Pazar, Temmuz 12, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Kadın

Kadının Adı Ne?

Banu İmer by Banu İmer
13/03/2025
in Kadın, Manşet Haberler, Sirke ve Bal, Yazarlar
A A
0
Kadının Adı Ne?
0
SHARES
741
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

“Bir kızınız oldu.”

Bu cümle henüz ultrasonla cinsiyet öğrenmenin yaygınlaşmadığı dönemlerde kuralları erkeklerce belirlenmiş bir toplumda ne ifade ederdi ailelere? Sevinçle mi kucağa alınırdı kız bebek yoksa karalar mı bağlanırdı? Erkek yerine kız doğduğu için sevilmediği, itilip kakıldığı çok olmuştur o kızların. Dokuz ay karnında taşıdığı, her türlü eziyetli duruma katlandığı halde sırf aile içindeki konumunu zora sokuyor diye evladını kucağına alma mutluluğunu yaşamayan analar da olmuştur. Her ne kadar devir değişmiş kız çocuk, erkek çocuk kadar sevilir, istenir olmuşsa da toplumun bugün bile kadına uyguladığı baskı ve şiddet çok küçük yaşlarda başlamaktadır.

Çocukluktan genç kızlığa, genç kızlıktan kadınlığa adım atana kadar geçtiği evrelerde kendi kimliğini yaşamak yerine, egemen ideolojilerin belirlediği toplumsal kimliklere göre yaşamak zorunda bırakılan kaç kadın, “Dünyaya iyi ki kız olarak gelmişim.” diyebiliyor acaba? Kaç kadın, ataerkil ve geleneksel kalıplara karşı sürekli var olma savaşı vermekten mutlu?

Sadece toplumun değil, devlet otoritesinin de dizginlemek istediği kadın, gerçekte çok güçlü bir varlık. Bu gücünü eş, anne, evlat kimliklerinin yanı sıra ev hanımı, çalışan, arkadaş, dost kimliklerini de başarıyla taşımasıyla kanıtlar.  Ne büyük başarıdır bunların hepsini aynı anda olabilmek. Bu kadar güce sahip olan kadın, erkek otoritesine baş kaldırma cesaretini de kendinde bulacağından eril anlayış; zeki, üretken, karar verici, içgüdüleri güçlü, sosyal yetenekleri gelişmiş kadını; tüketici, pasif, bir başkası üzerinden var olan cinsel bir objeye indirgemek ister. Böylece belli kalıplara hapsedip onu kontrol edebilmeyi umar. Kontrolü sağlayamadığı yerde şiddete başvurmaktan kaçınmaz ne yazık ki.

Kadının toplumdaki yerini iyileştirmeye ve siyasi haklarını elde etmesine yönelik yasal düzenlemeler 1930’lu yıllarda yapılmış olsa da 1950’lerden başlayıp günümüze gelen süreçte izlenen politikalar kadını hak ettiği yere oturtmamıştır.

Bu politikaları destekleyen bir başka yapı da medyadır. Medyanın kadına yaklaşımı, reyting ve tiraj kaygısıyla sorunlu ve olumsuz bir dilledir. Medya, kadını güçlü göstermek yerine ezik, hükmedilmesi gereken, bir erkeğe sırtını dayayıp asalak gibi yaşayan, karakter yoksunu profiller olarak sunmaktadır. Arada müşfik eş, fedakâr kadın, çocukları için kendinden vazgeçen anne temsiliyle yüceltir gibi yapsa da gerçekte egemen ideolojiye hizmet ederek kadını dar bir alana hapsetmeye çalışır. Kadının en trajik anlatımı ise üçüncü sayfadan günümüzde manşetlere taşınan şiddete uğramış halidir. Bu durumda medyanın kasıtlı olarak gerçekte olanı- güçlü kadın imajını- yansıtmaktan çok uzak olduğunu, daha çok kadını ikinci konumda göstermek isteyen bir zihniyeti inşa etmeye çalıştığını söylemek haksızlık olmaz.

Tüm bunlara rağmen inanıyorum ki kadınlar, var olma mücadelesinde yılgınlık göstermeden ilerleyecektir. Tabii bu, düzene kapılan, ataerkillikle baş edemeyen, geleneğe karşı koyamayan   kadınların olmayacağı anlamına gelmez. Yükümüz bundan dolayı ağırlaşabilir. Ancak özgürlüğü tatmış, haklarının bilincinde, ne istediğini bildiği kadar neyi istemediğini de bilen kadınları hiçbir şey yolundan alıkoyamayacaktır. En güzeli de aynı düşünceleri paylaştığımız erkekleri yanımızda görmek olacaktır.

 

 

Tags: Banu İmer
Previous Post

HTŞ Lideri Colani’den Lazkiye’deki saldırılara ilişkin açıklama: Esad’ı sorumlu tuttu

Next Post

AYM, hakim ve savcı yardımcısı kadrolarının ihdasını iptal etti

Banu İmer

Banu İmer

1969 yılında İzmir’de doğdu. Ege Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Uzun yıllar çeşitli eğitim kurumlarında çalıştı. Hayatı daha anlamlı ve daha güzel nasıl yaşayabilirim diye çıktığı zihinsel yolculukta bilinçaltını keşfetmemizi sağlayan yöntemlerle tanıştı. Bambaşka bir kariyer planıyla yoluna devam etti. Halen verdiği eğitimler ve yaptığı bireysel seanslarda bilinçaltının dilini kullanarak kişilerin yaşamda pozitif sonuçlar alacak şekilde ilerlemelerine katkı sağlamakta. İzmir Belediyesi Kent Konseyi ile iş birliği yapıp kadınlara yönelik “Yaşam ve Farkındalık” seminerleri verdi. Çocuk Konseyi aracılığıyla çeşitli devlet okullarında öğrencilerin başarılarını artırmaya yönelik çalışmalar yaptı. Çeşitli üniversite ve özel okullarda iletişim, motivasyon, hedef belirleme, zaman yönetimi konularında eğitimler düzenleyip seminerler verdi. 2020’de kendisiyle olan ilişkisinden ve bireysel seanslardan süzdüğü deneyimlerini “İki Çarpık Bacak” adlı deneme kitabında topladı. 2021’de Cemal Süreya Kültür Sanat Derneğinin yayın organı Üvercinka’da deneme ve öyküleriyle yer almaya başladı. 2023’te yine Mühür yayınlarından “Tek Kişilik Aşk” adlı öykü kitabını çıkardı. Çeşitli TV kanallarında kültür- sanat konulu sohbetlere konuk olarak katıldı. Edebiyat Dostları Derneğinin bir üyesi olarak yürütülen projelerde yer almakta.

Yazarın Diğer Yazıları

Cümlelerimiz Bizi Ele Veriyor
Manşet Haberler

Cümlelerimiz Bizi Ele Veriyor

05/07/2026
Sınırsız Potansiyel Masalı
Manşet Haberler

Sınırsız Potansiyel Masalı

29/06/2026
Bir Bıkkınlık Hali
Manşet Haberler

Bir Bıkkınlık Hali

22/06/2026
Yıllar Geçti Değişen Bir Şey Yok
Manşet Haberler

Yıllar Geçti Değişen Bir Şey Yok

14/06/2026
Durmak da Bir Eylemdir
Manşet Haberler

Durmak da Bir Eylemdir

07/06/2026
Pimi Çekilmiş Ülke
Manşet Haberler

Pimi Çekilmiş Ülke

25/05/2026
Next Post
AYM, hakim ve savcı yardımcısı kadrolarının ihdasını iptal etti

AYM, hakim ve savcı yardımcısı kadrolarının ihdasını iptal etti

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

YARALI BİR NİDÂ: AHMET TELLİ

YARALI BİR NİDÂ: AHMET TELLİ

by Sonhaber
11/07/2026
0

Ömrünü yoldaşlıkla mühürlemiş, kelimeleri yaşanmışlıktan ayırmadan; acıdan, vicdandan ve kayıptan süzerek getiren, kırılganlığı saklamayan ama teslimiyeti kabul etmeyen bir söz...

AHMET TELLİ’NİN ARDINDAN

AHMET TELLİ’NİN ARDINDAN

by Nebahat Akın
11/07/2026
0

Varsayım üzerine tutuklanan suçsuz günahsız ihsanların olduğu bir dünyada, umutlarını kaybetmeden barışa bel bağlamış ve mücadele etmiş kişiler, ufukta barış...

Ahmet Telli’nin Ardından

Ahmet Telli’nin Ardından

by Mehmet Yeşiltepe
11/07/2026
0

Bir Şairden Fazlası Eksildi Bazı ölümler vardır; yalnızca bir insanı alıp götürmez. Bir ses, bir bakış, bir vicdan eksilir. Öyle...

Kuyu Tipi Cezaevleri Kapatılsın!

Kuyu Tipi Cezaevleri Kapatılsın!

by Mustafa Kumanova
11/07/2026
0

Özgürlüğün olmadığı yerde ne ahlak olur ne eşitlik olur ne de adalet olur. Sadece baskı ve cezaevi olur. O baskı...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik