybirliğiyle alındı.

Hollanda Başbakanı Rutte, hükümetin çocuk bakımı ödeneği konusunda, “devletin zayıfları koruma ve riskleri dağıtma görevini” yerine getirmediğini söyledi.

“Devlet güçsüzleri korumalıydı” diyen Rutte, sözlerine şöyle devam etti:

“Masum insanlar suçlandı, hayatları mahvoldu. Meclis bu konuda eksik ve yanlış bilgilendirildi.”

Haksızlığa uğrayan ailelerin mağduriyetinin giderilmesi için çalışmaya devam edeceklerini söyleyen Rutte, siyaset, bırakıp bırakmayacağı yönündeki bir soruyu, “Parti lideri olarak istifa etmeyi düşünmüyorum. Bunun kararını vermek 17 Mart’ta seçmenlere düşüyor” şeklinde yanıtladı.

Diz boyu adaletsizlik

Hollanda Meclis Soruşturma Komisyonu, Aralık ayı ortalarında yayımladığı raporda, 2. Mark Rutte hükümeti (2012-2017) döneminde çifte pasaportlu yaklaşık 30 bin ebeveyne, “eşi görülmemiş adaletsizlik” yapıldığını belirtmişti.

Başbakan Mark Rutte, raporun ardından aileler ve kamuoyundan özür dileyerek, mağdur edilen ailelere tazminat ödeneceğini söylemişti. Ancak koalisyon ortağı siyasi partiler, skandalın ekonomik sonuçlarının yanısıra siyasi sorumluluğunun da üstlenilmesi gerektiğine işaret ederek, istifa konusunu gündeme getirdi.

Geçen dönem hükümet ortağı olan İşçi Partisi (PvdA) lideri ve eski Sosyal İşler Bakanı Lodewijk Ascher, eleştiriler üzerine Perşembe günü genel başkanlık görevinden istifa ettiğini açıklamıştı.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x