Pazartesi, Haziran 8, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Kapitalist Devlete dair kısa not…

Fikret Başkaya by Fikret Başkaya
16/10/2025
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
Kapitalist Devlete dair kısa not…
0
SHARES
670
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

 

“Hiç düşmanın yok mu? Bu nasıl mümkün oldu? Her halde ya gerçeği hiç söylemedin ya da adaleti hiç sevmedin!”

Santiago Rámon y Cagal

 

“Siyasal iktidar denen şey, bir sınıfın başka bir sınıfı ezmekte kullandığı örgütlü güçten başka bir şey değildir…”

Friedrich Engels

 

“Düşünmek hayır demeyi bilmektir…”

Alain Émile-August Chartier

 

Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı imparatorluğunun devamıydı… Osmanlı’da devlet kutsaldı, onun doğrudan devamı olan “cumhuriyet döneminde” daha da kutsal… Devletin kutsal sayıldığı yerde ‘gerisi teferruattır denir… Geride kalan yüzyıllık tarih kitle katliamlarının, siyasi cinayetlerin, darbelerin, işkencenin, yasakların, yok saymanı tarihidir… Velhasıl modernlik, ilericilik, çağdaşlık retoriğinin reel bir karşılığı yoktu…

Türkiye’nin tarihinde hiçbir zaman bir aydınlanma devrimi, modernite devrimi yaşanmadı. Eski rejimin geleneksel ideolojisiyle cepheden bir hesaplaşma olmadı. Devlet-halk yabancılaşması ‘cumhuriyet döneminde’ de kaldığı yerden devam etti… Gerçek durum öyleydi ama retorik farklıydı… Geride kalan dönemin siyasi iktidarları halk tarafından gelen hiçbir demokratik talebe olumlu cevap vermediler… 1945-50 sonrasında oynanan ‘demokrasi oyunu’ kitleleri aldatmanın, oyalamanın ötesine geçemedi… İmparatorluğun tebaâsı, Padişahın kulu, bir cumhuriyetin yurttaşı olamadığı için… Bizde ortalama bilinç de yurttaş bilinci değil, mülteci, muhacir, sığıntı, misafir bilincinin ortalamasıdır… Aksi halde Türkiye bu günkü sefil durumda olur muydu?

Bağnaz resmî tarih ve resmî ideoloji, toplumun kendisi hakkında “düşünmesini engelledi… Anaokulundan üniversiteye dayatılan tedrisat (eğitim), insanların düşünce yeteneğini dumura uğrattı… Eleştirel düşüncenin yasaklandığı durumda da işlerin sarpa sarması kaçınılmazdı. Bidayetten itibaren eleştirel düşünce yasaklandı, lânetlendi… Bu ülkenin en değerli yazarları, şairleri, sanatçılar bilim, insanları, gazetecileri, devrimcileri, sosyalistleri… katledilmedikleri zaman, işkencelere maruz kaldılar, zindanlara atıldılar, aç ve işsiz bırakıldılar, ilticaya zorlandılar… Aslında söz konusu olan bir “faili meçhul” (aslında doğrusu faili devlet) cinayetler “cumhuriyeti”… Oysa, özgür düşüncenin, özgür tartışmanın yasaklandığı bir toplum önünü göremez, yolunu bulamaz çürür ve çöker… Şimdilerde Türkiye’nin içine sürüklendiği sefil durum ne demek istediğim hakkında bir fikir verecektir…

Tarih boyunca egemen olan sınıflar, yeni, orijinal, aykırı düşüncelerin ortaya çıkıp geçerli egemen ideolojiyi aşındırmasını, hâkim paradigmada gedik açmasını engellemek istemişlerdir. Yeni ve aykırı düşüncelerin egemen ideolojide açtığı gediğin büyümesinden korkmuşlardır ve bu yerinde bir korkudur. Bu durum bir başka açıdan da önemlidir; her türlü sömürü, baskı ve zulüm düzenini ayakta tutan, sadece ve esas itibariyle kaba kuvvet, çıplak şiddet değildir. Egemenliği asıl ayakta tutan ideolojik egemenliktir, ideolojik köleliktir, gönüllü kulluktur… Buna ‘gönüllü kölelik’ veya ‘gönüllü kabullenme’ de diyebilirsiniz. İşte, gönüllü köleliği sağlayan da ‘ideolojik yabancılaşmadır’. Başka türlü ifade etmek istersek ‘yanlış bilinçtir’. Yanlış bilinç, ezilen ve sömürülen kitlelere, geçerli egemenlik ilişkilerini kabullendirmek ve onların kendilerini ezen rejimin niteliğini, sömürü, bağımlılık ve hakimiyet ilişikleri bütününü sorgulamasını ve kavramasını engelleme amacıyla oluşturuluyor…

Kapitalist toplumda devletin üç işlevi vardır: 1. Sermayenin hareketine uygun koşulları oluşturmak; 2. Özel sektör [sermaye] tarafından asgari düzeyde bile karşılanması mümkün olmayan ‘kamu hizmetlerini’ sağlamak; 3. Zenginleri yoksullardan korumak… Neoliberal küreselleşme çağında durum değişti. A’dan Z’ye her şey özelleştirildiğine, bir kâr aracına dönüştürüldüğüne, kamu hizmetleri budandığına, müştereklerin’ de (ortak yaşam alanları ve kaynakları) yerinde yeller estiğine göre, artık devletin işlevi ikiye inmiş bulunuyor. Sermayenin sömürü, yağma ve talan koşullarını oluşturmak ve zenginleri yoksullardan korumak! Dünyada ve Türkiye’de 1980 sonrasında olup-bitenleri hatırlamak ne demek; istediğimi anlamaya yeter… Devletler artık toplumu kanını emen vampirlere dönüşmüş bulunuyor… Hükümetler münhasıran küresel oligarşiler koalisyonunun hizmetinde… Artık Dünya şirketlerin, sermaye baronlarının dünyası… Her ülkenin oligarşisi küresel oligarşinin bileşeni ve halk düşmanı, doğa düşmanı, insanlık düşmanı cephede yer alıyorlar. Tabii bu arada vatan-millet, milliyetçilik, ‘yerli-milli, büyüme, kalkınma, nurlu gelecek nutukları’ da atılmaya devam ediyor… Sabahtan akşama milli marş okusa, ‘bir karış toprağımızı vermeyiz’ nutukları atsa neye yarar… Bir kere toprağın altı-üstü çoktan “yerli-yabancı” sermaye tarafından gasp edildikten sonra…

 

Tags: Fikret Başkaya
Previous Post

Kürt Hamas’ı ve çözüm süreci

Next Post

Aziz İhsan Aktaş soruşturmasında 16 şirkete kayyum atandı, haberler erişime engellendi

Fikret Başkaya

Fikret Başkaya

Lise eğitimini İzmir Atatürk Lisesi'nde yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iktisat ve maliye bölümlerini bitirdi. Paris ve Poitiers üniversitelerinde doktora öğrenimini tamamladı. Yurt dışında bulunduğu süre boyunca; azgelişmişlik, emperyalizm ve kapitalizmden sosyalizme geçiş sorunları üzerine birçok araştırma yaptı. Bir süre Sosyal Hizmetler Akademisi'nde iktisat dersleri verdi. Abant Izzet Baysal Üniversitesi iktisat bölümü öğretim üyesi iken Paradigmanın İflası adlı kitabından ötürü Terörle Mücadele Yasası'na muhalefetten 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Haymana Kapalı Cezaevi'nde cezasını çekti. 2004'te, 1994 yılında Gündem gazetesinde yayımlanan ve hiçbir adli işleme konu olmayan makalelerine "Akıntıya Karşı Yazılar" adlı kitabında yer veren Doç. Dr. Fikret Başkaya'nın, "devletin manevi şahsiyetine hakaret ettiği" gerekçesiyle 3 yıl hapsi istendi. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Başkaya'nın 'eleştiri sınırları içinde kaldığı'na hükmedilerek hakkında beraat kararı verildi (2005). 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başkaya'nın 'Paradigmanın İflası' adlı kitabına sesli kitap projesinde yer verdi. Fikret Başkaya 2007 yılı itibarıyla Özgür Üniversite'nin başkanlığı görevini sürdürmekte ve bu kuruluşta gönüllü olarak ders vermektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Politik İslamcı son hamle…
Manşet Haberler

Politik İslamcı son hamle…

02/06/2026
“Terazi Bozuk”
Manşet Haberler

“Terazi Bozuk”

09/05/2026
Sadece sürücüyü değil, aracı da değiştirmek gerekiyor
Manşet Haberler

Sadece sürücüyü değil, aracı da değiştirmek gerekiyor

30/04/2026
Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…
Manşet Haberler

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…

17/04/2026
“İç Cepheden” Sevgilerle…
Manşet Haberler

“İç Cepheden” Sevgilerle…

01/04/2026
Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!
Manşet Haberler

Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!

18/03/2026
Next Post
Aziz İhsan Aktaş soruşturmasında 16 şirkete kayyum atandı, haberler erişime engellendi

Aziz İhsan Aktaş soruşturmasında 16 şirkete kayyum atandı, haberler erişime engellendi

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Durmak da Bir Eylemdir

Durmak da Bir Eylemdir

by Banu İmer
07/06/2026
0

Hayata bir camın arkasından bakar gibi yaşadığımız anlar olmuştur. Zihnimizi tamamen kapatıp kendimizi otomatik pilota teslim ettiğimiz anlar… Böyle anlarda...

Çifte Kavrulmuş

Çifte Kavrulmuş

by Korkut Akın
07/06/2026
0

Mizah, en zorlu toplumsal krizlerde ve baskı dönemlerinde bile sığınabileceğimiz en güvenli liman olarak tanımlanıyor ve “toplumsal bir düzeltme aracı”...

DİSK’ten Rahmi Koç’un sözlerine tepki: Ayrımcı söylem kabul edilemez

DİSK’ten Rahmi Koç’un sözlerine tepki: Ayrımcı söylem kabul edilemez

by Sonhaber
07/06/2026
0

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, iş insanı Rahmi Koç’un İzmir’de gerçekleştirilen bir hastane açılışında yaptığı konuşmaya ilişkin yazılı açıklama yayımladı. DİSK,...

DEM Parti’den süreç için hız çağrısı: Beklemede kalmak risk üretiyor

DEM Parti’den süreç için hız çağrısı: Beklemede kalmak risk üretiyor

by Sonhaber
07/06/2026
0

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” başlığıyla tartışılan sürece ilişkin...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik