Pazartesi, Haziran 15, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Karanlığa Başkaldırış

Banu İmer by Banu İmer
13/04/2025
in Manşet Haberler, Sirke ve Bal, Yazarlar
A A
0
Karanlığa Başkaldırış
0
SHARES
605
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Geleceğe dair umutlarını kaybetmemek, yaşanabilir bir ülke hayalini canlı tutmak için yürüyen gençlerden 197’si halen tutuklu. Çoğu, maddi-manevi yıpratıcı olan hazırlık sürecini aşıp üniversiteye girmiş, ne istediğini bilen zeki çocuklar. Ailelerinin gözbebekleri.

Aileler, tüm koşullarını zorlayıp eğitime neden milyonlarca lira para akıtıyor? Neden daha ana sınıfından itibaren en iyi okul, en iyi öğretmen arayışına giriyor?  Yanıtı basit: Çocuklarının daha iyi bir geleceği olsun diye. Onlara kendi yaşadıklarından daha refah, özgür ve sürdürülebilir bir yaşam sunabilmek için.

Daha iyi bir gelecek ifadesi, kişilerin farklı beklentilerine göre anlam kazansa da ortak bazı unsurlar içeriyor. Hukukun bağımsız ve tarafsız işlemesi, düşünce ve ifade özgürlüğünün olması, eğitimde fırsat eşitliği, ekonomik refah gibi. Oysa adaletsizliğin, liyakatsizliğin, hak ihlallerinin, ekonomik dengesizliğin had safhada yaşandığı bir ülkede iyi bir gelecek arzusunun gerçekleşmeyeceği ortada. Bu yüzden geleceğe olan güvenleri çoktan sarsılan gençler, son birkaç yıldır çareyi yurt dışına gitmekte görüyor. TÜİK’in 2023 verilerine göre yurt dışına göç eden toplam kişi sayısı 714.579 olarak kaydedilmiş. Bir önceki yıla göre %53’lük bir artış söz konusu.  Göç edenlerin %15’i 25-29 yaş grubunda. Bunu %12,9 ile 30-34 ve %12,5 ile 20-24 yaş grubu izliyor. Giderek küresel bir sorun haline gelen otoriter rejimlere, oralarda da karşılaşabilecekleri zorlayıcı ekonomik koşullara rağmen liyakatsizlikle, hukuksuzlukla uğraşmamak için gitmeyi tercih ediyorlar.

Kalanların işi zor. Avrupa İstatistik Ofisi’nin 2024 verilerine göre Türkiye’de ne çalışan ne okuyan 15-29 yaş arasında 4 milyon genç var. Türkiye, %35,6’lık oranla OECD ülkeleri arasında birinci sırada. 2021-2023 yılları arasında 900 bin öğrencinin ekonomik nedenlerle okulu bıraktığı ya da kaydını dondurduğu biliniyor. Üniversite öğrencilerinin büyük bir barınma sorunu yaşadığı, yeterince beslenemediği, zorunlu giderlerini karşılayamadığı, kişisel ihtiyaçlarından mahrum olduğu sır değil. Bu gençler mutsuz, umutsuz.

Tabii gücün merkezine yerleşmiş zihinler, bu gidişin ardındaki umutsuzluğu da sokağa dökülen gençlerin beklentilerini de anlamaktan çok uzak. Onlar, iyice güçlenmek adına anayasayı hiçe sayıp hukuku çiğneyerek toplumu her gün yeni bir karanlığa sürüklerken ne gençlerin ne de diğer insanların iyi bir gelecek arzusuyla ilgilenmekte. Onun yerine sürekli yeni birilerini uydurma gerekçelerle tutuklayıp üstüne de yasal haklarından mahrum bırakarak topluma, damardan korku şırıngalamayı yeğlemekte.  Bu korkutma politikası, “Bize karşı olursanız başınıza her an bir şey gelebilir. Sizi de kimse kurtaramaz.” anlayışı üzerine kurulu. Bunun için kendilerine bağlı medya da seferber olup haber ağları içine her gün yüksek dozda korku şırıngalamayı ihmal etmemekte.  Medya, gerçekle uydurma haber arasındaki farkı kapatmak için canla başla çalışmakta; ağır hak ihlaline uğrayan, şiddet gören gençleri haber yaparken “Saraçhane’de vandallar polise baltalarla saldırdı.” demekten ya da onları siyasi suçlu gibi göstermekten geri kalmamakta.

Yaşadığımız gerçeklik, iktidarın gerçekliği tarafından işgal edilmiş durumda. Asıl gerçeği gördüğümüzü haykırdığımızda sesimizi kesmek, acı çektirip korkutarak bizi yok etmek istiyorlar.  Buna asla izin veremeyiz. Çünkü kendini savunacak cesarete sahip olmayanlar yok oluşlarına razı olurlar.

Tags: Banu İmer
Previous Post

Gazze’de hastane hedef alındı: El-Ehli Baptist Hastanesi yerle bir edildi

Next Post

Esenyurt’ta işten çıkarmalarla ilgili rapor: “Baskı, fişleme, mobbing ve hak ihlalleri yaşandı”

Banu İmer

Banu İmer

1969 yılında İzmir’de doğdu. Ege Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Uzun yıllar çeşitli eğitim kurumlarında çalıştı. Hayatı daha anlamlı ve daha güzel nasıl yaşayabilirim diye çıktığı zihinsel yolculukta bilinçaltını keşfetmemizi sağlayan yöntemlerle tanıştı. Bambaşka bir kariyer planıyla yoluna devam etti. Halen verdiği eğitimler ve yaptığı bireysel seanslarda bilinçaltının dilini kullanarak kişilerin yaşamda pozitif sonuçlar alacak şekilde ilerlemelerine katkı sağlamakta. İzmir Belediyesi Kent Konseyi ile iş birliği yapıp kadınlara yönelik “Yaşam ve Farkındalık” seminerleri verdi. Çocuk Konseyi aracılığıyla çeşitli devlet okullarında öğrencilerin başarılarını artırmaya yönelik çalışmalar yaptı. Çeşitli üniversite ve özel okullarda iletişim, motivasyon, hedef belirleme, zaman yönetimi konularında eğitimler düzenleyip seminerler verdi. 2020’de kendisiyle olan ilişkisinden ve bireysel seanslardan süzdüğü deneyimlerini “İki Çarpık Bacak” adlı deneme kitabında topladı. 2021’de Cemal Süreya Kültür Sanat Derneğinin yayın organı Üvercinka’da deneme ve öyküleriyle yer almaya başladı. 2023’te yine Mühür yayınlarından “Tek Kişilik Aşk” adlı öykü kitabını çıkardı. Çeşitli TV kanallarında kültür- sanat konulu sohbetlere konuk olarak katıldı. Edebiyat Dostları Derneğinin bir üyesi olarak yürütülen projelerde yer almakta.

Yazarın Diğer Yazıları

Yıllar Geçti Değişen Bir Şey Yok
Manşet Haberler

Yıllar Geçti Değişen Bir Şey Yok

14/06/2026
Durmak da Bir Eylemdir
Manşet Haberler

Durmak da Bir Eylemdir

07/06/2026
Pimi Çekilmiş Ülke
Manşet Haberler

Pimi Çekilmiş Ülke

25/05/2026
Omurgasızların Transferi
Manşet Haberler

Omurgasızların Transferi

18/05/2026
BOSH Yapmayın!
Manşet Haberler

BOSH Yapmayın!

11/05/2026
Zihnimiz Kime Ait?
Manşet Haberler

Zihnimiz Kime Ait?

26/04/2026
Next Post
Esenyurt’ta işten çıkarmalarla ilgili rapor: “Baskı, fişleme, mobbing ve hak ihlalleri yaşandı”

Esenyurt’ta işten çıkarmalarla ilgili rapor: "Baskı, fişleme, mobbing ve hak ihlalleri yaşandı"

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

İsviçre’de kadınlar sokaktaydı: 14 Haziran grevi ülkenin dört bir yanında alanları doldurdu

İsviçre’de kadınlar sokaktaydı: 14 Haziran grevi ülkenin dört bir yanında alanları doldurdu

by Mehmet Murat Yıldırım
15/06/2026
0

Mehmet Murat Yıldırım İsviçre’de 14 Haziran, otuz yılı aşkın bir süredir kadınların eşitlik mücadelesinin en önemli simgelerinden biri olarak görülüyor....

15-16 Haziran’ın 56. yılında işçi direnişleri sürüyor

15-16 Haziran’ın 56. yılında işçi direnişleri sürüyor

by Fulya Çağlar
15/06/2026
0

Türkiye işçi sınıfının hafızasında özel bir yere sahip olan 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin üzerinden 56 yıl geçti. 1970 yılında...

Bulanmadan, donmadan akmak…

Bulanmadan, donmadan akmak…

by Korkut Akın
15/06/2026
0

Öyle bir çağda yaşıyoruz ki, her şey birbirine girmiş, kördüğüm olmuş, bir ipucu bile yok ucundan tutacağımız. Sosyal, siyasal, ekonomik,...

İsviçre’de “10 milyon nüfus sınırı” referandumuna ret

İsviçre’de “10 milyon nüfus sınırı” referandumuna ret

by Sonhaber
15/06/2026
0

İsviçre’de sağ popülist İsviçre Halk Partisi’nin nüfusu 2050 yılına kadar 10 milyon kişiyle sınırlandırmayı hedefleyen girişimi referandumda kabul görmedi. Henüz...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik