Mehmet Murat Yıldırım
İsviçre’de 14 Haziran, otuz yılı aşkın bir süredir kadınların eşitlik mücadelesinin en önemli simgelerinden biri olarak görülüyor. 1991 yılında yüz binlerce kadının iş bırakarak başlattığı kadın grevi geleneği, bugün ücret eşitsizliğinden bakım emeğine, kadınlara yönelik şiddetten göçmen kadınların maruz kaldığı ayrımcılığa kadar birçok başlığı bir araya getiriyor. Bu yıl da ülkenin dört bir yanında düzenlenen eylemler, kadın hareketinin farklı toplumsal mücadelelerle kurduğu dayanışmayı öne çıkardı.
Bern: Parlamento Meydanı’nda ortak ses
Başkent Bern’de günün merkezi buluşması Federal Parlamento önünde gerçekleşti. Çok sayıda kadın örgütünün birlikte organize ettiği mitingde konuşmalar yapıldı, müzik dinletileri gerçekleştirildi ve kadınların yıllardır sürdürdüğü hak mücadelesine dikkat çekildi.
Zürih: Binlerce kişi kent merkezinde yürüdü
Zürih’te düzenlenen yürüyüşe binlerce kişi katıldı. Kent merkezini dolduran kortejlerde eşit işe eşit ücret, kadınlara yönelik şiddetin son bulması ve bakım emeğinin görünür kılınması talepleri öne çıktı. Yürüyüş boyunca yapılan konuşmalarda kadın hakları mücadelesinin yalnızca bir güne sığdırılamayacağı vurgulandı.
Basel: Dayanışma ve sosyal haklar öne çıktı
Basel’de gerçekleştirilen kitlesel yürüyüşte kadın örgütleri ve çeşitli dayanışma platformları birlikte hareket etti. Gösterilerde kadın cinayetleri, toplumsal cinsiyet temelli şiddet, emek sömürüsü ve sosyal haklar üzerine talepler dile getirildi. Katılımcılar, kadınların görünmeyen emeğinin toplumsal yaşamın temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti.
Luzern: Kadın grevi ülkenin her yanına yayıldı
Luzern’de de yürüyüşler ve çeşitli etkinliklerle 14 Haziran Kadın Grevi kutlandı. Meydanlarda bir araya gelen kadınlar ve dayanışma gösteren yurttaşlar, eşitlik ve özgürlük taleplerini ortak sloganlarla dile getirdi.
Cenevre: Kadın grevi uluslararası protestolarla buluştu
Cenevre’de düzenlenen eylemler ise uluslararası gündemle iç içe geçti. On binlerce kadının katıldığı protestolarda, kadın grevinin talepleri küresel savaş politikalarına, militarizme ve uluslararası zirvelerde alınan kararlara yönelik eleştirilerle birleşti. G7 zirvesi öncesinde yükselen protesto atmosferi içinde gerçekleştirilen yürüyüşlerde kadın örgütleri, barış, eşitlik ve uluslararası dayanışma çağrısı yaptı.
İsviçre’nin birçok kentinde gerçekleştirilen 14 Haziran eylemleri, bu yıl da kadın hareketinin yalnızca toplumsal cinsiyet eşitliği değil, aynı zamanda demokrasi, barış ve sosyal adalet taleplerini de ortak bir zeminde buluşturdu.












