Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), kadın cinayetlerine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. “Kadın cinayetleri politiktir” başlığıyla yapılan değerlendirmede, son dönemde artan kadın ölümlerine dikkat çekildi.
Açıklamada, 2026 yılının ilk ayında 22 kadının hayatını kaybettiği, 14 kadın ölümünün ise “şüpheli” olarak kayıtlara geçtiği ifade edildi. Aynı gün içinde birden fazla kadın cinayetinin yaşandığına işaret edilen metinde, bu durumun münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceği savunuldu.
KESK, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının ardından toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik programların askıya alındığını ileri sürerek, kadın örgütlerinin hazırladığı verilerin şiddet vakalarında artışa işaret ettiğini belirtti. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un ise etkin ve tutarlı biçimde uygulanmadığı görüşüne yer verildi.
“Aile merkezli politikalar yeterli değil”
Açıklamada, kadın cinayetlerinin büyük bölümünün eş ya da eski eşler tarafından işlendiğine dikkat çekilerek, aileyi merkeze alan politikaların sorunu çözmediği savunuldu. Toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımının zayıflatılmasının şiddetle mücadelede olumsuz sonuçlar doğurduğu ifade edildi.
KESK, kadına yönelik şiddetle mücadelede yalnızca hukuki yaptırımların yeterli olmayacağını, eğitim politikalarından medya diline kadar kapsamlı bir dönüşüm gerektiğini belirtti. Eğitim müfredatında eşitlikçi içeriklerin artırılması ve kadınların medya temsilinin gözden geçirilmesi öneriler arasında yer aldı.
Meclis komisyonu ve eylem planı çağrısı
Geçtiğimiz yıl kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’nun çalışmalarının somut bir eylem planına dönüşmediği kaydedilen açıklamada, kadın örgütlerinin yıllardır sunduğu önerilerin dikkate alınmadığı savunuldu.
KESK, ölçülebilir hedefler içeren, bütçesi belirlenmiş ve kadın örgütleriyle birlikte hazırlanmış bir ulusal eylem planının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. 6284 sayılı kanunun etkin uygulanması ve uzaklaştırma kararlarına uyulmaması halinde yaptırımların caydırıcı biçimde işletilmesi gerektiği ifade edildi.
Konfederasyon, toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanana ve kadına yönelik şiddet sona erene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.







