Pazartesi, Haziran 8, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Kitap Önerileri

“Jamal”

Hayat renkli bir nehir gibi…

Korkut Akın by Korkut Akın
26/04/2025
in Kitap Önerileri, Manşet Haberler, Yazarlar
A A
1
“Jamal”
0
SHARES
1.1k
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Ekmek; Kürtçe, Farsça ve Osmanlıca’da “nan”dır. Bugün Türkçede ekmeğe nan denmez ama ekmeğin kıymetini bilmeyenlere “nankör” denir. …verdiğim mısır ekmeğinden ısırırken onu adeta incitmemeye çalışıyordu, belli ki “nan”ın kıymetini biliyordu, “nankör” değildi yani. Birbirimizin dilini konuşamıyorduk, ancak iyiliğin evrensel diliyle anlaşmak zor değildi.

Selahattin Demirtaş’ın, -bu sekizinciymiş- yeni romanının kahramanı Jamal gün ışığı altında görünen çirkinlikleri gecenin gizlediğini, güzelliklerin daha da büyüdüğünü güçlü betimlemeyle anlatıyor gece o sessizliği altında yaşanan bütün yanlışlıklara, kırgınlıklara, hatta yavşaklıklara inat. İnsan kendisiyle kalıyor gecenin karanlığında; gerçekten odaklanabiliyor istediği gibi, istediği şeye. Daha mı verimli oluyor, ne…

Jamal, sokağın özgürlük olduğunu fark eden, bununla birlikte tüm zenginliğini, kolaylıkları, işi ve aşı bırakıp sokakta yaşayan biridir. Evet, haklıdır belki, dilediği gibi yaşayabilecektir, istediğini yapmaması için ne bir ebeveyn ne bir patron ne bir komutan vardır başında; ancak şunu da unutmamak gerekir ki, hayatın nabzı sokakta atsa da, sokakta yaşayanlar çoğunlukla esnaflar ve işportacılar tarafından horlanır. Dövülürler, hatta öldürülebilirler de… Onlara göre, sokak insanlarından iğrenenlerin pis kalplerini, nefret dolu kirli bakışlarını arındıracak bir sabun henüz icat edilmemiştir.

 

“Görmesen de denizi…”

İnsanın acılara alışması pek mümkün değildir (şair şiirce, “Acılara alışılmaz demiyor mu?), ama hayatın içindeki acılara katlanmak zorunda kalan insan o baskılara, aşağılanmalara da alış(a)maz mı? Usta şairin dediği gibi ölüm acısına bile üç günde alışıyoruz artık. Çöpten rızkını çıkarmak, belki bir içecek (ç)almak, ama felsefenin içerdiklerini birebir yaşamak her zorluğa da, zorunluluğa da değer. Örneğin, yunuslar gibi tek gözü açık uyur sokaktaki insan, bir apartmanın duldasında. Çünkü Boğaz’ın o güzelliğini kaçırmak istemez. Sahi, siz hiç izlediniz mi o güzelliği? Değilse çok şey kaçırmışsınız demektir. Bir de aşk var, hani içinizde içten içe yaşadığınız, belki kendinize bile itiraf edemediğiniz. Şöyle bir sarılıp kucaklama hissinden “acaba” kaygısıyla iğrenir mi düşüncesinden cayarsınız ya, yanaklarınıza sızan gözyaşını kendinizden bile gizleyerek. Sokakta karşılaşınca yavşakça bakıp gözleriyle aşağılayanlar gelir aklınıza, kendinize saklarsınız içinizde yeşeren baharı (aşkı).

 

Merak, heyecan ve sevda(ğ)

Selahattin Demirtaş, bu kez, yıllardır kaldığı dört duvar arasından bir sokak insanı olan kahramanı aracılığıyla firar ediyor (ketılı ne oldu, bozuldu mu?). Müthiş bir merak, inanılmaz betimlemeler, estet bir anlatımla okuru sarıp sarmalayan ve en az bir o kadar da kendisini o kahramanın yerine koyduran bir roman Jamal. Akışına kaptırıp, kendinizce “şu öyle olduğuna göre bu, böyle olur” diye fikir yürütüyorsunuz, ama yazar sizi ters köşeye yatırıyor usta bir penaltı atıcısı gibi… Romanın temposu da örgüsü gibi soluk soluğa; merakınız her sayfada, her cümlede daha da artıyor. Heyecanlanmamak elde mi?

…unutmadan, Demirtaş, bu yeni, yeni olduğu kadar ilginç, ilginç olduğu kadar heyecan dolu, heyecanlı olduğu kadar gizem yüklü romanının kapak resmini de kendisi yapmış. İnsanın, sanatçı yanını görebilmesi için illa ki içeri mi tıkılması (hem de haksız ve hatta hukuksuz, biliyorsunuz, onca tazminata hükmetti, sırf bu nedenle Avrupa Birliği Türkiye’yi) mı gerekiyordu? Demirtaş, muhakkak ki, iyi bildiği İstiklal Caddesi ve çevresini iyi betimlemiş ve iyi çizmiş.

 

Sokağın ideolojisi olur mu?

Demirtaş, bilinçli kurmuş öyküsünü: “…güzele bakmaksa sevap değil tam bir yavşaklıktır. Gelin görün ki dünyadaki her erkekte biraz yavşaklık olmasaydı kadınların güzelliğinin nasıl farkına varacaktık” diyor bir yerde. Başka bir yerde, gözünü ayıramadığı platonik aşkı Arus’a bakarken. Mecnun’a sormuşlar, “nesini beğendin bu kara kuru Leyla’nın?” “Onu bir de benim gözümle görün” demiş, kör olduğunu bildiğimiz Mecnun. Arus da öyle biri Jamal için. Yerinde duramıyor, içi içine sığmıyor, nasıl da kolay ve içten anlaşıyorlar, kelimesiz. Arus, belgeselci, ama kanser. Bir şeyler yapmalı Jamal… ne gelir ki elinden? Tanıdığı herkes, kendisi gibi sokak insanı, moderniteye isyan eden, kurallarını ihlal eden, dayattıklarını reddeden özgürlüklerini seçmiş insanlardır dünya malına karşı. Bir şey yapsın, n’olur?

Sokağın ideolojisi de, dini de, partisi de, hatta önderi de yoktur. Kirası, borcu, kredi kartı, telefonu yoktur sokaktaki insanın, senedi, faizi, maaşı da… Sokakta yaşayan imeceye güvenir, dayanışmaya… Özgürlüktür sokak ve sokakta yaşayanlar özgürdür -egemen erk işte, en tam da o nedenle korkuyor sokağa çıkma çağrılarından- Tabii, devleti, babası, kocası, insanı zorlayan prangaları da yoktur. İnsanı nefessiz bırakan engellerin tümü anlamsızdır sokakta. Evet, romanı okuyunca Demirtaş’a hak verdim. Siz de katılacak mısınız bana?

 

Jamal                
Selahattin Demirtaş
Roman
Dipnot Yayınları, Nisan 2025, 155 s.                       

Tags: Dipnot YayınlarıJamalKorkut Akınromanselahattin Demirtas
Previous Post

Hakkari’de maden direnişi hukuki zaferle sonuçlandı: Mahkemeden faaliyetleri durdurma kararı

Next Post

Şişli kayyumu, AKP’li Hüseyin Kömekçi’yi başkan yardımcısı olarak atadı

Korkut Akın

Korkut Akın

Eskişehir, İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema TV Bölümü mezunu, İstanbul Üniversitesi’nde gazetecilik yüksek lisansı yaptı, İşletme İktisadı Enstitüsü’nde de ihtisas. Yeşilçam’da reji asistanlığı ve senaryo yazarlığı ile başladı, televizyonlarda kültür sanat programları çekti. Müjdat Gezen Sanat Merkezi ve İstanbul Aydın Üniversitesi’nde sinema dersleri verdi. Okumayı, izlemeyi ve gezmeyi sever. Ödülleri: İFSAK 5. Ulusal Kısa Film Yarışması Büyük Ödül (1983): Voli. REPAŞ 10. yıl Etkinlikleri Kısa Film Ödülü (1986): Gelincik. İzmir Karşıyaka Belediyesi “İnsan Hakları” Konulu Kısa Film Yarışması Mansiyon (1990): Hişt Hişt! O. M. Arıburnu Birincilik Ödülü (1991): Hayat Ne Tatlı. 42. Berlin Video-Fest. Büyük Ödül Adayı (1992): Hişt Hişt! Çağdaş Gazeteciler Derneği Yılın TV Programı Ödülü (1993): İstanbul Sayfaları. Her yıla bir kart hazırlıyor (40 yılı aştı), postayla göndermek yerine elden dağıtıyor, büyük keyifle… İletişim: korkutakin@hotmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

Kimseler Bilmez Adımı…
Kitap Önerileri

Kimseler Bilmez Adımı…

02/06/2026
Hakan Tosun’un kamerası kayıtta!
Manşet Haberler

Hakan Tosun’un kamerası kayıtta!

07/05/2026
Sebat ve Azim
Kültür Sanat

Sebat ve Azim

05/05/2026
Anlam boşluklarını tamamlayan…
Kültür Sanat

Anlam boşluklarını tamamlayan…

27/04/2026
Tesadüfün böylesi…
Manşet Haberler

Tesadüfün böylesi…

23/04/2026
Demo-k-rasi!
Manşet Haberler

Demo-k-rasi!

20/04/2026
Next Post
Şişli kayyumu, AKP’li Hüseyin Kömekçi’yi başkan yardımcısı olarak atadı

Şişli kayyumu, AKP'li Hüseyin Kömekçi’yi başkan yardımcısı olarak atadı

Comments 1

  1. ASUMAN says:
    1 yıl ago

    HAK ETTİĞİNCE TANITIM OLMUŞ, SAĞOL YOLDAŞ KORKUT( NEBOŞ UM VE ABDULLAH ABİ NİN DEĞERLİ OĞLU,) BİR AN EVVEL SELOCAN IN BU GÜZELİM KİTABINI DA EDİNMELİYİM….COK SELÂM SEVGİYLE KAL…

    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Durmak da Bir Eylemdir

Durmak da Bir Eylemdir

by Banu İmer
07/06/2026
0

Hayata bir camın arkasından bakar gibi yaşadığımız anlar olmuştur. Zihnimizi tamamen kapatıp kendimizi otomatik pilota teslim ettiğimiz anlar… Böyle anlarda...

Çifte Kavrulmuş

Çifte Kavrulmuş

by Korkut Akın
07/06/2026
0

Mizah, en zorlu toplumsal krizlerde ve baskı dönemlerinde bile sığınabileceğimiz en güvenli liman olarak tanımlanıyor ve “toplumsal bir düzeltme aracı”...

DİSK’ten Rahmi Koç’un sözlerine tepki: Ayrımcı söylem kabul edilemez

DİSK’ten Rahmi Koç’un sözlerine tepki: Ayrımcı söylem kabul edilemez

by Sonhaber
07/06/2026
0

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, iş insanı Rahmi Koç’un İzmir’de gerçekleştirilen bir hastane açılışında yaptığı konuşmaya ilişkin yazılı açıklama yayımladı. DİSK,...

DEM Parti’den süreç için hız çağrısı: Beklemede kalmak risk üretiyor

DEM Parti’den süreç için hız çağrısı: Beklemede kalmak risk üretiyor

by Sonhaber
07/06/2026
0

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” başlığıyla tartışılan sürece ilişkin...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik