Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin işsizlik ve istihdam verilerini değerlendirdi. TÜİK’in Hanehalkı İşgücü Araştırması’ndan yararlanılarak hazırlanan bülten, resmî işsizlik oranı ile çalışma hayatındaki atıl kapasite arasındaki büyük farkı ortaya koydu.
TÜİK’e göre nisan-haziran döneminde işsiz sayısı bir önceki çeyreğe kıyasla 84 bin kişi azalarak 2 milyon 799 bine geriledi. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı da 0,3 puanlık düşüşle yüzde 7,9 olarak hesaplandı.
Geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyonu aştı
DİSK-AR’ın hesaplamasında ise işsizliğin yalnızca aktif biçimde iş arayanlardan oluşmadığına dikkat çekildi. İş bulma umudunu kaybedenler, çalışmaya hazır olduğu hâlde iş aramayanlar ve kısmi süreli çalışıp daha fazla çalışmak isteyenler de değerlendirmeye alındı.
Bu hesaplamaya göre geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 129 bine, oranı ise yüzde 29,9’a ulaştı. Böylece dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasında 22 puanlık fark oluştu. İki hesaplama arasındaki kişi sayısı farkı da 9,3 milyonu geçti.
Her üç kişiden yalnızca biri kayıtlı ve tam zamanlı çalışıyor
Araştırmada istihdamın yalnızca sayısına değil, niteliğine de dikkat çekildi. Mevsim etkisinden arındırılmamış verilere göre ikinci çeyrekte istihdam edilenlerin sayısı 32 milyon 656 bine, resmî istihdam oranı ise yüzde 48,8’e çıktı.
Ancak kayıt dışı ve kısmi süreli çalışanlar ayrıldığında tablo önemli ölçüde değişti. DİSK-AR’ın “Kayıtlı ve Tam Zamanlı İstihdam” göstergesine göre bu kapsamdaki çalışanların oranı yüzde 34,2’de kaldı. Çalışabilir durumdaki 66,9 milyon kişinin yalnızca 22,9 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı bir işe sahip.
Genç kadınlarda oran yüzde 48,5
İşsizlikte kadınlar ve gençler açısından daha ağır bir tablo ortaya çıktı. Geniş tanımlı işsizlik oranı kadınlarda yüzde 39,2, gençlerde yüzde 38,7 olarak hesaplandı. Genç kadınlarda ise oran yüzde 48,5’e yükseldi.
DİSK-AR’ın değerlendirmesi, resmî işsizlikteki düşüşün tek başına çalışma hayatındaki iyileşmeyi göstermediğine işaret ediyor. Kayıt dışılık, eksik istihdam ve güvencesiz çalışma biçimleri hesaba katıldığında, çalışabilir nüfusun büyük bölümünün kayıtlı ve tam zamanlı istihdamın dışında kaldığı görülüyor.












