İsviçre’de 27 Eylül’de düzenlenen referandumda seçmenler, ülkenin tarafsızlık politikasını önemli ölçüde değiştirecek anayasa teklifini kabul etmedi. Kesin sonuçlara göre oy kullananların yüzde 70,2’si girişime karşı çıktı.
Teklif, 26 kantonun tamamında reddedildi. “Hayır” oylarının en yüksek olduğu kanton yüzde 79,9 ile Basel-Stadt olurken teklife en fazla desteğin verildiği Ticino’da bile karşı oyların oranı yüzde 51,8’e ulaştı. Ülke genelindeki 2 bin 105 belediyeden yalnızca 149’unda girişim çoğunluk sağlayabildi.
Askerî iş birliği ve yaptırımlar sınırlanacaktı
“İsviçre’nin tarafsızlığının korunması” adıyla oylamaya sunulan girişim, ülkenin “sürekli ve silahlı tarafsızlık” ilkesinin yeni bir anayasa maddesiyle güvence altına alınmasını öngörüyordu.
Teklif kabul edilseydi İsviçre, doğrudan saldırıya uğramadığı sürece askerî ittifaklarla iş birliği yapamayacak ve Birleşmiş Milletler kararı bulunmayan durumlarda savaşan devletlere yaptırım uygulayamayacaktı. Bu düzenleme, İsviçre’nin NATO ile yürüttüğü ortak çalışmaların sınırlandırılmasına ve Rusya’ya karşı Avrupa Birliği ile uyumlu biçimde uyguladığı yaptırımların gözden geçirilmesine yol açabilecekti.
Hükümet ve parlamento karşı çıkmıştı
Pro Suisse tarafından hazırlanan ve sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) çevrelerince desteklenen girişime Federal Konsey ile parlamento karşı çıktı. Hükümet, teklifin dış ve güvenlik politikasındaki hareket alanını daraltacağını, İsviçre’yi uluslararası iş birliğinde güvenilmez bir ortak hâline getirebileceğini savundu.
İsviçre NATO üyesi olmamasına rağmen yaklaşık 30 yıldır ittifakla eğitim, bilgi paylaşımı ve güvenlik alanlarında iş birliği yürütüyor. Referandum sonucu, bu ilişkilerin ve hükümetin uluslararası krizlerde yaptırım kararı alabilme yetkisinin mevcut biçimiyle sürmesini sağladı.
Rusya yaptırımları tartışmanın merkezindeydi
Girişimi savunanlar, İsviçre’nin Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının ardından Avrupa Birliği yaptırımlarına katılmasının tarafsızlık ilkesini zedelediğini ileri sürüyordu. Karşı çıkanlar ise yaptırım uygulamamanın uluslararası hukuku ihlal eden devletlerin yanında durmak şeklinde değerlendirilebileceği uyarısında bulunuyordu.
Referandum sonucu, seçmenlerin tarafsızlığın değişen uluslararası koşullara göre uygulanmasına ve hükümetin dış politikada belirli bir esnekliği korumasına destek verdiği biçiminde yorumlandı.












