Çarşamba, Ekim 7, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

İNSAN HİÇ DÜZELİR Mİ?

Emine Aydoğdu by Emine Aydoğdu
10/09/2026
in Manşet Haberler, Öykü, Yazarlar
A A
2
İNSAN HİÇ DÜZELİR Mİ?
0
SHARES
761
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Geçmişimi değiştirmenin bir yolu olsa diye düşündüğüm zamanlardan şimdi nefret ediyorum. Neden sözcüğü ile başlayan sorular kulağımı tırmalıyor? Merak karşılıksız kalmamalı, hemen giderilmeli. Ben bir sokak çocuğuyum. Sokak çocuğu olarak doğdum. Anne karnında iken bile sokakların sesini tanıyor ve dinliyordum. Beni içinde saklayan o yumuşak kabuk, ayna görevi görüyor, bütün yansımaları toplayıp, zihnime gönderiyordu. Her şey orada depolanıyordu. O zamanlar nasıl da mutluydum. Mutluluk ne diye sorarsanız? O zamanlar derim. O zamanlar, uzun zamanlar, tanımsız zamanlar, nedensiz zamanlardı. Toprağa ayak basar basmaz ona ait olduğumu hissettim. Diğer canlılara olduğu gibi bana karşı da kayıtsız kalmadı. Toprakla birlikte büyüyüp serpildim, değişip dönüştüm. Benim dünyamda toprak, sokağın ve hayatın diğer adıydı.

Çocuktum, görmek, düşünmek, eylemek için çok çok gençtim. Genelevin yakınındaydı evimiz. Tam arkasındaydı desem daha doğru olacak. İçine hiç girmedim ama genelevle aynı sokak, aynı güneş, aynı gece, aynı yağmura doğdum. Keşke girseydim. Benim için daha iyi olurdu. Bir genelev piçi olarak doğmak oldukça itibarlı olmalı. Ya da tam tersi. İnsanın yarattığı en aşağılık mı, yoksa en yüce yer mi diye de düşünmeden edemiyorum?

Kardeşimi öldürdüler. Kargınmış toplumsal sistemin zavallı, zayıf fikirli bir kurbanıydı. Taşla kafasını ezdiler. Aptalmış! Doğuştan aptal olanların yaşama hakkı yokmuş. Toplumsal çürümenin en zayıf kurbanı unvanı aldı. Annem benim büyüğümü çamaşır ipiyle astı. Yoo yoo deli değildi. Çıldırmamıştı da. Aksine çok akıllıydı. Kendi doğurduğunu kendisinin yemesinden daha ulvi bir eylem olabilir miydi? Eylemi, onu, beni gözümde ilahlaştırdı. İnsanlık tarihinde, yaratanlar, katledenler ve egemenler hep kutsanmıyor muydu, yazılan metinler, çizilen resimler öyle demiyor muydu?

Annem gece gündüz çalışmış, her şeyden vazgeçmiş, her şeyini bizim için feda etmişti. O kendini feda edince biz de onu feda ettik. Hep öyle olmaz mı? Biri bizim için kendinden vazgeçince, arlanıp utanmadan canı çıkıncaya değin üstünde tepiniriz. Kazandığı para azdı ama sahip olduğumuz tek şeydi. Bizimle alay eden, horlayan ve bizi parçalara ayıran ilk kişiler, yakınlarımızdı. Yani insan kardeşlerimizdi! Sahiplerinin onları tekmelemesini engellemeye çalışırsanız sizi ilk ısıracak zavallı yaratıklar, özbeöz kardeşleriniz olur. Sahiplik, ailede başlıyor, ailede büyüyüp serpiliyor, sonra da sokağa yayılıyordu. Bizim sokağın sahibi çoktu. Ne de olsa et pazarıydı. Her türlü satış serbestti. Etin bu kadar değerli ve önemli olmasından o zamanlar olduğu gibi şimdi de tiksiniyorum.

Mutlu olabilme umuduyla her şeyden kopup bu yeni topraklara geldim. Mutlu olabildim mi? Hayır! Bugünün dehşeti tüm korkunçluğuyla üzerime düştü! Ateş üstünde yürüyorum. Ateşin üzerinde çıplak ayakla yürüyünce insan daha iyi görebiliyor. Bugüne değin toprağın üzerindeki hiçbir şey ateş kadar beni hayrete düşürmedi.

Demirci Arap Rüstem, erime noktasına ulaşmadan özenle ısıttığı demirleri döverken, bizim evin ve sokağın bekçisi sarı köpek ateşten çıkan kıvılcımları yakalamaya çalışırdı. Bunu bir oyun haline getirmişti. Kıvılcımlara haykıran ateşli bir yaratıktı. Bir bakıma ateşle dans ediyordu. Keşke bir köpek olsaydım. Ateşten çıkan kıvılcımları canlılara benzetiyordum. Kıvılcımlar da canlılar gibi bir anlıktı. Yükseliyor, parlıyor sonra da sönüyorlardı.

Benim büyüğüm ve arkadaşı melek Halil, sarı köpeği öldürdü. Boynuna doladıkları kendiri kömürlüğün duvardaki demir kancaya geçirmişlerdi. Sarı köpeği bulduğumuzda ayakları ve ağzı bantlıydı. Annem oğluna hiç acımadı. Belki de acıdı ama hiç hissettirmedi. Melek Halil kayboldu. Annemin tahliye olmasına az bir zaman var. Çıkınca melek Halil’i de bulup asacağından eminim.

Sarı köpeği annem doğurmasa da bizden biri gibi sever, korur ve beslerdi. Pidecideki yemek artıklarını sarı köpek için getirirdi. Elleri, erkek elinden daha sert ve kalındı. Bulaşık yıkamaktan derisi yıpranmış ve yaşlanmıştı. Parmakları her zaman şiş ve sıcak suda yanmış gibi kızarıktı. Sabahın ilk ışıklarıyla bazen de gün ağarmadan yola koyulurdu. Önce dolmuşa sonra da otobüse biniyordu.

Gününü anımsamıyorum ama bir mayıs sabahı olduğunu biliyorum. İşe giderken genelevin çöp bidonunun içinden gelen sese kulak kabartmış, önce çocuk sesi sanmış, çöpleri karıştırınca minik bir köpek yavrusuyla karşılaşmış. Bir an düşünmüş. Ne yapacağını bilememiş. Biraz bocalamış. Yavruya dokununca içine bir ılıklık yayılmış. Bu ılık rüzgârın esintisiyle sevinç ve şaşkınlık içinde heyecanla eve doğru yönelmiş.

İşe geç kalmayı ve patronundan azar işitmeyi göze alarak yavruyu eve getirmişti. Saçına bağladığı kirazlı tülbentle sarıp sarmalamıştı. Yavru, başını annemin memeleri arasına sokmuştu. Ölmemesi için annem günlerce, gecelerce uğraştı.

Sarı köpeği öldürdükleri gün, gökyüzünde kara bir güneş vardı. O kapkara güneş, üstüme bir kurşun gibi çökmüştü. Boğuk boğuk sesler çıkarıyor, kömürlüğün içinde dört dönüyordum. Annemin çığlığı yeri göğü deliyordu. Deprem oluyormuş gibi toprak titretiyordu. Bir günde her şey değişmişti. Ben, annem, benim büyüğüm, sarı köpek. Sarı köpek ve benim büyüğüm öldüler. O korkunç günden sonra annem de ben de bambaşka biri olduk. Birbirimizi tanımakta güçlük çekiyorduk. Geçmişe dair ne varsa zihnimizde kara bir leke olarak capcanlı duruyordu. Her şey nasıl bir anda bu kadar hızla değişmişti, o gün gibi bugün de bu hızlı değişime aklım ermiyor?

Annem, deniz gibi olduğumu söylüyor. Hiçbir engel tanımadığımı, kendi yolumda akıp gittiğimi herkese anlatıyor. Buna neden ihtiyaç duyuyor, doğrusu anlayamıyorum? Kendimizle ya da yakınlarımızla ilgili başkalarına bir şeyler anlatma sorumluluğunu neden hisseder ve onlardan öneri ve onay bekleriz? Bu eylemimizle, insanın her koşulda muhtaç bir varlık olduğunu kendi kendimize kanıtlamış mı oluruz?

Gittiğim her yerde kanunun gölgesi evimin üzerine yıldırım gibi düşüyor. Sokağa çıktığımda takip ediliyorum. Her yerde karşıma biri dikiliyor. Gölgemden daha yakınlar. Bu güvenlikli çürüme içinde ben bir haydudum ve beni ormana sürmek istiyorlar. Haydut olduğumu ve ormana sürülmem gerektiğini hep bir ağızdan koro halinde dillendiriyorlar. Benim yaşadığım sefaleti, insan denen yaratık duymuyor, görmüyor, hissetmiyor. Rüzgârı iplemeden göğün altında döne döne kanat çırpan kuşlar da olmasa ne yapardım, doğrusu bilmiyorum.

Toprağın bütün ihtimallere açık intiharına, kuşlardan daha iyi tanıklık edebilecek başka bir canlı var mı şu evrende?

Beynim, uzun zamandan sonra yeniden çalışmaya başladı. Hayatımın kocaman bir hatadan ibaret olduğunu kavramam artık zor değil. Kafam çalışınca hiçbir işe yaramadığımı anlamam daha kolay oluyor. İnsan hiç düzelir mi? Kendimden biliyorum, ben düzelmedim. Çürümeye uyum sağlayamadığım gibi körleşmeyi de başaramadım. Gördükçe gördüm. Daha, daha, daha, dahasını da gördüm. Annem olsaydı: “Görme!” derdi. Ardından da: “Her boyayı boyadık, fıstıki yeşil mi kaldı?” diye söylenirdi. Ben dinler miydim? Kendimi dinlemiyorum ki onu nasıl dinleyeyim?

Tags: Emine Aydoğdu
Previous Post

Alevi-Bektaşi Hak Savunucuları’ndan bildirgeye destek: Susmayacağız

Next Post

Kozinoğlu soruşturmasında ilk tutuklama

Emine Aydoğdu

Emine Aydoğdu

Dinamik Dergisi’nde çıkan yazılarıyla ilk kez yazın dünyasına adımını attı. Makine Mühendisleri Odası’nın meslek dergisinde yazıları yayımlandı. Uğur Mumcu Yaratıcı Yazarlık seminerlerine, Özgür Üniversitesi’nin Küresel Emperyalizm ve Kapitalizm üzerine derslerine, Ulus Baker’in Spinoza üzerine söyleşilerine katıldı. Sokak Yazarları Dergisi’nin oluşturulup gelişmesinde önemli katkıları oldu. Bu dergide öykü ve şiirleri yayımlandı. Anayasa, Anayasa Yargısı, Kararlar Dergisi ve İnsan Haklarına ilişkin yayınlar başta olmak üzere, yüze yakın hukuk kitabının editörlüğünü yaptı. “TEMMUZU BEYAZA BOYADIM” adlı öykü kitabı, Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla Mart 2001’de yayımlandı. “TEŞKİLÂTI ESASİYE’DEN GÜNÜMÜZE ANAYASALAR” adlı çalışması Palme Yayıncılıktan Mayıs 2005’te yayımlandı. “ADO” adlı öykü kitabı, Yoğunluk Dergisi tarafından 2006’da yayımlandı. “BİR ISLIK ÇAL” adlı öykü kitabı, Favori Yayınlarından 2014’te yayımlandı. “DÜNYA BİR AVUÇ” adlı öykü kitabı, Tulpars Yayınlarından 2016’te yayımlandı. “AFORİZMALAR” adlı kitabı, Artshop Yayınlarından 2018’te yayımlandı. “KİMSE İNANMIYOR BANA” adlı öykü kitabı SRC yayınlarından 2024’te yayımlandı. Çeşitli gazetelerde denemeler yazmış, kimi televizyon kanallarında edebiyat söyleşilerine katılmış, Halk Evlerinde ise gençlere edebiyat ve sanat üzerine seminer vermiştir. “Sokak Yazarları, Evrensel Kültür, Yaşam Sanat, Yoğunluk, Deliler Teknesi, Öykü Teknesi, Tavır, İlk İnci, Nikbinlik, Çağdaş Yaşam, Bağlaç, Ekin Sanat, Kıyı Dili, Çağdaş Türk Dili, Bulut Yazar, Sarmal Çevrim, Eliz Edebiyat, Edebiyat Nöbeti, Lacivert, Edebiyat Kolektifi, Güney Dergisi, Çini Kitap, MYART Sanat Dergisi, Altı Yedi, adadergi.com, cigdergisi.com,” gibi kültür sanat ve edebiyat dergilerinde öyküleri ve şiirleri, “Feniks, İnsanokur.org, Çerçi Sanat, adananewstv.com, Son Baskı, Edebiyat-Kültür Sanat ve Farkındalık, Yaşa-Der Platformu (Yazar Şair ve Sanatçı Dernekleri Platformu) Yobazlıkla Mücadele, Kürecik TV Kültür Sanat Edebiyat, Solmedya.com ve sendika.org’da denemeleri ve öyküleri yayımlanmıştır. BUDEP (Bursa Dergiler Platformu) çatısı altında düzenlenen Bursalı edebiyatçıların “Kış Buluşması” 2025 yılının Mart ayı etkinliğinde, ortak inisiyatif ile belirlenen ve “Bursa’dan Edebiyata Katkı” adıyla verilen 2024 Yılı Bursa’dan Öykü/Romana Katkı Ödülüne layık görülmüş ve “2024 Bursa’dan Öyküye Katkı Ödülü” ile onurlandırılmıştır. Gazetemizde “Öykü Köşeşi” yazarı olarak öykü ve deneme yazmaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları

Yeraltından Yükselen Sessiz İsyan: Emine Aydoğdu’nun yeni kitabı çıktı
Kitap Önerileri

Yeraltından Yükselen Sessiz İsyan: Emine Aydoğdu’nun yeni kitabı çıktı

09/04/2026
TANRILARIN DOĞUŞU İNSANI KÖLELEŞTİRDİ
Manşet Haberler

TANRILARIN DOĞUŞU İNSANI KÖLELEŞTİRDİ

08/03/2026
BİR YUMAK HAMUR
Manşet Haberler

BİR YUMAK HAMUR

09/02/2026
VENEZUELA VE EMPERYALİZM
Manşet Haberler

VENEZUELA VE EMPERYALİZM

19/01/2026
LAİKA’YA BARIŞ GETİRECEKLER MİŞ!
Manşet Haberler

LAİKA’YA BARIŞ GETİRECEKLER MİŞ!

02/01/2026
KEDİ
Manşet Haberler

KEDİ

15/12/2025
Next Post
Kozinoğlu soruşturmasında ilk tutuklama

Kozinoğlu soruşturmasında ilk tutuklama

Comments 2

  1. Osman Kılınç says:
    4 hafta ago

    Kalemine-dividine, Eline Emeğine Sağlık #EylemGüzeli(m) Başarı, Sağlık ve Esenlik diliyorum.
    Selamlar

    Yanıtla
    • Emine Aydogdu says:
      3 hafta ago

      Çok teşekkür ederim sevgili arkadaşım selamlar sevgiler gönderiyorum sana.
      🌿

      Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Mahkeme işe iade dedi, Dersim Belediyesi işçileri görevlerine dönemedi

Mahkeme işe iade dedi, Dersim Belediyesi işçileri görevlerine dönemedi

by Sonhaber
07/10/2026
0

Dersim Belediyesi’nde 9’u 31 Aralık 2024, 4’ü ise 24 Mart 2025’te olmak üzere toplam 13 işçinin işine son verildi. İşçiler,...

ABD-İran geriliminde yeni açıklamalar: Washington uranyum şartını yineledi

ABD-İran geriliminde yeni açıklamalar: Washington uranyum şartını yineledi

by Sonhaber
07/10/2026
0

ABD ile İran arasında yedi aydır devam eden çatışmaları sona erdirmeye yönelik dolaylı temaslar sürerken taraflardan yeni açıklamalar geldi. ABD...

Suudi Arabistan-Husi gerilimi tırmanıyor

Suudi Arabistan-Husi gerilimi tırmanıyor

by Sonhaber
07/10/2026
0

Suudi Arabistan ile Yemen’deki Husiler arasındaki gerilim, karşılıklı hava saldırıları ve kara operasyonlarıyla büyüyor. Suudi Arabistan Sivil Havacılık Otoritesi, 5...

DTCF’de saldırı ve gözaltı iddiaları

DTCF’de saldırı ve gözaltı iddiaları

by Sonhaber
07/10/2026
0

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde (DTCF) 6 Ekim’de öğrenciler arasında başlayan gerginlik arbedeye dönüştü. Öğrencilerin ve olayı izleyen basın...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik