Tutuklanmasının ardından kamu görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik bir dizi sansür uygulaması başladı. İstanbul’da sabaha karşı başlayan bir operasyonla, İmamoğlu’nun kent genelindeki reklam panoları, metro istasyonları, otobüs durakları ve belediye binalarındaki görselleri söküldü.
Metro istasyonlarında cephe giydirmeleri, billboardlardaki tanıtım afişleri ve Saraçhane’deki görsellerin kaldırılması, “görüntü ve ses yasağı” kararının uygulamaya geçirildiğini gösterdi.
Adıgüzel: “Hüküm yok, iddianame yok, siyasi düşmanlık var”
CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, SÖZCÜ TV’deki Para Politika programında uygulamayı sert bir dille eleştirdi. Adıgüzel, “Ortada bırakın hükmü, iddianame dahi yok. Bu siyasi bir düşmanlıktır. O kadar büyük bir korku ki sandığa gelin diyoruz, gelmiyorlar. İmamoğlu’nu adaylaştırmamak adına ellerinden geleni yapıyorlar” dedi.
Adıgüzel konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Seçilmiş bir belediye başkanının, 16 milyon insanın güvenini kazanmış bir adamın resmine bile tahammül edemiyorsunuz ama Kurtuluş Savaşı’nda vatan hainliği yapmış isimlerin adını okullara veriyorsunuz. SÖZCÜ TV gibi eleştirel yayın yapan ekranlara müdahale ediyor, sadece toz pembe Türkiye portresi çizen yayınlara izin veriyorsunuz.”
Muhalefet: Sansür değil, açık bir tasfiye
İmamoğlu’nun görsellerinin kaldırılması, kamuoyunda “siyasi sansür”, hatta daha ötesi “kasıtlı bir siyasal tasfiye süreci” olarak yorumlanıyor. Görüntülerinin yasaklanması, milli iradeye müdahale olarak değerlendirilirken, CHP kanadı bu uygulamaların “kararsız seçmeni tedirgin edeceğini” savunuyor.
Uluslararası kamuoyu nezdinde yeni kriz uyarısı
Sosyalist Enternasyonal ve Avrupa sosyal demokrat partilerinden gelen destek açıklamalarının ardından, İmamoğlu’na yönelik görüntü ve ses yasağı uygulamasının, uluslararası kamuoyunda yeni bir Türkiye krizini tetikleyebileceği belirtiliyor.












