Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin yeniden düzenlenmesi için yürütülen görüşmelerde ilerleme sağlanırken bölgedeki askerî gerilim sürüyor.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran ile Umman’ın boğazdan geçecek gemilerin kullanacağı güzergâhın coğrafi sınırları üzerinde uzlaştığını açıkladı. Tarafların ortak açıklama metni üzerindeki çalışmalarının son aşamaya geldiğini söyleyen Bekayi, varılacak anlaşmanın tek başına boğazın güvenliğini garanti etmeyeceğini ifade etti.
Reuters’a konuşan İranlı ve bölgesel kaynaklara göre üzerinde çalışılan taslak, Basra Körfezi’ne giriş yapan gemiler üzerinde İran’a denetim yetkisi verilmesini içeriyor. Körfez’den çıkış yapacak gemilerin hangi kurallara tabi olacağı ve olası geçiş ücretleri ise çözüme kavuşmayan başlıklar arasında bulunuyor.
ABD yönetimi, uluslararası bir su yolu olarak değerlendirdiği Hürmüz Boğazı’nın İran’ın denetimine bırakılmasına ve gemilerden ücret alınmasına karşı çıkıyor. İran ise son günlerde ABD ile doğrudan bir görüşme yapılmadığını, müzakerelerin Umman ile yürütüldüğünü savunuyor. Bu nedenle henüz imzalanmış veya yürürlüğe girmiş bir anlaşma bulunmuyor.
Diplomatik görüşmeler devam ederken İran’ın Körfez ülkelerine askerî tehdit ilettiği öne sürüldü. Tahran’ın, ABD’nin İran’a yeniden saldırması halinde bölgedeki enerji tesisleri, petrol sahaları, rafineriler, elektrik ve su şebekeleri ile Amerikan varlıklarının hedef alınabileceği mesajını verdiği aktarıldı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin bu mesajı Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’deki mevkidaşları ile Pakistan Genelkurmay Başkanı’na ilettiği kaydedildi. Tahran’ın bölge ülkelerinden Washington üzerindeki etkilerini kullanarak yeni bir saldırıyı önlemelerini istediği belirtildi.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın da ABD Başkanı Donald Trump’a askerî müdahalenin ertelenmesi ve diplomatik görüşmelere dönülmesi çağrısı yaptığı öne sürüldü. Riyad yönetiminin, kendi topraklarına yönelik olası bir saldırıya askerî karşılık vereceği mesajını İran’a ilettiği de aktarıldı.
Hürmüz Boğazı üzerindeki denetim tartışması ile karşılıklı saldırı tehditlerinin aynı döneme denk gelmesi, anlaşma arayışının kırılganlığını artırıyor. Taraflar arasında bağlayıcı bir metin imzalanmadığı için boğazdaki deniz trafiğinin ne zaman ve hangi koşullarla normale döneceği belirsizliğini koruyor.












