Pazartesi, Haziran 15, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Kültür Sanat

KARANLIK DOSYALAR, YARIM KALAN HAYATLAR VE BİR ÜLKENİN VİCDAN TESTİ

Sarya Özgür by Sarya Özgür
15/05/2026
in Kültür Sanat, Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
KARANLIK DOSYALAR, YARIM KALAN HAYATLAR VE BİR ÜLKENİN VİCDAN TESTİ
0
SHARES
385
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Bir ülkede kadınlar kayboluyor, şüpheli şekilde yaşamını yitiriyor ve aradan geçen zamana rağmen gerçek hâlâ ortaya çıkarılamıyorsa; mesele yalnızca bir adli vaka değildir.
Mesele siyasidir.
Mesele, hangi hayatların korunmaya değer görüldüğüyle ilgilidir.

Bugün Türkiye’de kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri ve çocuklara yönelik suçlar toplumun gündelik hafızasına zorla yerleşmiş durumda. Her gün başka bir haberle uyanıyoruz. Bir kadının öldürüldüğünü, bir çocuğun istismara uğradığını, genç bir kadının “şüpheli” şekilde yaşamını yitirdiğini öğreniyoruz.

İnsan bazen durup gerçekten şunu soruyor:

Kalpler ne zaman bu kadar karardı?
Bir insanın yaşamı ne zaman bu kadar değersizleşti?
Ne zaman acılar birkaç saatlik gündeme dönüşüp unutulmaya başlandı?

Asıl korkutucu olan yalnızca ölümler değil; toplumun acıya alışmaya zorlanmasıdır.

Çünkü bir toplum, adalete olan inancını kaybettiğinde çürümeye başlar.

İnsan toprağı bazen çiçek ekmek için kazar.
Bazen bir ormanı büyütmek için.
Bazen de o topraklarda yaşamış medeniyetlerin bıraktığı mirasa ulaşmak için kazılar yapılır.

Ama bugün bu topraklarda insanlar, çocuklarını toprağa vermek zorunda kalıyor.
Ya da nerede gömülü olduklarını bulmaya çalışıyor.

Biz toprağa umut ekmek isterken;
Bize mezarlar, kayıplar ve karanlık dosyalar bırakılıyor.

İşte tam da bu yüzden bize dayatılan bu cani anlayışı reddediyoruz.
Kabullenmiyoruz.
Sessiz kalmıyoruz.

Çünkü hiçbir toplum çocuklarını toprağa vererek normalleşemez.
Hiçbir ülke kayıplarla yaşamaya mecbur bırakılamaz.

Bu yüzden bazı dosyalar yalnızca bir aileyi değil, bütün bir toplumu ilgilendirir. Gülistan Doku dosyası da, Rojin Kabaiş dosyası da böyledir. Çünkü bu dosyalar artık yalnızca iki genç kadının hikâyesi değil; bu ülkenin adalet sistemiyle, vicdanıyla ve hakikatle kurduğu ilişkinin aynasıdır.

Gülistan Doku yıllarca bulunamadı. Dosyası karanlıkta bırakıldı. Ortaya atılan iddialar, delil tartışmaları, çelişkiler ve suskunluk toplumun hafızasında derin bir yara açtı. Ancak bugün yaşanan gelişmeler, faillerin belirlenmesi ve tutuklanmaları bize önemli bir gerçeği yeniden hatırlattı:

Hakikat gecikebilir.
Ama toplum susmazsa kaybolmaz.

Bugün aynı toplumsal vicdan, aynı ısrar ve aynı adalet talebi Rojin Kabaiş için yükseliyor.

2024 yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampüsünde yürüyüş yapmak için evinden çıkan Rojin Kabaiş’ten günlerce haber alınamadı. Günler süren bekleyişin ardından cansız bedenine ulaşıldı. Geriye yalnızca büyük bir acı değil, cevapsız bırakılan sorular kaldı.

Ancak bu dosyayı bugün hâlâ ayakta tutan en büyük şeylerden biri, bir babanın vazgeçmeyen adalet arayışıdır.

Rojin Kabaiş’in babası, acının ve belirsizliğin içinde geri çekilmek yerine hakikatin ortaya çıkması için mücadele etmeyi seçti. Her açıklamasıyla, her çağrısıyla ve her direnişiyle toplumun vicdanına seslendi. Çünkü bazı babalar yalnızca evlatlarını kaybetmez; aynı zamanda adaletin peşinde ağır bir mücadeleyi de omuzlamak zorunda bırakılır.

“Kırık Terazi” belgeseli de tam olarak bu mücadelenin içinden doğdu.

Bir babanın susmayan sesi, bir annenin dinmeyen acısı ve arkadaşlarının büyüttüğü dayanışma; bu belgeselin hafızasını oluşturdu.

Aradan geçen zamana rağmen soruşturmanın toplum vicdanını tatmin edecek şekilde ilerlememesi, dosyanın hâlâ belirsizliklerle anılması ve kamuoyunun net bir açıklamayla karşılaşmaması; insanların zihnindeki şüpheleri büyütüyor.

Çünkü insanlar artık yalnızca sonucu değil, gerçeği bilmek istiyor.

Rojin Kabaiş dosyası münferit bir olay değildir.

Bu dosya; kadınların yaşam hakkı, genç kadınların güvenliği ve adaletin eşit işleyip işlemediğiyle ilgili toplumsal bir sınavdır.

Özellikle Kürt kadınlarını ilgilendiren dosyalarda ortaya çıkan sessizlik, ihmaller ve görünmezlik hissi toplumdaki kırılmayı daha da büyütüyor. Çünkü insanlar artık yalnızca adalet değil, eşit hukuk da talep ediyor.

Adaletin dili kimliğe göre değişmemelidir.

Bir annenin gözyaşı Türkçe ya da Kürtçe akmaz.
Acının dili olmaz.
Ama sessiz bırakılan acılar vardır.

İşte “Kırık Terazi” belgeseli tam da bu sessizliğe karşı çekildi.

Bu belgesel yalnızca bir ölümün hikâyesini anlatmıyor.
Kırılan adalet duygusunu anlatıyor.
Bir babanın tükenmeyen arayışını anlatıyor.
Bir annenin yarım kalan cümlesini anlatıyor.
Unutturulmak istenen bir hakikatin hafızasını taşıyor.

Bazen bir belgesel yalnızca sanat değildir.
Bazen bir belgesel, toplumun hafızasını ayakta tutan son tanıklıktır.

Rojin Kabaiş’in arkadaşlarının, kadınların ve vicdan sahibi insanların büyüttüğü dayanışma artık yalnızca bir yas değil; adalet çağrısıdır.

Bugün başta yargı makamları olmak üzere tüm devlet kurumlarına düşen sorumluluk açıktır:

Rojin Kabaiş dosyası etkin, şeffaf ve adil şekilde yürütülmelidir.

Tüm ihtimaller araştırılmalı, toplum vicdanındaki şüpheler giderilmeli ve bu dosya karanlıkta bırakılmamalıdır.

Çünkü cezasızlık yalnızca bir dosyayı değil, toplumun geleceğini de karartır.

Gerçekler gizlendikçe güvensizlik büyür.
Adalet geciktikçe öfke derinleşir.
Ve kadınlar yalnızca öldürülmez; aynı zamanda unutulmaya zorlanır.

Biz ise unutmamaya kararlıyız.

Rojin Kabaiş’e ne oldu?

Bu soru artık yalnızca bir ailenin değil, toplumun sorusudur.

Ve bazı sorular vardır ki cevabı yalnızca mahkemeler değil, bir ülkenin vicdanı verir.

Unutmamak, unutturmamak ve adalet talebini büyütmek için;

15 Mayıs saat 19.00’da Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde düzenlenecek “Kırık Terazi” belgeselinin ikinci galasında buluşalım.

Ayrıca belgeselimizin Avrupa Yakası gösterimi de 17 Mayıs’ta İstanbul Esenyurt’ta bulunan Gölge Sahne’de gerçekleştirilecektir.

Çünkü bazı dosyalar yalnızca hukuk meselesi değildir.
Bazı dosyalar, bir ülkenin vicdan testidir.

Tags: Sarya Özgür
Previous Post

“Patili anne” sözleri TRT’de kriz yarattı: Ana haber spikeri yayından alındı

Next Post

İBB’ye yeni operasyon: İhale soruşturmasında 12 gözaltı

Sarya Özgür

Sarya Özgür

Sarya Özgür (1981, İstanbul) — Diyarbakırlı, Kürt bir ailenin onuncu çocuğu olarak İstanbul'da doğdu. Eğitimine ara verdiği dönemler olsa da Atatürk Üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi olarak akademik çalışmalarını sürdürüyor. Makyaj tasarımı ve heykel/plastik makyaj alanlarında uzmanlaşan Sarya, 2009’dan itibaren televizyon ve dizi projelerinde protez, yara/kan efektleri ve karakter makyajları tasarlayıp uyguladı. Coğrafyasının savaş ve toplumsal travmalarını heykel ve plastik dökümlerle işlerken dört karma ve bir kişisel sergi gerçekleştirdi; eserleri toplumsal hafızayı canlı tutmayı amaçlıyor. Toplumsal adalet ve belgesel çalışmalarına da ilgi duyan Sarya, 2024’te Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in cinayetinden derin biçimde etkilendi; bu olayın araştırılması ve anlatılması amacıyla hazırladığı çalışma, 2026’da “Rojin Kabaiş” belgeseline dönüştü. Belgeselde Sarya, yardımcı yönetmenlik ve moderatörlük görevlerini üstlenerek adalet arayışına katkı sağladı. Aynı zamanda şair ve seslendirme sanatçısı olan Sarya’nın şiirleri sahne ve dijital mecralarda ilgi gördü; Kürtçe kültür-sanat yayınlarında seslendirme ve sunuculuk yaptı. 2025’te toplumsal temalı şiirleri BEN U SEN adıyla yayımlandı.

Yazarın Diğer Yazıları

Kadın İnsanlığın Hakikatidir
Manşet Haberler

Kadın İnsanlığın Hakikatidir

09/06/2026
ÖZGÜRLÜK MÜ, SINIRSIZLIK MI?
Manşet Haberler

ÖZGÜRLÜK MÜ, SINIRSIZLIK MI?

01/06/2026
Sevmek Bırakabilmektir
Manşet Haberler

Sevmek Bırakabilmektir

23/05/2026
Kırık Terazi ile Rojin Diye Haykırmak
Manşet Haberler

Kırık Terazi ile Rojin Diye Haykırmak

19/05/2026
Sırrı Ağabey ve Yarım Kalan Bir Barışın Hafızası
Manşet Haberler

Sırrı Ağabey ve Yarım Kalan Bir Barışın Hafızası

09/05/2026
Anlamın Ağırlığı
Manşet Haberler

Anlamın Ağırlığı

07/05/2026
Next Post
İBB’ye yeni operasyon: İhale soruşturmasında 12 gözaltı

İBB’ye yeni operasyon: İhale soruşturmasında 12 gözaltı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Bulanmadan, donmadan akmak…

Bulanmadan, donmadan akmak…

by Korkut Akın
15/06/2026
0

Öyle bir çağda yaşıyoruz ki, her şey birbirine girmiş, kördüğüm olmuş, bir ipucu bile yok ucundan tutacağımız. Sosyal, siyasal, ekonomik,...

İsviçre’de “10 milyon nüfus sınırı” referandumuna ret

İsviçre’de “10 milyon nüfus sınırı” referandumuna ret

by Sonhaber
15/06/2026
0

İsviçre’de sağ popülist İsviçre Halk Partisi’nin nüfusu 2050 yılına kadar 10 milyon kişiyle sınırlandırmayı hedefleyen girişimi referandumda kabul görmedi. Henüz...

Etimesgut Askeri Havaalanı ‘Ankara Havalimanı’ adıyla açılıyor

Etimesgut Askeri Havaalanı ‘Ankara Havalimanı’ adıyla açılıyor

by Sonhaber
15/06/2026
0

Ankara’da uzun yıllardır askeri amaçlarla kullanılan Etimesgut Havaalanı, modernizasyon çalışmalarının ardından “Ankara Havalimanı” adıyla hizmete açılıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın...

ABD ve İran arasında anlaşma: İmzalar İsviçre’de atılacak

ABD ve İran arasında anlaşma: İmzalar İsviçre’de atılacak

by Sonhaber
15/06/2026
0

ABD ile İran arasında haftalardır süren savaşın sona erdirilmesine yönelik anlaşmaya varıldığı duyuruldu. ABD Başkanı Donald Trump, İran Dışişleri Bakanlığı...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik