Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Osman Kavala hakkında verdiği son ihlal kararının ardından Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden (AİHS) çekilebileceği yönündeki açıklamalar, iktidar cephesinde görüş ayrılığına yol açtı.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede AİHM’in Kavala kararını siyasi olmakla suçladı. Türkiye’nin AİHS’ye taraflığının ve AİHM’e bireysel başvuru hakkının yeniden değerlendirilebileceğini belirten Uçum, AİHM kararlarının esas bakımından kesin bağlayıcılığı bulunmadığını savundu.
Türkeş: Türkiye’nin birikimi heba edilmemeli
Uçum’un açıklamasına AKP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş’ten sert tepki geldi. “Türkiye’nin hukuk burcunda akıl tutulması” başlığıyla bir açıklama yayımlayan Türkeş, Türkiye’nin 70 yılı aşkın süredir Avrupa Konseyi üyesi ve AİHS’ye taraf olduğunu hatırlattı.
Türkiye’nin Avrupa ile ilişkilerinin yalnızca Avrupa Birliği üyelik sürecinden ibaret olmadığını belirten Türkeş, AİHS ve AİHM sisteminden vazgeçilmesinin hukuki, siyasi ve ekonomik sonuçlar doğuracağını ifade etti.
AİHS’den çekilme ihtimalinin üst düzey kişiler tarafından dile getirilmesini eleştiren Türkeş, böyle bir senaryoyu “deli saçması” ve “Kafkaen bir absürtlük” sözleriyle tanımladı.
Türkeş, Osman Kavala davası başta olmak üzere uzun süredir çözümsüz bırakılan hukuki sorunların mevcut anayasa ve yasaların eşit ve adil biçimde uygulanmasıyla çözülebileceğini belirterek, “Evrensel hukuk ilkeleri ve adalet bugün ve yarın hepimize lazım” dedi.
AİHM Kavala’nın serbest bırakılmasını istedi
AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos’ta açıkladığı “Kavala/Türkiye (No. 2)” kararında birden fazla hak ihlali tespit ederek Kavala’nın derhâl serbest bırakılmasını ve mahkûmiyetinin sonuçlarının ortadan kaldırılmasını istedi.
AİHS’nin 46’ncı maddesi, taraf devletlerin kendileri hakkında verilen kesinleşmiş AİHM kararlarına uyma yükümlülüğünü düzenliyor. Kararların uygulanması Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından denetleniyor.
Uçum’un açıklaması resmî bir hükûmet kararı niteliği taşımıyor. Ancak Cumhurbaşkanlığı bünyesinden gelen çıkış ile AKP milletvekili Türkeş’in tepkisi, AİHS ve AİHM kararları konusunda iktidar cephesindeki görüş ayrılığını görünür hâle getirdi.












