Salı, Nisan 21, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Kendimizin Zıddına Sevinmeliyiz.

Ali Ersönmez by Ali Ersönmez
26/08/2023
in Manşet Haberler, Manşet Yazarlar, Yaşam
A A
0
Kendimizin Zıddına Sevinmeliyiz.
0
SHARES
7
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

“Evrende duran ve kalan hiçbir şey yoktur.” Heraklit

“Gözümle görmediğime inanmam,” diye bir deyim(yaklaşım) vardır. Olan her şeyin bir nedeni ve bir anlamı da vardır. Her şey birbirini, birbirinin karşıtını da ürettir. Bu yüzden olup bitenlerin akışını kendi çerçevemizde resimlemeli. Mevsimler ile güneş, gece ile gündüz, gökyüzü ile yıldızlar birbiri ile ürüyorsa, hiç bir şeyin yoktan var olmadığını da kavramaya başlamış oluruz.

Kimsin sen deriz bazen kendimize? İşaret parmağımızı gözüne sokar gibi bu esrarengiz soruyu sorduğumuz kendi gölgemiz mi, yoksa yanıtına pek de tatmin olmayacağımız başka bir yanılsa mı?

Bu durumda kendi görünüşümüzü şüpheli gördüğümüz gibi; duygu, düşüncemizden, gidişatımızdan ve de yanıtlardan asla memnun kalmamak gibi bir yaratılışa sahip olduğumuz hissi uyanır içimizde. Sormayı ve sorduklarımızın cevabını samimiyetle ya da inanarak öğrenmek ışıltı ve aydınlık geleceği kökleştirecektir.

Var olan her şeyin bir başlangıcı bir de sonu olmalıydı. “Doğada hiçbir şey yok olmaz, aksine bir bileşim içinde yeniden doğar her şey,” diyen Heraklit’in parkurunda koşmak lazım. Yaşam, bu aralıktaki git gel’ler, teklemeyen bir düzen, ya da düşüp düşüp kalkmayı bir görev bilmek mi? Belki de bizden öncekiler bununla ilgilenerek ufkumuza tırmalayan sırlar bıraktılar. Bu sırların bağlantılı olduğu her şey Ay’ın doğuşunu ilk kez gören insan gibi heyecan ve şaşkınlığı yayar zihnimizin mutfağına.

Çabucak unutsak da hayatın büyük bir  zenginlik olduğunu arada bir fark ederiz, bunu fark etmiyorsa insan kendi varoluşuna nasıl ulaşabilir ki? Bu konudaki deneyim ve görüşler içimizin belirsizliğine sızdı mı, çoğu kez çakıllı düşüncelere gömülür çaresizce bakışırız görmek istediğimiz şeylerle.

Büyük bir özene gebedir hayat ve dünya hakkındaki görüşümüz. Her canlı gibi peşine düşmeyi severiz hayatın. Başka  insanların düşüncelerini de önemseriz bu noktada. Onların meraklarını, ilgilerini, yoğunlaşmalarını bilmek ister;  sualler, sorgulamalar ve yargılar biz de canlanır. Hayat kalın kaplı ansiklopedi değil, hayat ödev yapılan kütüphane yerine soylu bir mutfak olmalı…

Hayat elbette ki en önemli şeydir, kim bunu inkâr kalkışırsa kendine bir zindan peydahlar. Kim bu gerçekten kaçabilir ki, kim ki hayatın tek gerçekleşen aydınlanma olduğunu bilmezden gelebilir ki?

Aç bir ülkedeki insanlara göre hayat yemektir. Sıcak ülkedekilere göre hayat serin bir mevsimdir. Yoksullukta hayat geçim derdidir. Savaşın olduğu bir dünyada ise insanlar hayatı barış olarak algılar. Baskı, zulüm, eşitsizlik coğrafyasında ise hayat adalet ve özgürlüktür. Neye ihtiyaç duyuyorsak, ne istiyorsak ve de yaşamımız ne ile sürecekse belki de hayat odur.

İnsanlar, bütün canlı varlıklar sevgiye ve sevilmeye, toplumsallığa, paylaşmaya ve paylaşılmaya, övülmeye övünmeye ihtiyaç da duyar. Tüm bu bileşenler haritamızı, kendi görüşümüzü, bazen de alınyazımızı çizer. Durmadan meraklanırız. Öğrenememekten korkar, tuhaf kaygılara dönüşür, dinamik bilgi akımlarıyla bünyemizin tepesinde zihnimiz tırmalanır döner.

Zıtların birbirini yok etmeden çarpışıp durduğunu hepimiz biliriz! Burada yeni bir güç, yeni bir başlangıç ya da yeni bir ruhun oluştuğu da söylenebilir. Hayatın gerçek korosu da bu enstrümantal irade değil mi?

“Dünya her zaman gerçeğe muhtaçtır,” der Nietzsche. Dünya durmaksızın bizi doğa olaylarına maruz bırakan farklı mevsimlerin armonisidir. Bilememekten korkmalıyız. Kendimizin zıddına sevinmeliyiz. Balığın oltadan kurtulurken ki yaşam çığlıklarına ortak olmalıyız. Ağacın kendi yağmurunu yağdırmak için durmaksızın didinmesine ve de yağmurun kendi varlığını inanması adına ağacı sele boğmasına alkış tutmalıyız. Hayatın zihnimizin kıvrımları arasında yüreğimize akmasına kürek tutmalıyız.

Bilinmeli ki hayatın hakikat ve gerçeği hiç de aldatmaz…

 

Kaynaklar ve Alıntılamalar:

Herkese Kendi Filozofu (Yıldız Satürk)

Sofie’nin Dünyası (Jostein Garder)

Tags: Ali Ersönmez
Previous Post

Motosiklet Günlüğü! Yüzen şehir: Venedik!

Next Post

AB’nin yeni internet yasası

Ali Ersönmez

Ali Ersönmez

İlkokul eğitimini Adıyaman’da, Ortaokul ve Lise eğitimini ise Gaziantep’te tamamladı. Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Demirci Yüksek Okulu sınıf öğretmenliği mezunu. 1991’de öğretmenliğine başladı. Rize, Çorum ve Gaziantep’te öğretmenlik yaptı. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikasında(Eğitim Sen’de) ilçe Temsilcilik başkanlığı yaptı, Gaziantep Eğitim Sen’de 2005-2008 döneminde Şube yürütüme kurulunda görev aldı. 2008-2011 ve 2014-2020 yılları arasında Gaziantep Eğitim Sen Şube başkanlığı görevini yürüttü. Bu dönemlerde Emek ve Demokrasi platformlarında, Barış Meclisi ve Barış Blokunda görevler üstlendi. Hala KESK Genel Meclisi Üyeliğini yürütmekte “Gaziantep Yeni Çizgi Gazetesinde” 2016-2017 yıllarında yazıları yayınlandı. Gaziantep Sabah gazetesinde Ocak 2021 yılından itibaren yazıları haftalık yayınlanmaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları

Eğitim Çocuktan Yana, Kadından Yana, Doğadan Yana Olmalı!
Eğitim

Eğitim Çocuktan Yana, Kadından Yana, Doğadan Yana Olmalı!

13/09/2024
Demokratik, Barışçıl, Eşit ve Laik Yaşam İçin Eğitim!
Eğitim

Demokratik, Barışçıl, Eşit ve Laik Yaşam İçin Eğitim!

21/06/2024
“Laiklik, Bilim ve Çağdan Uzak Müfredat!”
Editörün Seçtikleri

“Laiklik, Bilim ve Çağdan Uzak Müfredat!”

24/07/2024
Bu Ayıp Bizim Olmasın!
Eğitim

Bu Ayıp Bizim Olmasın!

24/09/2023
Eğitim Çocuğu Keşfetmelidir!
Eğitim

Eğitim Çocuğu Keşfetmelidir!

11/09/2023
Sağlık Hakkı İnsan Hakkıdır!
Dünya

Sağlık Hakkı İnsan Hakkıdır!

10/08/2023
Next Post
AB’nin yeni internet yasası

AB’nin yeni internet yasası

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Aynı Yüzler Çağı: Siz Kimsiniz?

Aynı Yüzler Çağı: Siz Kimsiniz?

by Sarya Özgür
20/04/2026
0

Bir yüz, bir hikâyedir. Bir bakış, yaşanmışlığın izidir. Bir gülüş, insanın içinden kopup gelen en sahici cümledir. Ama şimdi… Yüzler...

“Dakikada 17 bin lira”: Cumhurbaşkanlığı koruma giderleri tartışma yarattı

“Dakikada 17 bin lira”: Cumhurbaşkanlığı koruma giderleri tartışma yarattı

by Sonhaber
20/04/2026
0

Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koruma giderlerine ilişkin dikkat çeken veriler paylaştı. Başevirgen, Şubat ayında koruma için devlet bütçesinden...

İran–ABD hattında çelişki: “müzakere var” denildi, Tahran yalanladı

İran–ABD hattında çelişki: “müzakere var” denildi, Tahran yalanladı

by Sonhaber
20/04/2026
0

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında olası diplomatik temaslara ilişkin çelişkili açıklamalar dikkat çekti. Pakistanlı diplomatik kaynakların Anadolu Ajansı’na verdiği...

AŞKIN HİLÂL-İ AHMER*’İ

AŞKIN HİLÂL-İ AHMER*’İ

by Naim Kandemir
20/04/2026
0

O, aşk hakkında çok şey biliyordu. Saatlerce konuşurdu ama aşk hasılatına baktığımızda vasat bir kazanç hanesi vardı. Bir şey eksikti...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik