İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), yayımladığı “Dünya Raporu 2026” kapsamında Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinin ardından yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Raporda, ülkede yeni bir siyasi döneme girilmiş olmasına rağmen güvenlik, insan hakları ve hukuk alanlarında “karanlık” bir tablonun sürdüğü belirtildi.
Rapora göre, özellikle Alevi ve Dürzi sivilleri hedef alan saldırılarda en az 1.400 kişi hayatını kaybetti. HRW, demokratik denetim mekanizmalarının zayıfladığını, geçiş sürecinin siviller açısından ciddi riskler barındırdığını vurguladı.
Raporda, Aralık 2024’te Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) öncülüğündeki grupların yönetimi ele geçirmesinin ardından, Mart 2025’te Ahmed el-Şara liderliğinde geçiş hükümetinin kurulduğu hatırlatıldı. Ancak HRW, yayımlanan anayasal deklarasyonun yürütmenin yargı ve yasama üzerindeki etkisini artırdığını ve bunun demokratik işleyişi zayıflattığını kaydetti.
Kimlik temelli saldırılar: 1.400 ölü
Raporda, 2025 yılının mart ve temmuz aylarında Lazkiye, Tartus, Hama ve Süveyda’da Alevi ve Dürzi sivillere yönelik ağır saldırılar yaşandığı belirtildi. Bu saldırılarda en az 1.400 sivilin öldüğü, toplu mezarların bulunduğu ve bazı köylerin yakıldığı ifade edildi. Birleşmiş Milletler’in söz konusu olayların “savaş suçu” teşkil edebileceği uyarısında bulunduğu hatırlatıldı.
Raporda, Rojava bölgesindeki gelişmelere de yer verildi. Keyfi tutuklamalar, kötü muamele ve sivillerin mülklerine el konulması gibi ihlallerin sürdüğü belirtilirken, 16 Mart 2025’te Kobani’de bir çiftliğe düzenlenen drone saldırısında 7’si çocuk olmak üzere 10 kişilik bir Kürt ailenin hayatını kaybettiği aktarıldı. HRW ayrıca, Türkiye’nin bölgedeki askeri varlığının devam ettiğini ve bazı silahlı gruplara maaş ödemeyi sürdürdüğünü kaydetti.
İsrail’in Golan Tepeleri çevresindeki askeri faaliyetlerine de dikkat çekildi. Aralık 2024–Eylül 2025 döneminde İsrail’in Suriye’deki askeri hedeflere yönelik 277 hava saldırısı düzenlediği, bu saldırıların ev yıkımlarına ve zorla yerinden edilmelere yol açtığı ifade edildi.
Derinleşen insani kriz
HRW verilerine göre, Suriye nüfusunun yüzde 90’ından fazlası yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Yaklaşık 16,5 milyon kişinin acil insani yardıma ihtiyaç duyduğu, artan gıda fiyatları ve yakıt kıtlığının temel yaşam koşullarını tehdit ettiği belirtildi.
Göç ve belirsizlik
Raporda, Esad sonrası yaklaşık 581 bin kişinin ülkeye geri döndüğü, ancak 4,5 milyondan fazla Suriyelinin hâlâ komşu ülkelerde sığınmacı olarak yaşadığı kaydedildi. Ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin sayısının ise 7 milyonu aştığı belirtildi. Türkiye, Lübnan ve ABD’nin sınır dışı politikalarının sığınmacılar üzerinde ciddi bir baskı yarattığına dikkat çekildi.
HRW Orta Doğu Direktör Vekili Adam Coogle, rapor kapsamında yaptığı değerlendirmede, “Suriye’yi haklara saygılı yeni bir döneme taşımak için, Aralık 2024 öncesi ve sonrasındaki tüm ihlallerden tarafsız biçimde hesap sorulmalıdır” ifadelerini kullandı. Raporda, kalıcı barışın ancak kapsamlı ve kapsayıcı bir adalet mekanizmasıyla mümkün olabileceği vurgulandı.












