Cumartesi, Temmuz 11, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Kitap Önerileri

Kelimeler ve Resimler

İkisi de vazgeçilmezi…

Korkut Akın by Korkut Akın
09/07/2026
in Kitap Önerileri, Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
Kelimeler ve Resimler
0
SHARES
512
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

“Şairlerimizi, onların bizim için kurduğu
hayaller kadar, bizim onlar için kurduğumuz
hayaller için de severiz.”

Orhan Pamuk, “Seçme Hatıralar, Yazılar ve Bir Hikâye”de, kişisel anılarıyla birlikte edebiyat ve sanatının sırlarını açıklıyor, ama asıl önemlisi tartışmaya açıyor. İlk romanı “Cevdet Bey ve Oğulları” ile başarıyı yakalamış ama yayınlanmadığı için uzun yıllar hem ödülünün hem kitabının keyfini sürememiş, ünlü, ünlü olduğu kadar çalışkan, çalışkan olduğu kadar üretken, ödülleriyle dünya çapında bir yazarımız. Nobel Edebiyat Ödülü kazanmasına karşın, bırakın kişileri gazeteler, dergiler, sanat çevresi, kendilerini entelektüel sayanlar tarafından sürekli ve her fırsatta kötülenen biri… Orhan Pamuk için, “okunmuyor, başladım ama bitiremedim” diyenlere sizler de rastlamışsınızdır. Oysa gerçek bir edebiyatçı, gerçek bir sanatçı olduğu zımnen kabul edilse de özellikle çekememezlikle dillendirilemeyen Orhan Pamuk, resimle başladığı sanat hayatına yazarlık, fotoğrafçılık, oyun yazarlığı, senaristlik, öğretmenlikle devam ediyor.

 

Kara ruhun daha da kararması…

“Cevdet Bey ve Oğulları”, 1979’da Milliyet Roman Ödülü’nü kazanmış olsa da uzun yıllar, okura ulaşamadı. Kitabının hemen başında neler yaşandığını anlatıyor. O kadar yılmış ki, yayınevinden geri çekmiş, “ruhumdaki kara bulutlar daha da kararmıştı” diyecek kadar hem de. Yaşananlar da aslında bir roman olabilir, tıpkı “hayatımı yazsam roman olur” diyenlerinki kadar.

Hepimizin artık bildiği bir şey, Orhan Pamuk’un ressam olmak istemesi, kendince başaramayınca yazarlığa geçmesi… yazarlıkta başarıya ulaşınca bir ileri aşamaya, müzeciliğe geçmesi… Tabii ki, bunları, öncesi ve sonrasıyla, sanki konuşur gibi anlatıyor. Gözünüz satırları tararken gönlünüzde Orhan Pamuk görünüyor, gözleri kısık, gülümseyerek kendine has vurgusuyla…

Sanatın her disiplini önce mesaj değil duygu verir. Okuyanın, izleyenin, gezenin, görenin duygularına seslenir. Yorum okurundur, hem zaten değil mi ki, kitap basıldıktan, resim sergilendikten, oyun sahnelendikten, müzik dinlendikten, film izlendikten sonra okuyanın, izleyenin, takip edenin, görenin, oynayanındır; kamusal olmuştur. Telifi her ne kadar yazarın (yapanın, yönetenin) olsa da… Yazar da, ressam da, müzisyen de heykeltıraş da benimle aynı yorumda kesişmeyebilir. Aslına bakarsanız aynı yorumda kesişmek de istemeyebilirler de… Kitabın son bölümünde, “Masumiyet Müzesi” dizisi için söylediklerine bakılırsa Orhan Pamuk da kesişmemiş yapımcılarla, yönetmenlerle hatta oyuncularla bile…

 

Kendi görüşümü merak ediyorsanız…

“Masumiyet Müzesi” gerçekten çok başarılı bir dizi(ydi). Peki, roman “Masumiyet Müzesi” ile aynı mıydı? Aynı öykü, ama ruhu farklı(ydı). Edebiyat imajdır; hayal ettirir. Film ise imajın imajıdır, yani hayalin hayalidir ve siz izleyici olarak hayalin hayalinden yeni bir hayal doğuramazsınız. Romancıların en büyük derdi, uyarlamalarda senaristin ya da yönetmenin düş(ünce)lerinin öyküye ekledikleri ya da yarattıklarıdır. Masumiyet Müzesi örneğinde, Orhan Pamuk, her aşamada yer alıp düş(ünce)lerini kabul ettirmiş olabilir(se de), ancak izleyiciye geç(e)memiş, en azından bana… Dizinin adını “Masumiyet Müzesi” yerine “Füsun ile Kemal’in Aşkı”  ya da “Nişantaşı’ndan Cihangir’e Bir Aşk Öyküsü” deselerdi, bizler okuru olduğumuz o romanı anlat ve yeni bir yorum olarak benimseyebilirdik.

Orhan Pamuk’un gerek yazdıkları, gerekse röportajlarında söyledikleri hem yazarlar hem de sinemacılar için çok ufuk açıcı, çok yararlı, çok da gerekli bilgiler içeriyor.

 

Tutkulu okur, muhakkak yaşar okuduklarını…

Kitabı oluşturan 5 bölümün, 47 yazısı içerisinde birbirlerine atıfta bulunan düşünceler yer alıyor. En tam da o nedenle, üzerine yazarken birbiriyle sarılışıyor anlatılar… Bazen bir makalede anlattığı, bir röportajdaki konuşmasına ışık tutuyor, bazen bir anısı diğer yazıları tamamlıyor. Tabii ki, renkler ve kelimeler belirleyici. Orhan Pamuk için ikisinin de birbirinden ayrılması mümkün değil.

“…okuduğumuz bir kitabın bize yeni bir hayat sunabileceği fikri içimizde korkuyla sevinç arası bir duygu uyandırır” cümlesi ilgimi çekiyor. Niye korku uyandırsın diye soruyorum kendime ister istemez… Yanıtını Pamuk veriyor: “Bu anlarda aklımız ve algılarımız öylesine açılır ki yalnız kitaptaki kelimeleri, cümleleri değil, oturduğumuz koltuğu, pencereden gelen ışığı, o sırada kulağımıza gelen bazı sesleri ya da gökyüzünün özel rengini de algılarız.” Dikkat ederseniz, Orhan Pamuk resim çiziyor burada, okur için. Çerçeveyi bu denli “somut” belirleyen birinin, “…yazdığım romanları gerçek sanma alışkanlığım olduğu için, hatıra kitaplarını bazan günümüzde geçen olaylardan bahseden yeni, çok ‘önemli’ bir şeylermiş gibi okuyorum” diye romanların “düş(ünce)” ürünü görmesi beni şaşırtıyor. Sizlerin düşüncesini öğrenmek isterim; acaba hangisi daha gerçekçi?

 

Kelimeler ve Resimler
Orhan Pamuk, Seçme Hatıralar, Yazılar ve Bir Hikâye
Yapı Kredi Yayınları, Haziran 2026, 327 s.

Tags: #Orhan PamukKelimeler ve ResimlerKorkut AkınYapı Kredi Yayınları
Previous Post

Sağlıkta yeni yönetmelik taslağı: Elektronik onay ve “Beyaz Yardım” sistemi geliyor

Next Post

Ankara’daki NATO zirvesi sürerken Hürmüz gerilimi tırmandı

Korkut Akın

Korkut Akın

Eskişehir, İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema TV Bölümü mezunu, İstanbul Üniversitesi’nde gazetecilik yüksek lisansı yaptı, İşletme İktisadı Enstitüsü’nde de ihtisas. Yeşilçam’da reji asistanlığı ve senaryo yazarlığı ile başladı, televizyonlarda kültür sanat programları çekti. Müjdat Gezen Sanat Merkezi ve İstanbul Aydın Üniversitesi’nde sinema dersleri verdi. Okumayı, izlemeyi ve gezmeyi sever. Ödülleri: İFSAK 5. Ulusal Kısa Film Yarışması Büyük Ödül (1983): Voli. REPAŞ 10. yıl Etkinlikleri Kısa Film Ödülü (1986): Gelincik. İzmir Karşıyaka Belediyesi “İnsan Hakları” Konulu Kısa Film Yarışması Mansiyon (1990): Hişt Hişt! O. M. Arıburnu Birincilik Ödülü (1991): Hayat Ne Tatlı. 42. Berlin Video-Fest. Büyük Ödül Adayı (1992): Hişt Hişt! Çağdaş Gazeteciler Derneği Yılın TV Programı Ödülü (1993): İstanbul Sayfaları. Her yıla bir kart hazırlıyor (40 yılı aştı), postayla göndermek yerine elden dağıtıyor, büyük keyifle… İletişim: korkutakin@hotmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

Dokun, hisset, hayal et, çiz, onar, çığlık at: İçses ve İçyapı
Kültür Sanat

Dokun, hisset, hayal et, çiz, onar, çığlık at: İçses ve İçyapı

30/06/2026
Güneşin Patentini Alabilir misiniz?
Manşet Haberler

Güneşin Patentini Alabilir misiniz?

23/06/2026
Bizim hikâyemiz karanlıkta kalmasın…
Kitap Önerileri

Bizim hikâyemiz karanlıkta kalmasın…

19/06/2026
Bulanmadan, donmadan akmak…
Kültür Sanat

Bulanmadan, donmadan akmak…

16/06/2026
Kimseler Bilmez Adımı…
Kitap Önerileri

Kimseler Bilmez Adımı…

02/06/2026
Hakan Tosun’un kamerası kayıtta!
Manşet Haberler

Hakan Tosun’un kamerası kayıtta!

07/05/2026
Next Post
Ankara’daki NATO zirvesi sürerken Hürmüz gerilimi tırmandı

Ankara’daki NATO zirvesi sürerken Hürmüz gerilimi tırmandı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: NATO UŞAKLIĞINDA SON PERDE

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: NATO UŞAKLIĞINDA SON PERDE

by Ümit Özdemir
10/07/2026
0

Saray rejimi açısında çöküşten önce son çıkış olarak nitelendirebileceğimiz son tutunma hamlesi olan NATO toplantısı, siyasal islamcılığın işbirlikçi köleliğini göstermesi...

Diyanet’ten 7-10 yaş kursları için kitap harcaması

Diyanet’ten 7-10 yaş kursları için kitap harcaması

by Sonhaber
10/07/2026
0

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 7-10 yaş grubu Kur’an kurslarına yönelik kitap alımı için yeni bir ihale yaptığı bildirildi. BirGün’den Mustafa Bildircin’in...

CHP İstanbul il binasında gece yarısı gerilimi

CHP İstanbul il binasında gece yarısı gerilimi

by Sonhaber
10/07/2026
0

CHP İstanbul İl Başkanlığı binasında gece saatlerinde poster gerilimi yaşandı. Binada asılı olan Ekrem İmamoğlu posterinin indirilerek yerine CHP Genel...

Özgür Özel’den yeni parti açıklaması: Önceliğimiz CHP’yi geri almak

Özgür Özel’den yeni parti açıklaması: Önceliğimiz CHP’yi geri almak

by Sonhaber
10/07/2026
0

CHP’de “mutlak butlan” kararı sonrası başlayan yeni parti tartışmalarına ilişkin Özgür Özel’den dikkat çeken açıklamalar geldi. Nefes’ten Deniz Zeyrek’in sorularını...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik