İsviçre’de sağ popülist İsviçre Halk Partisi’nin nüfusu 2050 yılına kadar 10 milyon kişiyle sınırlandırmayı hedefleyen girişimi referandumda kabul görmedi.
Henüz resmiyet kazanmayan sonuçlara göre seçmenlerin yaklaşık yüzde 55’i öneriye karşı oy kullandı. İsviçre kamu yayıncısı SRF’ye değerlendirmede bulunan gfs.bern anket enstitüsünden Lukas Golder, özellikle Fransızca konuşulan Batı İsviçre ile büyük kentlerde yaşayan seçmenlerin ret sonucunda belirleyici olduğunu söyledi.
Göç ve nüfus artışı tartışması
İsviçre’nin nüfusu, Avrupa Birliği ile kişilerin serbest dolaşımı uygulamasının başladığı 2002 yılından bu yana yaklaşık yüzde 25 artarak 9,1 milyona ulaştı.
SVP’nin girişimi, bu nüfus artışını sınırlandırmayı ve 2050’ye kadar ülke nüfusunun 10 milyonu aşmamasını hedefliyordu. Öneriyi destekleyenler, göç, konut sıkıntısı, altyapı yetersizliği ve trenlerdeki yoğunluk gibi sorunları “yoğunluk stresi” kavramıyla açıklıyordu.
Hükümet ve iş dünyası karşı çıkmıştı
Referandum öncesinde İsviçre hükümeti, merkez partilerin büyük bölümü ve iş dünyası temsilcileri öneriye karşı çıkmıştı.
Bu çevreler, teklifin kabul edilmesi halinde İsviçre ekonomisinin zarar göreceğini, iş gücü piyasasında ciddi sıkıntılar yaşanabileceğini ve özellikle nitelikli personel açığının büyüyebileceğini savunuyordu.
Önerinin kabul edilmesi durumunda İsviçre’nin, Avrupa Birliği ile 2002’den bu yana yürürlükte olan kişilerin serbest dolaşımı anlaşmasını feshetmek zorunda kalabileceği belirtiliyordu.
İsviçre Adalet Bakanı Beat Jans, referandum öncesinde yaptığı açıklamalarda, teklifin kabul edilmesi halinde ülkenin bir “Brexit anı” yaşayabileceği uyarısında bulunmuştu.
Jans, İsviçre’de sağlık, bakım ve huzurevleri gibi birçok alanın yabancı iş gücü olmadan işleyemeyeceğini vurgulamıştı.
Göçmen karşıtı söyleme tepki
Sonuçların ardından İsviçre Sosyal Demokrat Partisi Eş Genel Başkanı Cedric Wermuth da referandum kampanyası boyunca göçmenleri hedef alan söylemlere tepki gösterdi.
Wermuth, seçmenlerin önemli bir bölümünün sorunların sorumlusu olarak göçmenleri gösteren bölücü siyasetten rahatsızlık duyduğunu belirterek, referandum sonucunun bu yaklaşımın sınırlarına ulaştığını gösterdiğini ifade etti.
Referandumdan çıkan ret sonucu, İsviçre’de göç, nüfus artışı, ekonomi ve Avrupa Birliği ile ilişkiler başlıklarının önümüzdeki dönemde de siyasi tartışmaların merkezinde kalacağını gösteriyor.












